Anasayfa GÜNCEL #TÜRKVİRÜSÜ

#TÜRKVİRÜSÜ

9 min read
#TÜRKVİRÜSÜ için yorumlar kapalı
221

Genel olarak çok uyumlu, devlete – polise – askere saygılı, onurlu, gururlu, kanaatkar ve şükürdar bir milletiz. Pandemi başladığından bu yana gık demedik, tüm kurallara uymaya özen gösteriyoruz. Arada ne eve ne kabına sığamayanlar çıkmıyor değil elbette, otellerde parti düzenleniyor, kapalı olması gereken mekanlarda müzikli eğlenceler de yapılıyor bir yandan…

Ve pandemiye hiç inanmayanlar da ciddi anlamda son dönem çoğaldı. Birçoğumuz virüsün laboratuvar ürünü olduğuna inanıyor, artık dünyaya fazla gelen insan türünü azaltmak için bilinçli olarak üretildiğini düşünüyoruz.

Tüm bu düşüncelerin olasılık dahilinde olduğu kabul edilebilir. Virüsün grip gibi olduğunu düşünenlere (eğer dünyada covitten ölenlerin sayısı doğru veriliyorsa) ölüm oranının gripte binde 1 kişi, covitte ise binde 20 olduğunu söyleyebiliriz. Dünya tarihinde birçok salgın hikayesi var. Bu da doğal bir salgın olabilir veya üretilmiş olabilir. Her şartta bir salgından söz etmek mümkün ve tek çarenin aşı olduğu en başından beri dillendiriliyor.

Şimdi biraz salgının çıkış noktası olan Çin’le Türkiye’mizin karşılaştırmasını yapalım.

ÇİN                 Nüfusu 1 Milyar 400 milyon

TÜRKİYE       Nüfusu 82 Milyon

ÇİN                 Aralık sonu vaka sayısı 87 bin

TÜRKİYE       Aralık sonu vaka sayısı 2 Milyon 200 bin

ÇİN                 Aralık sonu vefat sayısı 4 bin

TÜRKİYE       Aralık sonu vefat sayısı 20 bin 800

ÇİN                 Aşılama oranı Nüfusun yüzde 18’i

TÜRKİYE       Aşılama oranı Nüfusun yüzde 16.50’si

Aşılama oranına hiç bakmadan nüfus, vaka ve vefat oranlarına bakarsak bu işte bir bit yeniği olduğunu söylemek kaçınılmaz. Ben paranoyak değilim, bu veriler beni paranoyaya sürüklüyor, emin olun..!

Çin’de virüsün ilk çıktığı kent Wuhan’ın Ocak ayından Haziran ayına kadar tüm diğer şehirlerden tecrit edilmesi bunu sağlamış olabilir, tamam… Dahası en başından beri Çin’e giriş çıkışların çok sıkı denetim altında yapılması, karantinalar uygulanması da pandemiye dur demiş olabilir, bu da tamam..! Aşıyı da ilk geliştiren ülke Çin zaten..!

Ve dünyada en çok Çin tarafından üretilen Sinovac ve Almanya tarafından üretilen BionTech aşısı uygulanıyor. İki aşı da yok satıyor. Ne güzel ticaret değil mi, zorunlu olarak alıyorsun, almam deme şansın yok, dahası siyasi malzeme olarak kullanılıyor, “Satmam haaa!” deniyor. İnsanlıktan, vicdandan uzak patenti vermem de vermem diyorlar…

Ülkemize dönersek pandemi döneminde bir şans olarak gördüğüm Sağlık Bakanı Fahrettin Koca gerçekten elinden geleni yaptı. Dur durak bilmeden uyarıları, istatistikleri, gerekenleri, bilim kurulunun önerilerini sıraladı, hem bizlere, hem de hükumete…

Ama yazık ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar gönlüne göre bir bakanlık yapmasına izin vermedi. O yüzden mevcut durumumuzdan Bakan Koca’yı sorumlu tutmanın yersiz olduğunu düşünüyorum.

Yine ekonomik sebeplerden biz ülke insanları tam kapanırken turistlerin topraklarımızda cirit, sularımızda kulaç attığını görüyoruz. Ki bu tam kapanma değil, 26 milyon çalışandan 22 milyonu çalışmaya devam etti, olan sigortasız çalışana, gündelik kazanana, kafe restoran işletmecilerine, küçük esnafa, müzisyenlere oldu. Yapılan yardımların yeterli olduğunu keşke söyleyebilseydik… Neyse ki hayırseverlerimiz var, belediyeler, dernekler var, Ramazan ayı münasebetiyle de yoksul evlere biraz erzak girdi.

Dönelim şu turistlere…

Twitter’da bu virüs #TürkVirüsü değildir hashtagi açılmış, katılmamak mümkün değil…

Sanki sadece bize özgü bir salgın ve turistleri bizden koruyoruz. Gelen turistlere test uygulanıyor mu mesela, aşılı mı, kaç turist bizden virüs kaptı, kaçı vefat etti?

Bir Türk vatandaş hiç kimsenin olmadığı bir yerde denize girdiği için ceza yerken, az ileride yüzen Ukraynalılara ses yok…

Üstelik pandemi ortaya çıkalı 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen kısıtlamayla ilgili tüm ayrıntılar çoktan düşünülmüş, kararlaştırılmış olması gerekirken marketlerde sözüm ona rekabeti önlemek için kadın peti satışı yasak mesela… Yazık ki küçük esnaf gerçekten bitti, internet alışverişi artık herkesin öğrenmek zorunda kaldığı bir uygulama pozisyonuna getirildi…

Mesela bu bakkallar odası, sebze ve meyveciler odası pandemide gidişat bu kadar belli iken internetten satış – eve teslimat uygulaması yapıp tüm oda üyelerini dahil edemez miydi? Gerçekten, odalar ne iş yapıyorsunuz?

Ak Parti hükumeti bir yandan salgın, bir yandan ekonomiyi kurtarma çabalarıyla çuvallamaya başladı. İnsanlarımızın beden ve ruh sağlığı, çocuklarımızın geleceği için doğrusu ne ise o yapılsın, varız… Ama ekonomiyi bitirmeyelim derken, ülkemizde şu an uygulanan Türk ve yabancı çifte standardına benim de gönlüm razı değil…

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

YENİŞEHİR YOKLAMASI..!

Yoklama alalım: Gül ablacım, canım ablam burdasın, tamammm… Kumpascı Ercan, cebi mendilli …