Anasayfa GÜNCEL Suudi Arabistan ve MBS!

Suudi Arabistan ve MBS!

10 min read
Suudi Arabistan ve MBS! için yorumlar kapalı
1,203

Suudi Arabistan yani resmî adıyla Suudi Arabistan Krallığı, Üniter Mutlak Monarşi (merkezi idarenin üstünlüğüne dayalı, yasama ve yürütme kuvvetlerinin hükümdarda toplandığı bir hükumet sistemidir) ile yönetilen bir ülke.

Osmanlı İmparatorluğunun Balkan savaşının sürdüğü sıralarda askerlerinin bölgede azaltılmasını fırsat bilen Abdülaziz bin Suud, sırasıyla Hasa/Ahsa(1913) sonra Ha’il, Mekke, Cidde ve Asir’i(1921-1926) ele geçirerek topraklarını genişletti ve 1926’da Hicaz kralı, 1932’de kendisini Suudi Arabistan kralı ilan etti ve Suudi Arabistan Krallığını kurdu.

Bugün ülke, iktidardaki Kralın kurduğu 23 bakandan oluşan Bakanlar Kurulu (Meclis-i Wuzarāā-Su‘ūdī) ve yine kralın atadığı 150 kişiden oluşan Şûra Meclisi (Meclis el-Şūra el-Saūdiyye)ile yönetiliyor. Bakanlar kurulunun Başbakanı da Kralın kendisi.

Bayrağında yeşil zemin üzerine “La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah” yazsa da, şeriat yasalarının anayasa olarak kabul ettiğini söylese de Suudi Arabistan, hem yürütme gücünü, hem yasama gücünü elinde tutan bir krallıktır. Şûra Meclisi de kralın tasarrufunda olan yasaları kabul edemez veya yürürlüğe koyamaz.

Kendisinden sonra gelecek olan kralı yine kendisi seçer ve bu kişi hem Veliaht Prens hem de Kralın kurduğu bakanlar kurulunda Birinci Başbakan Yardımcısı olarak görev yapar.

İlk Suudi Arabistan kralı Abdülaziz bin Suud’un 22 eşinden 45 oğlu ve birçok kızı dünyaya geldi. Kendisinden sonra bugünkü kral Selman bin Abdülaziz el-Suud ile birlikte sırasıyla altı oğlu kral oldu. Tabi bu kadar çok prens kardeş olunca, 3. jenerasyona sırası hala gelmedi ve tüm krallar çok yaşlı.

80 Yaşında kral olan Selman bin Abdülaziz’in Aralık ayında 83 yaşına da gireceğini düşürsek başbakan yardımcısı olan veliaht prens ülkedeki en icraatçı ve güçlü isim konumunda. Kral kendisinden sonra gelecek olan ismi kardeşlerinden seçmeyip oğlu Muhammed bin Selman el-Suud veliaht yapınca, Muhammed bin Selman (MBS) iktidar savaşına girdi.

Veliaht Prens ve Başbakan Yardımcısı olan Muhammed bin Selman (MBS) aynı zamanda Suud Kraliyet Mahkemesi Başkanı, Ekonomik İşler ve Kalkınma Konseyi Başkanı ve son olarak İstihbarat Genel Başkanı unvanlarını taşıyor. Yeni prens bu geniş yetkilerini kullanarak onlarca prense yolsuzluk soruşturmaları açtı. Birçok prensi tutuklattı ve uzun pazarlıklar sonucunda yüz milyonlarca dolar kefalet karşılığında serbest bıraktırdı. Bu sindirme politikasından istediğini alan MBS, ikinci olarak dünya kendini reformist biri olarak tanımak için PR’a başladı.

21 yüzyılda orta çağdan kalma yönetim sistemi ile yönetilen bu krallığın yeni iktidarı MBS, batılı ülkelere şirin gözükmek için bir dizi reformlardan bahsetti. Kadınlara tek başına sokağa çıkma ve araç kullanma yetkisi verdi! (Bu satırları okuyanlar kendilerini orta çağdan sanabilir…)

Ama MBS’nin gerçek yüzü dünyaca ünlü Suudi gazeteci Cemal Kaşıçı’nın(aynı zaman da kökleri Kayseri’ye uzanan eski milyarder Adnan Kaşıkçı’nın yeğeni) ölümü ile gün yüzüne çıktı.

Bir gün Kral olacağı hayalleri kuran MBS, yasama, yürütme hatta yargının tüm güçlerini elinde tutan kişi olarak, ne yazık ki kendisini eleştiren masum bir insanı vahşice öldürme planı yaptı ve gerçekleştirdi gibi görünüyor.

MBS, bu cinayeti çok kolay atlatacağına da güvenerek,(muhtemelen petrol gelirlerine güvenerek) hem yargıç, hem savcı, hem de infaz memuru olarak muhalif seslere de ayar vermeye çalıştı.

Şimdilik ABD Başkanı Donald Trump dışında onu aklama çalışan kimse yok. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gelişmeleri takip ederken sessizliği koruyor.

Sıra dışı bir ABD başkanı olma özelliğini koruyan Trump, ABD’nin çıkarlarını öne sürerek Suudi Arabistan’ı aklamaya çalışıyor.

Normalde ABD’de kapalı kapılar ardında konuşulanları tüm dünya ile paylaşan Trump, 450 Milyar dolarlık anlaşmalar ve ABD’nin İran ile İsrail konularındaki müttefikliğin çok önemli olduğunu ileri sürerek Suudi Arabistan’ı kaybetmek istemediğini belirtiyor.

Anlaşılan Trump’ın masum insanların yaşama özgürlüğü hassasiyeti yok. ABD’nin çıkarlarına her şeyin üstünde görüyor ve bunu da açık seçik ifade etmekten çekinmiyor zaten.

Suudi Arabistan’ı aklamaya hazır gözüken Trump, bu cinayetin MBS’nin haberi olmadan bazı haydutlarının yetkilerini aşarak yaptığını peşinen inanıyor. Peki nereye kadar, tabi bu oyunu Türk polisi ve Türk savcıları bozana kadar.

Tüm dünya artık Türkiye’den gelecek gerçekleri bekliyor. Kendilerini “İslam dünyasının yeni lideri” olarak sunmaya çalışanlar, bu korkunç cinayet ile duvara tosladı.

Bu cinayet Suudi Arabistan’ın ya çok profesyonel olarak suç işlediğini ya da ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını gösterecektir ama gerçek ne olursa olsun Suudi Arabistan Krallığının sonu gelmiştir. Artık Arap halkı demokrasi ile kendi kendini yönetmeli ve Suudi Arabistan, “Arabistan Cumhuriyeti” olarak yoluna devam etmelidir

21. yüzyıl, ne 80’lı yaşlardaki düşük enerjili kralların nede insafsız veliaht prenslerin devridir.

 

 

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Basın Özgürlüğü ve Kaşıkçı!

Basın özgürlüğü, basına, her türlü haberi yayabilme, her türlü düşünceyi açığa vurabilme o…