Anasayfa GÜNCEL VATANSEVERLİK ne(değil)dir?

VATANSEVERLİK ne(değil)dir?

11 min read
VATANSEVERLİK ne(değil)dir? için yorumlar kapalı
27

Dara düştüğümüzde aklımıza düşen, günlük yaşantımızda önceliğini yitiren; doğamızda olduğu keşfedildiğinden bu yana daha çok ülkeyi yönetenler tarafından kullanılan bir husus vatanseverlik.

En yakın duygu akrabası olan milliyetçilikle karıştırdığımız bu haslet, vatandaşlık kavramı ile de aynı şey olmadığı şüphe götürmez.

Vatanseverlik ve milliyetçilik öncelikle doğum tarihleri itibarıyla birbirinden farklıdır. Vatanseverlik Roma döneminde, milliyetçilik ise 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

***

Diğer belirgin farkı da her ikisinin önceliğinin birbirinden ayrı olduğudur. Vatanseverler için soy, sop, azınlık, çoğunluk, ırk ve menşei gözetmeksizin üzerinde yaşayanlarla birlikte öncelik vatandır. Milliyetçilerde ise hangi coğrafyada olursa olsun öncelik kendi ırkından, soyundan, menşeinden olanlar, daha sonra da üzerinde yaşanılan vatan gelir. Orta Asya’da iken de Anadolu’da iken de Türk Milleti aynı millettir.

Bir başka şekilde ifade etmeye çalışırsak; vatanseverlikte birincil referans, (millete de gönderme yapacak şekilde) ülkeye; milliyetçilikte ise, (ülkeye de gönderme yapacak şekilde) millete yapılıyor olmasıdır. Vatanseverlik, milliyetçilik düşüncesini kuvvetlendiren içgüdüsel bir sevgidir.

***

Birbirine çok yakın birinci dereceden akraba bu iki haslet, birbirinin kuvveti, dayanağı ve sigortasıdır. Vatansız bir millet eksiktir. Milliyeti olmayan bir vatan da sadece coğrafi bir parçadır. Etle tırnak gibi, vatan parmak ise tırnak millettir. Parmak kuvvetini tırnağın sertliğinden alır. Tırnak da parmağın üzerinde beslenir ve gelişir.

Şırnak’ta Korucubaşı Mehmet’in “Ben Kürdüm. Benim Kürtlüğüm ancak bu vatanda ve bu bayrağın altında anlamlı ve değerlidir” deyip; Bağımsız Kürdistan(!) hilesi peşine takılmış bölücü terör örgütü ile yıllardır verdiği savaş en güzel vatanseverlik örneğidir.

***

Vatanseverliğin sembolü bayraktır. Mithat Cemal Kuntay’ın dediği gibi “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Vatanseverliğin daha iyi kavranması için onun mesnedi olan, sevilen ve korunan Vatan’ı doğru olarak tarif etmek gerek. Vatan; bir kimsenin doğup büyüdüğü; bir milletin hâkim olarak üzerinde yaşadığı, sosyal ve maddi ihtiyaçlarını karşıladığı, barındığı, toprak bütününü ifade eder.

Vatan bir milletin, geçmişin anılarıyla, atalarının eserleriyle duygusal manada beslendiği toprak ya da coğrafi mekânıdır. Vatan kavramının “ülke”den farkı, ona maddi edinimlerinden daha öte değerler atfedilmesidir.

Benden eyerimi isteyiniz vereyim, atımı isteyiniz vereyim. Fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin veremem.” diyen Mete Han’ın en değerli hazinesi olan Vatan; Ahmet Mithat’ın dediği üzere “bir milletin evidir.” Ya da Schiller’in deyişi ile “Vatanımızı sevelim; orası babalarımızın da ülkesidir.

***

Merkeze vatandaşlık yerleştirilmiş bir skalanın bir ucunda vatanseverlik, diğer ucunda da vatan hainliği vardır.

Vatanı esas aldığımızda ona olan yükümlülüklerimizi ve haklarımızı vatandaşlık kavramı ifade eder. Vatandaşlığın ve vatanseverliğin beslendiği kaynaklar farklıdır. Vatanseverlik bireyde doğal olarak kendiliğinden gelişir ve vatandaşlığı daha güçlü kılar.

Vatanseverlikten türemeyen, kurgulanmış bir kavram olan vatandaşlık ise duygusal olmaktan ziyade daha bilinçli yaşanan, akılcı bir iradenin tezahürüdür. Sonuçta iki kavram ne tamamen aynı ne de tamamen farklıdır Vatanseverlik; vatandaşlığın inanç, bağlılık gibi duygusal yönünü oluşturur.

***

Vatanseverlik; toplumları, kültürleri ve kültür çevrelerini bir araya getiren; birleştirici bir kuvvet ve etkiye sahip, toplumsal yanı olan sosyolojik veya bilişsel ve duyusal yanı olan sosyal sevgi olarak nitelendirilebilir.

Vatanseverlik; her insanın doğuşundan doğal olarak var olan bir sevgiyle doğduğu ve büyüdüğü ülkenin tüm maddi ve manevi unsurlarına karşı duyduğu olumlu hislerin sözel ve davranışsal bir yansımasıdır.

***

Roma’dan Orta Çağ düşüncesine aktarılan vatanseverlik “patriotism”(patrie:vatan) asırlarca siyaset kuramının merkezinde yer almıştır. Leonardo Bruni’den Machiavelli’ye ulaşan yelpazedeki düşünürler Orta Çağ cumhuriyetçiliği ile ilişkilendirdikleri vatanseverliği özgürlüğün temeli olarak kavramsallaştırmışlardır.

Vatanseverlik kavramı iki farklı düzlemde farklı isimlendirmelerle değerlendirilmektedir.

Birincisi insani, demokratik veya yapıcı vatanseverlik; ülke yararını gözeten onun için çalışan barışçıl niteliklerden oluşur. Bilişsel düzeyde politik yaşama katılımı, sorgulamayı, yapıcı eleştiriyi ve ülke yararı için karşıt düşüncede de olabilmeyi içerir. Ülke ideallerini olumlu ve tutarlı yönde yükseltmek için çaba sarf edildiği; ülke politikalarının bazılarının alkışlandığı, bazılarının eleştirildiği; demokratik değerlerle bağdaşmayan eylemlere karşı çıkıldığı eleştirel çizgideki tutumlardır.

İkincisi otoriter veya kör vatanseverlik ise; dış görüşlere kapalı, eleştirel olmayan tarzda bir özelliğe sahip anlayıştır ve belirli bir grubun baskınlığına dayanır. Kişinin ülkesiyle ilgili eleştirilere kapalı olduğu ve onunla koşulsuz sadakat üzerine kurduğu bağdır. Bu şekildeki tutumlar genellikle ülke politikalarını desteklerken sorgusuz desteklenmesini, ülke politikalarının eleştirisinin reddini benimserler. Bu vatanseverlik yapısı eleştiriye karşı hoşgörü anlamına gelen özgür ve karşılıklı etkileşimi barındırmadığı için genel olarak ülke politikalarını eleştirenlerin vatansever olmadıklarını düşündürür.

***

Devam edecek.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Osmangazi’nin ihtiyacı Sosyal Dönüşüm

Bursa tarihi derinliği dikkate alındığında hem bugünkü Türkiye Cumhuriyeti için, hem yakın…