Anasayfa GÜNCEL “Bunun adı ticari idam”

“Bunun adı ticari idam”

12 min read
“Bunun adı ticari idam” için yorumlar kapalı
1,493

Mudanya’da bulunan Ak Oto firması, bina sahibiyle yaşadığı sorun nedeniyle iş yerinden çıkarılmak istendi. 5 sene önce yürürlüğe giren yeni imar yasasından çıkar amaçlı yararlanmak isteyen bina sahibinin, binanın yarısını Lik Yapı’ya satmasıyla taraflar arasında sözlü çatışma yaşandı. Ak Oto’nun binadan çıkmayı reddetmesi üzerine bina sahibi, daha önce sağlam raporu olan binaya iddiaya göre rüşvet yoluyla çürük raporu çıkardı. Ak Oto firma sahibi Adem Bozlak, binayı kiralarken sağlam raporunu gösterdiklerini ve binanın resmi olarak yapı kullanım izni olduğunu belirterek, “Bina yıkılana kadar buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz” dedi.

Mudanya Güzelyalı’da 1995 yılından beri binek ve hafif ticari araç tamiri ile yaklaşık 15 personelle birlikte hizmet veren Ak Oto firması, binanın mal sahibiyle yaşadığı sorun sebebiyle binadan çıkarılmak istendi. 2011 yılında binayı 10 yıllığına sözleşmeli olarak kiralayan Ak Oto firması, sözleşmesi olduğunu ve binaya yaklaşık bir buçuk milyon yatırım yaptığı gerekçesiyle binadan çıkmayı reddetti. Bunun üzerine mal sahibinin Mudanya Belediyesi’nden binanın çürük olduğuna dair rapor alması sonucunda Belediye Ak Oto’ya 2 ay içerisinde binayı boşaltmaları yönünde tebligat gönderdi. Binanın sağlam raporu olduğunu belgeleyen Ak Oto firması, bunun üzerine 2016 yılının Nisan ayında Savcılığa mal sahibinin sahtekarlık yaptığı yönünde suç duyurunda bulundu.

Mahkeme süreci devam ederken mal sahibinin binanın yarısını Lik Yapı’ya vermesi sonucunda iki taraftan da baskı gördüklerini belirten Ak Oto firma sahibi Adem Bozlak, binayı kiralarken sağlam raporunu gösterdiklerini ve binanın resmi olarak yapı kullanım izni olduğunu belirterek, “Binayı kiraladıktan 5 sene sonra yeni bir imar yasası çıktı. Bu yasadan çıkar amaçlı yararlanmak isteyen mal sahibi de bizi buradan çıkarmak istedi. Fakat bizim sözleşmemiz var ve çıkmak istemediğimizi belirttik. Buraya çok büyük yatırımlar yaptık. Maddi olarak mal sahibi bizi desteklerse çıkabileceğimizi söyledik. Mal sahibi de bize “Ben para veremem benim tanıdıklarım var, çürük raporu alırım sizi çıkarırım” dedi. Daha sonra mal sahibi çürük raporunu aldı. Sağlam raporu olan bir binaya çürük raporu aldı ve belediyeden bize 2 ay içerisinde binayı boşaltmamız yönünde tebligat gönderildi. Biz de binanın sağlam raporu olduğunu, 2021 yılına kadar da sözleşmemiz olduğunu belirttik. Bunun yanında 2016 yılının Nisan ayında Savcılığa mal sahibinin sahtekarlık yaptığı yönünde suç duyurusunda bulunduk. ” dedi.

Hem Lik Yapı’nın hem de mal sahibinin Belediye’ye baskı yaptığını dile getiren Bozlak, “Mudanya Belediyesi de ismimizin Ak Oto olmasından dolayı bizden haz etmiyor. Geçtiğimiz gün bize haber vermeden yanında emniyet güçleriyle birlikte binanın yıkımı için belediyeden adamlar geldi. Böyle bir şey yapmadan 15 gün-1 ay öncesinden “Binanızı yıkmaya geliyoruz ona göre tedbirinizi alın” diye bir tebligat gönderilmesi gerekir. Güvenlik güçleri bir taraftan, icracılar bir taraftan gasp yapar gibi geldiler. Biz bir seyyar satıcı değiliz, biz kurumsal bir işletmeyiz. Yeri geliyor burada 15 kişi çalışıyor. Gördüğümüz muamele seyyar satıcıdan kötü. Seyyar satıcıları da burada küçümsemek amaçlı söylemiyorum tabi ki herkes kazancının peşinde fakat çok iğrenç hareketler gördük. Biz de belediyeye “Bize tebligat göndermediniz, bize bir süre verin biz de bu süre içerisinde hukuki yollara tekrardan başvuralım, yürütmeyi durdurma kararı alalım” dedik. Bize zorla 15 gün süre verdiler. Bizi çok mağdur ettiler, daha önce de riskli bina gerekçesiyle bir buçuk aya yakın elektriğimizi kestiler. Ak Oto 30 yıllık bir firma. Ak Oto ismini Ak Parti ile ilişkilendiriyorlar ve o yüzden bize bu sıkıntıları yaşatıyorlar.” şeklinde konuştu.

Çürük raporunun rüşvet verilerek alındığını iddia eden Bozlak, ” Zaten şuan çevrede rüşvet diz boyu. Gazetelerde görüyoruz, özellikle bu aralar çoğaldı. Bütün işler rüşvet ile dönüyor. Biz de hem kentsel dönüşüm hem de rüşvet kurbanı olduk. Parayı verince alamayacağın belge yok gibi duruyor. Lik Yapı da müteahhit firma, mal sahibiyle anlaşmış buraya inşaat yapacakmış. Hepsi birbirini kullanıyor. Ciddi olarak şikayet edebileceğimiz bir kurum da yok. Sanki bu ülkede yaşamıyormuş gibi sahipsiz hissediyoruz. Belediyenin bizi gasp ettiği bir yerde yaşıyoruz. Kanun var nizam var. Bunlar kanun, hak, adalet dinlemiyor. Biz de en sonunda sesimizi basın yoluyla duyurmak istedik. Başka da elimizden bir şey gelmiyor şuan. Şikayet edebileceğimiz bir kurum var fakat kurumu da çiğneyen Belediye. Burası 10 katlı bir bina değil ki, burası 2 katlı müstakil bir atölye. Belediyenin burada 9 katlı bir yeri var yüzde 95 oturulamaz raporu var ve binada şuan herkes oturuyor. O bina dururken neden burasına çürük raporu veriliyor anlam veremiyoruz. Bu işin içinde kesinlikle rüşvet olduğunu düşünüyoruz. Bu mal sahibiyle benim aramdaki bir mesele, Belediye bu işi neden karışıyor onu da anlayamıyoruz.” dedi.

Bina yıkılana kadar binayı terk etmeyeceklerini dile getiren Bozlak, “Yıkım zamanı da yaklaştı. Mahkeme eğer yürütmeyi durdurma kararı vermezse 29 Haziran günü mecbur çıkacağız. Ama oradan da bir sonuç alacağımızı düşünmüyorum çünkü çok az bir süremiz kaldı. Kiralayacağımız başka bir bina da bulamadık. Buraya da ben yaklaşık bir buçuk milyon masraf yaptım. Yapılan çok büyük maddi manevi emekler var. Bunun adı ticari idamdır. Buradaki tüm personelimiz işsiz kalacak, herkesin ekmeğiyle oynuyorlar. Daha önce ben Hayri Başkanın yanına çıktım, konuyu izah ettim fakat söylediklerimizi hiç umursamadı. Avukat tuttuk ama o avukatlar da Belediyenin yandaş avukatlarıymış, dosyamızı çekmek durumunda kaldık. Bizi çok mağdur ettiler. Haksızlıklara göz yummayacağız, binayı yıkacaklarsa da gelip başımıza yıkacaklar. Hiçbir yere gitmiyoruz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Pandemi İle Mücadeleye Osmangazi’den Dev Destek

Osmangazi Belediyesi, koronavirüs ile mücadelede önemli bir görev üstlenen filyasyon ekipl…