Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmen Derneği (NE-DER), 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, eğitim sisteminin yapısal sorunlarına dikkat çekerek kapsamlı bir “Eğitim Seferberliği” çağrısında bulundu. Dernek, eğitime ayrılan kamu kaynaklarının artırılmasını isterken, okullarda güvenlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi, ücretsiz beslenme desteğinin yaygınlaştırılması ve eğitimde şiddete karşı toplumun bütün kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ilk ve orta dereceli okullarda yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyon 216 bin öğretmen yeniden ders başı yaparken, eğitim sisteminin mevcut durumu ve yeni dönemde karşı karşıya kalınabilecek sorunlar da yeniden gündeme geldi.
Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmen Derneği (NE-DER) tarafından 11-14 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılan yazılı açıklamada, yeni eğitim yılının yalnızca bir başlangıç olmadığı, aynı zamanda Türkiye’de eğitim sisteminin mevcut durumunun değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğu belirtildi.
NE-DER, açıklamasında çocuklara, gençlere ve öğretmenlere yeni eğitim yılında başarı dileklerini iletirken, eğitim alanında yıllardır devam eden sorunların artık ertelenemez hale geldiğine dikkat çekti.
NE-DER’in açıklamasında, mevcut eğitim sisteminin olumlu ve olumsuz sonuçlarıyla toplumun tamamını etkilediği belirtilirken, sistemin yoksulluğun azaltılması, toplumsal adaletin güçlendirilmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması süreçlerine beklenen katkıyı sağlayamadığı ifade edildi.
Dernek, bireyin eğitim hakkı ile devletin eğitim yükümlülüğü arasında sağlıklı bir dengenin kurulamadığını savunarak, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen reformların da çağın hızla değişen ve çeşitlenen ihtiyaçlarına yeterince yanıt veremediğini belirtti.
Açıklamada, resmi istatistiklerde çocuk ve gençlerin gelecek beklentileri, öğrencilerin eğitim süreçleri ve ebeveynlerin yaşadığı kaygılar konusunda dikkat çekici göstergeler bulunduğu ifade edildi.
NE-DER, her eğitim yılının başlangıcında toplumda yeni umutların oluştuğunu ancak eğitim sisteminin sonuçlarının bu beklentileri her zaman karşılamadığını belirtti.
NE-DER’in açıklamasında en güçlü vurgulardan biri ise eğitim harcamaları konusunda yapıldı.
Dernek, eğitim altyapısı ve fiziksel çevrenin başta öğrenciler ve öğretmenler olmak üzere eğitim sürecinin bütün paydaşlarının ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerektiğini belirterek, tasarruf tedbirlerinin eğitim ve okullar üzerinden uygulanmaması gerektiğini savundu.
“Eğitimdeki bir eksiklik bir neslin kaybı demektir” görüşünü dile getiren NE-DER, eğitim alanında bugün yapılmayan yatırımların gelecekte telafi edilmesinin çok daha ağır ekonomik ve toplumsal maliyetler doğurabileceğine dikkat çekti.
Dernek, eğitim yatırımlarının yalnızca harcama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, nitelikli eğitimin ülkenin ekonomik, sosyal ve demokratik geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu vurguladı.
Okullar için güvenlik ve hijyen çağrısı
NE-DER, yeni eğitim-öğretim yılında çocukların güvenli, temiz, erişilebilir ve nitelikli bir eğitim ortamına kavuşması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda okulların fiziki koşullarının eğitim başlamadan önce eksiksiz biçimde hazırlanması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, özellikle tuvaletler, lavabolar, içme suyu ve ortak kullanım alanlarının hijyen standartlarının yükseltilmesi istendi.
Dernek ayrıca okullarda yeterli sayıda temizlik ve güvenlik personeli görevlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Okul binalarının deprem güvenliği konusunda da kapsamlı değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çeken NE-DER, binaların deprem performanslarının incelenmesi, güçlendirme ihtiyacı bulunan yapıların belirlenmesi ve gerekli çalışmaların gecikmeden gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.
Yangın merdivenleri, acil çıkışlar ve tahliye planlarının da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği ifade edildi.
NE-DER açıklamasında öğrencilerin yalnızca okul binasında değil, okula ulaşırken ve okul çevresinde de güvenliğinin sağlanması gerektiğine dikkat çekildi.
Özellikle okul servislerinin daha etkili biçimde denetlenmesi, okul giriş ve çıkışlarında trafik güvenliğinin artırılması ve öğrencilerin karşılaşabileceği risklerin önceden tespit edilmesi gerektiği belirtildi.
Dernek, okul çevresinde uyuşturucu madde, akran zorbalığı, şiddet ve diğer sosyal risklere karşı yalnızca olay gerçekleştikten sonra müdahale edilmesinin yeterli olmadığını, önleyici ve toplum temelli politikaların geliştirilmesi gerektiğini savundu.


