Bilimsel olarak; etki tepki, Newton’un Üçüncü Hareket Yasası olarak bilinen fizik kuralıdır. Bu kurala göre, bir cisim başka bir cisme kuvvet uyguladığında, ikinci cisim de birinciye büyüklüğü eşit ancak yönü zıt bir tepki kuvveti uygular.
Aynı anda ortaya çıkan aynı tür kuvvetlerdir.
Günlük hayattan örnekleri çoktur.
Üstelik bunu çoğu zaman fark etmeyiz…
TV kanallarında ve sosyal medyada sürekli gördüğümüz kişiler zamanla bize daha samimi gelmeye başlayabiliyor. Hatta ilk dinlediğimizde sevmediğimiz bir şarkıyı, birkaç gün sonra mırıldanırken bulabiliyoruz kendimizi.
Örneğin çocukluğunda sürekli bağırılan, aşağılanan ya da şiddet gören bir kişi, yetişkin olduğunda bilinçli olarak böyle bir ilişki istemese bile benzer özelliklere sahip bir eşe ilgi duyabiliyor.
Aynı şekilde, sevgisini sürekli eleştirerek gösteren bir ailede büyüyen biri, kendisini sürekli eleştiren insanları normal kabul edebiliyor.
Belki de bu yüzden hayatımızdaki bazı seçimler sandığımız kadar bilinçli olmayabilir. Bazen kararlarımızı belirleyen şey, tanıdık olana karşı geliştirdiğimiz fark edilmesi güç bir yakınlık ve güven duygusu olabilir.
İşte bu yüzden insan, gerçek anlamda gelişebilmek için bazen kendisine tanıdık gelen kalıpların dışına çıkmak zorundadır.
Günümüz siyasetinde ise; etki-tepki, iktidar, muhalefet, toplum ve diğer siyasi aktörler arasındaki karşılıklı hareket ve hamleler zinciridir.
Bir tarafın attığı adım (etki) diğer taraftan hemen bir karşı hamle veya tutum (tepki) doğurur. Siyasi ilişkiler bu sürekli döngü üzerinden yürür.
Siyasette Etki-Tepki Döngüsü
Hamle ve Karşılık: Bir partinin veya liderin yasa teklifi, açıklaması ya da protestosu etki yaratır. Rakip tarafın veya halkın buna cevap vermesi tepki oluşturur.
Stratejik Denge: Siyasi kararlar tek taraflı değildir. Her aktör, rakiplerinin veya seçmenin nasıl bir tepki vereceğini hesaplayarak adım atar.
Toplumsal Yansıma: Hükümetlerin ekonomik veya sosyal kararları (etki), halkta veya sivil toplumda memnuniyetsizlik ya da destek şeklinde (tepki) karşılık bulur.
Ekonomik problemleri ortadan kaldırabilmenin yegâne yolu siyasette yol alabilmektir ve siyasette yol alabilmek için de demokrasi, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, hesap verilebilirlik, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk gibi temel ilkeleri kamuoyuna mal edebilmek gerekir.
Ancak bunları oturttuktan sonra iktisadi politikaları konuşacak bir noktaya gelebiliriz.
Yoksa; etki – tepki sarmalı içinde sadece izlemekte kalırız…


