Anasayfa KÖŞE YAZILARI NE GEÇMİŞ, NE GELECEK

NE GEÇMİŞ, NE GELECEK

7 min read
NE GEÇMİŞ, NE GELECEK için yorumlar kapalı
410

 

Bulunduğumuz noktada ne bir saniye sonrasına gidebiliriz, ne bir saniye öncesine… Hayat nefes aldığımız ‘an’dır, gerisi ise sadece bir kayıt.

Doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız her şeyi kaydederken, geleceği de zihnimizde hayal ederiz. Ve beynimizdeki kaydın şekli hayatımızı yönlendirir.

Oysa geçmiş deneyimlerden dersi alıp, olumlu ya da olumsuz özgürleşebilsek yaşadığımız ‘an’ daha kaliteli olur.  Eğer hep geçmişin etkisiyle yaşıyorsak, yaşadığımız şu an ve gelecek de geçmişe benzer olur.

Geçmişteki olaylardan dersimizi alamayıp, gelecek ve hayal dünyasında yaşıyorsak bu defa da gelecek geçmişin bir benzeri olacaktır.

Oysa yapmamız gereken tek şey çocuklar gibi sadece nefes aldığımız ‘an’da mutlu olabilmek, hayatı kaliteli yaşayabilmektir.

Geçmişin her deneyimi ‘BEN’i parlatmak içindir. Geçmişten dersini al, yarını hedefle ‘an’da mutlu mesut yaşa.

Yani yarınlardan ne istiyorsan o ruh halini bu ‘an’a taşı ve o ruh haliyle yaşa. Diyelim ki bir genç sevgili istiyor, sevdiğini bulursa mutlu olacak. O sevgiliyi bulduğu anda yaşayacağı duyguları, sanki şu an yaşıyormuş gibi mutlu olursa, sevgili geldiğinde mutluluğunu ona yüklememiş olur.

******

Bir kadın aynı günde üç ölümcül haber alır. Kanser olduğunu üç ay ömrü kaldığını, sevgilisinin terk ettiğini, işinden kovulduğunu öğrenir. Kendine yaşadığı yerden uzakta bir ev tutar. Yanında kredi kartlarından başka hiçbir şey götürmez. Nasıl olsa öleceğim diye istediği her şeyi kredi kartıyla sipariş edip yaşamaya başlar.

O güne kadar yaptıklarının tam tersini yapar. Bir gün bir siparişte bütün online casino banka kredilerinin tükendiğini öğrendiğinde o günün tarihini sorar. Duyduğuna inanamaz. Çünkü ölmesi gereken tarih çoktan dolmuş ama o hala yaşıyordur. Hemen doktoruna gidip test yaptırır. Hastalık yapan hücrelerin iyileştiğini gören doktor çok şaşırır. İmkansızı başaran kadına ‘hayatında ne değişti’ diye sorar.

Kadının hayatında yaptığı en önemli şey geçmişe sünger çekip, yarını düşünmeden  an’da yaşayıp mutlu olmaktır.

******

Elbette geçmişten ders alıp geleceği planlamak önemli ve gereklidir. Ancak bunu abartıp ‘an’da yaşayamayıp yaşamın keyfini çıkaramazsak, geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalırız.

Bilincini yükseltmiş insanlar daima ‘şimdi’ye odaklanır,  çevresindeki güzelliklerin kıymetini bilir yaşamın tadını çıkarır. Yarın ölmeyeceğimizi kim garanti edebilir ki?

Eğer geçmişteki anılar, bağlılıklar, geleceğe olan özlem, istek, dilek, hedef, arzularla bu anı öldürüyorsanız egonun gücü artar.

‘Şimdi’  de yaşamayı en güzel çocuklar bilir. Onlar ne geçmiş ne gelecek kaygısı olmadan güler, oynar, yaşamın tadını çıkarırlar. Doğal mutluluk çocukların en güzel özelliklerinden biridir. Onlar saf, temiz enerjidir. Düşünceleri kirlenmemiştir. Gözlerinden sevgi fışkırır.

 

İnsan doğar büyür, büyümekte acele eder, sonra çocukluğunu özler. Yarını o kadar düşünür ki bugününü kaybeder, farkına bile varmadan yarınlar geldiğinde, yine başka yarınları düşünür, bu günün tadını çıkaramaz.

Geçmiş değiştirilemez. Gelecek, ise şimdiki düşüncelerimizle biçimlenir.

Şu anı bilinçli yaşa, her yeni günü mucizeymiş gibi karşıla, sana sunulan nimetleri şükranla karşıla,

herkesi kendini sevdiğin gibi sev! Bulunduğun ‘an’da, geçmiş ve gelecekten özgür ve mutlu ol ki, gelecek te mutluluk getirsin.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

İnanmak, Başarmak ve Özgüven

İnsan olarak hepimizin hayat başarısı kendine olan güveni, başarıya olan inancı ile doğru …