Home SİYASET Hayat Herkes İçin Başlar ve Biter!

Hayat Herkes İçin Başlar ve Biter!

- Guncellenme Tarihi: 8 Ekim 2026 12:47
6 min read
0
0

Bu günler de derin yoksulluk; yalnızca gelir eksikliği değil; bireylerin beslenme, barınma, temiz su, eğitim ve sağlık gibi en temel haklarına erişemediği, insan onuruna uygun bir yaşam süremediği çok boyutlu bir insan hakları ihlali olduğunu söyleyenler çoğunlukta.

Günümüzde her şeyin olağanüstü olduğu ama gündelik hayatın bütün sıradanlığıyla devam etmek zorunda kaldığı o tuhaf çelişkiyi yaşıyoruz gibi…

Çoğunluğun istediği normal hayat değil mi?

Bir okurum şöyle yazmış.

“Sanırım bugün hissettiğim tam olarak bu: Bir olağanüstülük halinin içinde yaşamaya çalışırken bizden sürekli olağan davranmamızın beklenmesi.

Sanki her şey normalmiş gibi işe gitmemiz, üretmemiz, çocuklarımızı yetiştirmemiz, sosyal hayatımızı sürdürmemiz gerekiyor. Oysa bütün bunların arka planında sürekli taşımak zorunda kaldığımız bir ağırlık var.

Sıkıntım bugün ‘Biz bu koşullar altında gündelik hayatımızı nasıl sürdüreceğiz?’

Akşam dostlarımızla buluşmak, çocuklarla dışarı çıkıp bir yer görmek, iki çift laf etmek, hatta o basit ama güzel “Bu akşam dışarı çıkıyorum, ne giysem?” heyecanını duymak…

Bunlar olağan bir hayatın doğal parçaları. Bizden de bütün bunları sürdürmemiz, çalışmamız, üretmemiz, çocuklarımızı yetiştirmemiz, yarın için planlar yapmamız bekleniyor. Ama biz olağan bir dönemden geçmiyoruz.

Belki de ihtiyacımız olan, bütün bunlara rağmen nasıl normal yaşayacağımızın anlatılması değil; yaşadıklarımızın normal olmadığının açıkça söylenmesi, hatta haykırılması.

Normal bir şey yaşamıyoruz.

Ve bunu dile getirmek, umutsuzluk ya da karamsarlık değil.

İçinde bulunduğumuz gerçekliği olduğu gibi kabul etmek. Bazen insanın ihtiyacı olan şey, kendisine her şeye rağmen hayatına devam etmesinin söylenmesi değil, hayatına devam etmekte neden bu kadar zorlandığının anlaşılması.”

Diye devam eden e posta.

Bu günlerde; fon vurgununa adı karışan ya da bunlara arka çıktığı öne sürülen siyasiler sessizliğini korurken; Türkiye’ de 2026 Yılı Yoksulluk ve Açlık Sınırı Verileri şöyleydi;

  • Ağustos 2026 Açlık Sınırı: Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 37.388 TL’ dir.
  • Ağustos 2026 Yoksulluk Sınırı: Gıda ve diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir (yoksulluk sınırı) 121.786 TL’ dir.
  • Bekâr Çalışanın Yaşam Maliyeti: Bir kişinin aylık yaşama maliyeti 48.305 TL olarak hesaplanmıştır.

Barınma ve Derin Yoksulluk Durumu ise;

  • Aşırı Yoksulluk: 2026 yılı ortası itibarıyla yaklaşık 11,2 milyon hane aşırı yoksulluk koşullarında yaşamaktadır.
  • Barınma Krizi: Yaklaşık 16 bin hanenin ise oturulamayacak derecede kötü ve sağlıksız koşullarda olduğu tespit edilmiştir.

Her türlü servete, her türden şöhrete karşın aslında çok yoksul, çok acınacak bir hayat sürmesidir…

Ve ancak bu denli yoksul hayatlar, geçmişe, yaşanılan başka hayatlara, ardında ışıldayan bir isim bırakarak hayattan ayrılanlara, hiç bitmeyecek, hep çoğalacak öfkeler besleyebilir…

Hayat herkes için başlar ve biter…

 

Load More Related Articles
  • Mağduriyet!

    Kökeni: Arapça kökenli bir kelimedir. Tanım: Bir kişinin ya da topluluğun iradesi dışında …
  • Böyle Mi Olacaktı?

    Oy hırsızları… Fon soyguncuları… Ciddiyetsizlik ve neresinden baksanız liyakatsizlik… Ülke…
  • Tok, Açın Hâlinden Anlamaz!

    Geçen yıllarda; Japonya’daki G8 zirvesinde ülke liderleri, ekmek bulamayıp pasta yiy…
Load More By Ali Özdemir
  • Özgür Özel Bursa’ya Geliyor

    Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü kapsamında dü…
  • Mağduriyet!

    Kökeni: Arapça kökenli bir kelimedir. Tanım: Bir kişinin ya da topluluğun iradesi dışında …
  • Başkan Alper Taban’ın İnegöl Hayali

    Bin 118 kilometrekare yüz ölçümüyle, 306 bin nüfusuyla Bursa’nın büyük ilçelerinden biridi…
Load More In SİYASET

Bir yanıt yazın

Benzer Haberler

Mağduriyet!

Kökeni: Arapça kökenli bir kelimedir. Tanım: Bir kişinin ya da topluluğun iradesi dışında …