Home GÜNCEL Gençler MUTLU!

Gençler MUTLU!

- Guncellenme Tarihi: 21 Mayıs 2026 12:28
4 min read
0
0

TÜİK, “2025 yılında Türk halkında mutluluk oranın artığını” açıkladı ama aynı müjdeli haberin içinde “Ülkenin en büyük sorununun yine hayat pahalılığı, yoksulluk, ahlaki çürüme, adaletsizlik ve hukuksuzluk olduğunu” söylemek zorunda kaldı.

İkinci cümlesi çok doğru…

Eğer bir ülkenin; ekonomisi düzelmedikçe, emekliler, çiftçiler, işçiler açlığa mahkum edilirse, özgürlükler kısıtlanırsa, yargıya müdahale artarsa, sokaktaki şiddet patlarsa, vatan deyip vatana ihanet edenler çoğalırsa, millet deyip arkadan vuranlar artarsa, din deyip milyonlar kandırılırsa, TUİK doğruları söylemiş olur.

Gençler nasıl mutlu olsun?

Eğer bir ülkede eğitim sistemi felsefeden, farklı bir din yorumundan, bir romandan, bir dünya klasiğinden korkuyorsa; o ülke nasıl gelişir?

Amerika’da öğretmenlere kaynak olarak Orhan Veli, Orhan Pamuk, Nazım Hikmet ve Mevlana, Türkiye’yi anlatmanın kapıları olarak sunuluyor.

Batı, bizim yazarlarımızı çocuklarına ufuk diye okutuyor; biz kendi çocuklarımızı Victor Hugo’dan korumaya çalışıyoruz.

Bizde yasaklanıyor.

Bir ülkede çocukların önüne kitap koyan öğretmen ödüllendirilir.

Bizde kızağa çekiliyor.

Hatırlayalım:

Takvimler 1931’in başıydı. Genç Cumhuriyet askeri zaferlerini kazanmış, saltanatı ve hilafeti kaldırmış, kendi küllerinden doğmuştu. Ancak Gazi Mustafa Kemal için asıl savaş yeni başlıyordu…

Zihniyet savaşı.

Anadolu yollarında Beyaz Tren ilerlerken, Atatürk’ün vagonunda memleketin geleceği konuşuluyordu. Masada devlet adamları, politikacılar ve aralarında genç bir felsefe öğretmeni de vardı… Hasan Âli Yücel.

Atatürk sordu…

“Türk milleti ne zaman kendini gerçekten kurtulmuş sayabilir?”

Cevaplar geldi. Ekonomi diyen oldu. Ordu diyen oldu. Devrimlerin yerleşmesi gerektiğini söyleyen oldu. Sonra Atatürk, Hasan Âli’ye döndü.

“Sen ne diyorsun Yücel?”

Hasan Âli Yücel’in cevabı, Cumhuriyet’in eğitim felsefesini özetliyordu:

“Paşam, Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacını duymayacak hale gelirse, işte o zaman kurtulmuş olur.”

Masada buz gibi sessizlik oldu. Çünkü bu cevap, masada oturan bir ‘kurtarıcıya’, Atatürk’ün bizzat kendisine “Sana ihtiyaç kalmadığı gün başardık” demekti. Büyük bir cesaretti.

Atatürk, Yücel’i göstererek “Hepiniz değerli fikirler ortaya attınız ama bu çocuğun ileri attığı, bizi üstünde derin derin düşündürmeye değer bir fikirdir” dedi.

İşte bütün mesele buydu.

Mutlu olmak herkesin hakkı.

Biat eden değil, sorgulayan GENÇLİK olsun!

Load More Related Articles
  • ‘Gençlik’, Gençlere Emanet!

    19 Mayıs 1919 Milli Mücadele Tarihimizde ve yeni Türk Devleti’nin kuruluşunda çok önemli y…
  • Susmak Mı? Konuşmak Mı?

    İnsan zihni, yaklaşık 86 milyar sinir hücresi (nöron) arasındaki elektrokimyasal sinyaller…
  • Yüzüyle ve Cebiyle Yüzleşme!

    Şu sıcak günlerde ve bayramda: ♥ Nereye giderim? ♥ Nerede tatil yaparım? ♥ Ne giyerim? Eko…
Load More By Ali Özdemir
Load More In GÜNCEL

Bir yanıt yazın

Benzer Haberler

‘Gençlik’, Gençlere Emanet!

19 Mayıs 1919 Milli Mücadele Tarihimizde ve yeni Türk Devleti’nin kuruluşunda çok önemli y…