İnsanların neyi bileceğine, neyi konuşacağına ve neyi sorgulayacağına karar vermek, çoğu zaman ordulardan bile daha etkili bir güç sağlar.
Tarih defalarca gösterdi ki gerçek, gecikebilir ama sonsuza kadar susmaz, bir şekilde ortaya çıkar.
Osmanlının kuruluşunda çok bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihatini herkesin okuması, unutmaması gerekir.
“Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!”
Ülkemizde, tarihinin en büyük ekonomik sıkıntısını yaşanırken…
Halkın büyük çoğunluğu yoksullukla boğuşurken, her sabah iç karartan gündemlere uyanmaya devam ediyoruz…
Butlanı diriltip, aportta bekleyen sayın Kılıçdaroğlu:
- Seçimleri kaybetmiş olması mı?
- Hırsı mı?
- Makam veya yetkiyle gerçeklikten kopması mı?
- Empati yeteneğini kaybetmesi mi?
- Bireylerin açıkça elde ettiklerini yok hükmünde görmesi mi?
- Aşırı kibir, gereksiz risk alma eğilimi ve eleştirilere tamamen kapalı olması mı?
- Başkalarının fikirlerine, duygularına önem vermemesi mi?…
TV Kanallarında hepimiz günlerdir izliyoruz.
Bunlar; bize bir hastalığı hatırlatıyor.
Hubris Sendromu, en basit tanımıyla, güç zehirlenmesidir.
Kişinin makam, başarı veya güç elde ettikçe aşırı kibre kapılması, empati yeteneğini kaybetmesi, eleştirilere tamamen kapanması ve gerçeklikten kopması durumudur.
Aşırı ÖZGÜVEN davranışı; doğuştan gelmez, genellikle liderlik koltuğunda uzun süre kalınmasıyla sonradan kazanılan bir durumdur.
Aşırı özgüven, sağlıklı özgüvenden farklıdır.
Çoğu zaman öz farkındalık eksikliği, başarısızlıkla baş edememe ve dikkat dağınıklığı ile birlikte görülebilir.


