$ DOLAR → Alış: 4,65 / Satış: 4,66
€ EURO → Alış: 5,46 / Satış: 5,48

BUSİAD’IN EKİM AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ

BUSİAD’IN EKİM AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
  • 04.11.2015
  • 569 kez okundu
Paylaş

Bursa ve Türkiye ekonomisine büyük katma değer sağlayan üyeleri ile sivil ekonomik toplumda güç birliğinin ifadesi olan Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Günal Baylan, Ekim Ayı enflasyon verileri ile makroekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. 

BUSİAD’IN EKİM AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ

Ekim 2015’te tüketici fiyatlarının %1,55 düzeyinde arttığı, yıllık enflasyon oranının ise %7,58 düzeyine gerilediği gözlenmiştir. Yıllık enflasyon oranının Ekim ayında azalmasında, geçen yılın aynı ayında yaşanan yüksek enflasyona bağlı olarak oluşan baz etkisi rol oynamıştır. Çekirdek enflasyondaki yükselme ise önümüzdeki dönemde döviz kurunda yaşanan değer kayıplarının fiyatlara geçiş etkisi ile enflasyonun daha da yükselebileceğine ve yıllık olarak hedefin üzerinde kalınacağına işaret etmektedir.

TCMB, Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe gitmemiştir.Faiz oranlarının sabit tutulmasında, enerji fiyatlarındaki olumlu gelişmelere rağmen döviz kuru hareketlerinin çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi geciktirmesinin, küresel piyasalardaki belirsizliklerin ve özellikle işlenmemiş gıda grubu fiyatlarındaki oynaklıkların etkili olduğunu tahmin ediyoruz.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, ihracatın olumsuz bir performans sergilemeye devam ettiğini, ithalatta ise enerji fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak sert bir gerileme olduğunu göstermektedir.

Genel seçimlerin ardından ortaya çıkan manzara, tek parti iktidarının devam edeceğini ortaya koymuştur. Daha önceki seçim sonrası dönemlerden farklı olarak, mevcut konjonktür büyümenin azaldığı, işsizliğin arttığı, enflasyonun yüksek seyrettiği ve kurumsal tahribatın yaşandığı bir görünüme sahiptir. Küresel ticaret hacminin azaldığı ve dünya ekonomisinde de büyüme sorununun yaşandığı bir ortamda, Türkiye ekonomisi için finansman imkânlarının daralması riski söz konusudur. FED’in atacağı adımlardan bağımsız olarak Türkiye ekonomisi için en temel öncelik, sınırlarına dayanan büyüme rejiminin değiştirilmesi için gerekli yapısal reformların uygulamaya konmasıdır.

Türkiye ekonomisini büyüme-enflasyon arasında bir konjonktürel seçime dayalı olarak yönetmenin biriktirdiği sorunlar ortadadır. Bu nedenle, büyümenin ihracata dayalı sanayi ile gerçekleşmesi için önemli bir fırsat penceresi açıldığı görülmektedir. Oluşacak ekonomi yönetiminin, TL’nin aşırı değerlenmesine dayalı bir büyüme tercihinin sonuçları hakkında gerekli birikime sahip olduğunu düşünüyoruz.

Tüm bunların dışında, demokrasi standartlarının iyileştirilmesi, hukukun üstünlüğü, kurumların sağlıklı işleyişi, kurumların bağımsızlığı, şeffaflık gibi alanlarda atılacak adımların ve sergilenecek davranışların; toplumsal ilerleme ve ekonomi adınane denli önem arz ettiğinin yeterince anlaşılmış olduğunu BUSİAD olarak umuyoruz.


Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ