Milyonların sevgilisi olan futbol; liyakat, adalet ve saf rekabet yerine artık devasa bir tiyatro sahnesine dönüştü.
Sahada sadece futbolcular değil; hakemler, disiplin kurulları, yayıncılar ve organizasyonun dili bile görünmez iplerle hareket eden kuklalara dönüştü.
Reklam molaları ve tarihin en pahalı bilet fiyatlarının görüldüğü 2026 Dünya Kupası’nda, FIFA her fırsatı paraya çevirdi.
FIFA, finalin oynanacağı maçın çimlerini satarak 11,2 milyon dolar gelir hedefliyor. FIFA’nın turnuvadan elde edeceği toplam gelirin ise 11-13 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörülüyor.
Trump,yine ortaya çıktı. FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu arayıp ;
♥ ABD’li futbolcunun kırmızı kartını telefon trafiğinin ardından erteleyerek “ahbap” hukukunun çürümüşlüğüyle gelecek hep aklımıza kalacak…
♥ Çarkın dönmesi için adaletten önce çıkarların korunması tercih edildi.
♥ Ekonomik çıkarlar, yine korundu.
2026 Dünya Kupası, dışarıdan bakıldığında kurumsal bir başarı hikâyesi gibi sunulan bu finansal ve diplomatik kayırmacılık, aslında içten içe tüm sistemi kemiren bir kanser gibi ilerliyor.
Çünkü; en kusursuz işleyen çarklar bile liyakat bittiğinde sıkışmaya mahkûmdur.
O çarkın dişlileri arasında ezilenler artık sadece adalet değil; futbolcuların sağlığı da oldu.
Sahadaki adaleti kapalı kapılar ardındaki çıkarlarla takas eden bu ahbap-çavuş zihniyeti, bir gün kendi kurduğu düzenin altında kalacaktır.
Maalesef; kurgulanmış şampiyonluklar ve sipariş üzerine ertelenen cezalar, futbolun ruhuna uymadı.
Bir Dünya kupası da bizim hayallerimizi yolda bıraktı.
Gelelim sonuca:
FIFA, 19 Temmuz’daki finalde;
İspanya mı?
Arjantin mi?
Arjantinli Messi tarih yazıp noktayı koyar diyenler çoğunlukta..
İspanya’nın şansı yok mu?



