Anasayfa KÖŞE YAZILARI Türk Milletinin İKTİDAR sorunu yoktur(!) ihtiyacımız MUHALEFET.

Türk Milletinin İKTİDAR sorunu yoktur(!) ihtiyacımız MUHALEFET.

9 min read
Türk Milletinin İKTİDAR sorunu yoktur(!) ihtiyacımız MUHALEFET. için yorumlar kapalı
427

Düşük heyecanlı ama büyük sonuçlu bir genel seçimi daha tamamladık. Yağmur duası geleneğimizden gelen alışkanlığımızla milletçe hayırlı olmasını diliyoruz.

4 Ağustos 2001 tarihinde kurulan AKP, 15 ay gibi kısa bir süre sonra 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde geçerli oyların %34,63’ü olanen yüksek oy oranını aldı. Bu seçim sonuçlarını müteakip SayınAbdullah Gül başkanlığında 58inci,bir yıl sonra da seçim yasağı kaldırılan Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında de 59uncu Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu.

Türkiye genel seçimlerinde2007 de%46.58, 2011 de %49.53,  Haziran 2015de %40.87, Kasım 2015 de ise %49.41 oranlarında oy alarak;58, 59, 60, 61,62 ve 63üncüden sonra yedinci kez olmak üzere 64üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini kuracak.

Bu da şunu gösteriyor ki Türk Milletinin İktidar sorunu yoktur(!) Asıl sorunumuz ve ihtiyacımız etkili, güçlü, örgütlü, saygın ve iktidar alternatifi olan bir muhalefettir.

İktidar dışındaki siyasi partilerin muhalefetteki mevzilerini muhafaza etmekten öte bir hedefleri ve bu istikamette de bir gayretleri yok gibi görünüyor. Aksini iddia eden çok olacaktır ama millet de böyle algıladığı için sonuçlar bu şekilde çıktı. Oy vermeye gidenler bu güne kadar oy ve gönül verdikleri parti ile iktidara namzet parti arasında tercih de bulundu. “Tamam, da başka kim var?” sorusu hep cevapsız kaldığından milletçe aynı partiye aboneliğimizi devam ettirdik.

Seçimlerin bitmesi ile olağan prosedür tamamlanarak kurulacak yeni hükümeti dünden çok daha yoğun ve sıkıntılı başlıklar bekliyor. Bu süreçlerin ortaya çıkaracağı sonuçların büyük ortağı hükümet ise küçük ortağı da muhalefet olacaktır.

Bunlardan en yakını ve en vahimi önümüzdeki düşük yoğunluklu savaş olasılığıdır.

Yarın sabah; İŞİD/DAEŞ e karşı ABD uçaklarının havadan, TSK’nın da karadan başlattığı bir harekâtla uzun zamandır kaçındığımız bölgesel bir muharebenin içinde kendimizi buluverebiliriz. Bunun emarelerini son iki haftada yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Şöyle ki;

  1. AKP yüksek bir oy oranı ile sürpriz yaparak tek başına iktidar oldu.
  2. Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, geçen hafta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’de katıldığı Ortadoğu’nun Geleceği Konferansında, “Onlara (IŞİD) karşı önümüzdeki günlerde askeri olarak harekete geçme planlarımız var,göreceksiniz” dedi.
  3. ABD’nin Hava Kuvvetleri Avrupa Komutanlığı, üstün savaş yeteneğine sahip 6 adet F15C savaş uçağını İncirlik üssüne gönderdi. 4 ABD savaş gemisi de Doğu Akdeniz’de göreve başladı.
  4. Almanya Genelkurmay Başkanı Orgeneral VolkerWieker Türkiye’ye geldi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile bir araya gelerek basına kapalı görüşme gerçekleştirdi.
  5. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın, İncirlik üssü ile Adana’daki askeri birliklerde önceki gün denetlemelerde bulundu.

Bize hayrı olmayan, başka projelerin figüranı olarak bir belaya bulaşıyoruz. Allah esirgesin. ABD’nin vatandaşlarına Türkiye’den uzak durun demesi harekâtla birlikte başlayacak muhtemel can yakıcı İŞİD/DAEŞ terör eylemlerinin habercisi.

Ardından buzluktan çıkarılarak kamuoyuna yeni bir isimle takdim edilecek olan Çözüm süreci meselesi. Olmadığı halde sonradan türetilen Kürt Meselesini(!)  silahlı mücadele alanlarından, müzakereler ve diplomasi sahasına çekme gayreti;verilen tavizlerle, ihmallerle ve istismarlarla kontrolden çıkıp istenmeyen bir şekle dönüştü. Şimdi hem diplomasiyi, hem de silahlı mücadeleyi birlikte yürütmek gerekiyor.

Dünya ekonomik bir darboğazın sızısını her noktasında hissediyor. Türkiye de bundan olumsuz etkileniyor. Önümüzde yeniden bir sisli hava var. Seçimin sonucunda ortaya çıkan tek parti iktidarı ile istikrar beklentisi, henüz daha beklenti safhasında duruyor.

Üstelik seçim kampanyasında tüm partiler parasal karşılığı olan popülist vaatlerle oy toplamaya çalıştı. İktidar olan partinin de bu taahhütlerinin tamamını yerine getirmesi durumunda ortaya çıkacak kaynak ihtiyacı, yine bu milletin kesesinden temin edilecek.

Sırada bir de rejim konusu var. Bu ülkeye dar geldiği iddia edilen demokratik cumhuriyet rejimi gömleğini çıkarıp bir üst beden numaralı başkanlık sistemini giymek arzusu yeniden yüksek sesle seslendirilmeye başlandı.

İşte bu ahval ve şerait içinde gerçek bir muhalefete ihtiyacımız var.

Ama sadece liderlerin söylemlerine ve faaliyetlerine bırakmadan, il ilçe ve mahalle teşkilatları ile aktif, fikir ve çözüm üreten, yapıcı eleştiren, doğruyu arayıp o tarafa yönlendiren, bireysel faydadan çok toplumsal faydaları öncelikli kabul eden, iktidar olmayı hedefleyen dinamik muhalefet partilerine ihtiyaç var.

Var olanlar kendinizi yeniden formatlayın, halinizi revize edin ve bu misyonu üstlenin. Aksi halde sizden ümidini keserse bu millet mutlaka yenilerini kuracaktır.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Bir Silkiniş Destanı KÖY ENSTİTÜLERİ-II

Neden Kuruldu? Köy Enstitüleri, yeni Türkiye Cumhuriyetinin; ihtiyacın ve çağın çok gerisi…