Anasayfa GÜNCEL VEKİLİN TEYZESİNE GÜZEL KIYAK…

VEKİLİN TEYZESİNE GÜZEL KIYAK…

13 min read
VEKİLİN TEYZESİNE GÜZEL KIYAK… için yorumlar kapalı
959

VEKİLİN TEYZESİNE GÜZEL KIYAK…

Tüm dünyada kent şekilleri sosyolojik, kültürel ve diğer faktörlerin etkisi ve biçimlendirmesiyle oluşur. Keza meydanlar da böyle… Batılılar meydanları çok önce keşfetmiş, yaşam tarzlarındaki mahremiyet azlığı da etken olunca ilk meydanlar onlar tarafından yapılmıştır. Yani meydanları ortaya çıkaran toplumların yaşam şekli ve siyasal talebin hayata geçmesidir.

Ülkemizde yazık ki son 10 – 15 yıldır daha çok dillendirilen kent meydanları konusu, çok değil bir 10 yıl sonra kanayan yaramız haline gelecek. Neden mi? Çünkü meydan bırakmamak da kararlıyız, yapılaşmayı kamulaştırıp meydan açma konusunda ekonomik sıkıntılar yaşıyoruz, dahası ülke insanının henüz böyle bir refleksi yok.

Yakın zamanda Bursa’da Kent Meydanı diye önümüze koyulan o saçma yapının AVM olduğunu anlamadık mı? Ki Yalova yolundan gelişte güzelim Uludağ manzarasını kapatan bu binaların adının da Kent Meydanı AVM olarak halka dayatılması ne acıdır. 30 yıl Altıparmak mevkiinde yaşamış bir Bursalı olarak Merinos Parkı gibi, eski Stadyum üzerine yapılan Millet Bahçesi gibi nefes aldıran alanları çok önemsiyor ve gerekli buluyorum.

Ama Bursa günden güne önü alınamaz şekilde büyüdükçe büyüyor, nüfus 3 milyon oldu. Dolayısıyla meydanların sadece şehrin göbeğinde değil, büyük küçük her ilçe için; halkının, kaymakamının, belediye başkanının, siyasi otoritesinin gündeminde olması gerekir.

Yakın zamanda Gürsu’da bir meydan katliamı yaşandı. Aslında zamana yayılan bir katliamdı bu. Gelin en baştan anlatalım:

90’lı yıllarda Gürsu ilçe olunca 39 dönüm arazi Kent Meydanı yapılmak üzere kamulaştırılıyor ve istimlak ediliyor. İstimlak edilen yer sahiplerinin çoğunun parası ödeniyor, bazısıyla takas yapılıyor, bir iki tanesi ile de mahkemelik olunuyor. Mahkemelik olanlar da zaten sadece bedelini yükseltebiliyor.

Orhan Özcü Gürsu Belediye Başkanı olunca istimlak edilen, kent meydanı olarak belirlenen alanı tahminen yüzde elli oranında belediye meclisinin onayıyla küçültülüyor. Buraya ticaret merkezi yapıyor, dükkân ve daireleri belediyeye para lazım diyerek satıyor. Gayrı yasal bir durum olmasa da kent meydanı istimlak edilen alanın amacı dışında kullanılması yanlıştır, o alan mutlak şartla istimlak amacına kullanılır. Fakat yazık ki Gürsu’da durum böyle olmuyor.

Şimdi bir de kent meydanı olarak bırakılan alana bakalım:

Kamu yararı denilerek istimlak edilen, kent meydanı olsun diye belediyenin yer sahiplerine para ödediği alanın üzerine bir bina inşaatına başlanıyor.

Tabelasındaki firma adı Ak Parti vekillerinden Atilla Ödünç’e ait. Biraz araştırınca inşaat alanının vekilin teyzesine ait olduğunu anlıyoruz.  Yer sahibi tabii ki bir başkası, istimlak gerçekleştiğinde paralarını aldıklarını öğreniyoruz. Bu arsanın Ödünç’ün teyzesine geçmesi de meğer takas yolu ile gerçekleşmiş…!

Bu nasıl olur? İstimlak ediliyor, meydan yapılacak deniyor, hak sahiplerine dünya para ödeniyor, sonra bir başkasına veriliyor arsa…

Daha da önemlisi; arsanın verildiği kişi Sayın Ödünç’ün teyzesi… İnşaatı yapan da tabii ki Atilla Ödünç… 

Başkan Mustafa Işık bunu nasıl açıklar? Zaten 7 – 8 dönüm kalan mevcut kent meydanı alanını koruması gerekirken buraya nasıl imar izni verir. Meydan yapamıyorsun, bari orayı muhafaza et…!

Olmaz, iler tutar yanı yok..!

2022, 2023 seçimlerine 5 kala siz bunu Ak Partiye yapamazsınız. Kalan küçücük kent meydanının dibinde yaptığınız o bina birkaç yıl sonra deli paralara satılacak, biliyoruz. Bu hem Gürsu halkına, hem o yerin eski sahibine, hem ilçenin geleceğine karşı yapılmış haksızlık ve vicdansızlık değil mi?

Ve vekil Atilla Ödünç’ün bu ayrıcalığı kabul etmesini, bir kent meydanının yok edilmesine hem de teyzesi için göz yummasını anlamıyorum. Sayın vekil bunu örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a izah edebilir mi?

Hangi parti, hangi belediye, kim kimin dayısı, yengesi, teyzesi, eniştesi, yanı yamacı olursa olsun Belediye Başkanları dik durmalı, milletvekilleri de siyasi gücünü kendine yontmamalı..!

 

BAKANLAR ARASINDAKİ RESTLEŞME

Diğer partilerde olduğu gibi, neredeyse tüm parti liderlerinin salık verdiği gibi Ak Partide de kol kırılır, yen içinde kalırdı. Bugün öyle olmadı.

Sabah saatlerinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, annesi Servet Soylu’nun 45 gündür hastanede olduğunu belirterek, annesi ile çekildiği fotoğrafa sosyal medyada küfür eden kişinin çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını belirtti. Soylu, konuyla ilgili Twitter hesabından yaptığı açıklamada “45 gündür anam hastanede. Annemle fotoğrafımın altına küfreden alçak mahkemeye çıkıyor ve adli kontrolle serbest. Ne yapmalıyım? Bakan olsam ne yazar? Millet, devlet işleriyle boğuşurken anasının namusuna sahip çıkamamak ne ifade eder? Tweetimle yeniden alınırsa da provokasyon sayacağım” dedi.

Üzerine çok geçmeden Ankara Hakimevinde düzenlenen 5. Yılında İstinaf Değerlendirme Toplantısında konuşan Adalet Bakanı Gül ise “Klavye başına geçip her gün sosyal medyada bana tutuklama siparişi ya da tahliye siparişi verenlere sesleniyorum… Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Burada kanunlar işler, kurallar işler, usuller işler ve işlemeye de devam eder. Bu işleyişi beğenmeyen gider, itiraz hakkını kullanır ama yargıya kimse parmak sallayamaz. Adalet bakanının da bu işleyişe müdahale etmesini kimse bekleyemez. Adalet bakanının hakim-savcı cübbesi yoktur, görevim süresince o cübbeyi giymedim ve hiç kimse kusura bakmasın, o cübbeyi de görevim boyunca asla giymeyeceğim.” şeklinde açıklama yaptı.

Bu açıklamanın Süleyman Soylu’nun attığı twittin hemen ardından gelmesi Adalet Bakanı Gül’ün İçişleri Bakanı Soylu’yu mu kastettiği sorusunu akıllara getirdi.

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki bakan arasındaki adalet atışmasına ne tepki vereceği gerçekten merak konusu oldu. Bazı kesimler Adalet Bakanı Gül’ün Erdoğan’dan onay alarak bu açıklamayı yaptığını düşünürken, bazıları da İçişleri Bakanı Soylu’nun haklı olmasına rağmen Twitter hesabından böyle bir paylaşım yapmasının doğru olmadığını dillendiriyor.

Bana sorarsanız adalet mekanizmasındaki aksaklıkların tartışılır hale gelmesi, reforma ışık tutacaktır.

Önümüzdeki günler enteresan çekişmelere gebe gibi duruyor, hayırlısı diyelim.

 

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

YILDIRIM’DA KADIN OLMAK…

Sıkı Müge Anlı takipçilerinden biriyim.  Şova yönelik yapılan tüm realite programlarının a…