Anasayfa GÜNCEL Şeffaf, net, açık olabilmek !…

Şeffaf, net, açık olabilmek !…

5 min read
Şeffaf, net, açık olabilmek !… için yorumlar kapalı
702

Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar (3’Y’) ile mücadele etmek için yola çıktılar.
2007’ye kadar, şeffaf, net, açık olmaya çalıştılar. Kabul edelim, bazı konularda başarılı oldular.
Daha sonra: Değişim, Dönüşüm ve Dolar (3 ‘D’)teorisine odaklandılar…
Uzun zamandır, Türkiye Değişim, Dönüşüm ve Dolar teorisi sarmalında didişip duruyor.
Hepsi de, bir birine karıştığı kesin görünüyor..
YENİ Türkiye, yeni reformlar ile gündemi tutmaya çalıştıklarını, her gün tek kanaldan izlemekteyiz.

Şimdi de; Yeni MB Başkanı değişince; “acı reçete” söylemi başladı..
“Yüksek faiz sebep, düşük kur sonuçtur” ilişkisi ispatlanmış mı oldu?
Ekonomide ; “Ahdim olsun ki faizler, enflasyon ve cari açık düşecek” teorisini denendi ama olmadı.

Maalesef; “Acı reçete” her şeyden önce, emperyalizme bağımlı bir ekonomiyi yönetmeye çalışanların beceriksizliğinin ve de acımasızlığının (kötülüğünün) bir semptomudur.

Biz, bu acı reçeteyi 1994′ de gördük. Yaman Törüner vardı. Doların kafasına vuruldu..
Kemerler sıkıldı, vergiler yükseldi, kamu ürünlerine zam yapıldı, işçi ve memurun maaşlarını kısma ve okkalı bir devalüasyon tokadını yedik..

2001’de yine aynı. Kemal Derviş, Amerika’dan getirtildi.
Yine yüksek zamlar, vergiler, kısılan kemerler, dondurulan ücretlerle 2007 ye kadar idare ettik. Acı reçeteyi yaşadık ve gördük.
O zaman; henüz ölmemiş, iyileşme umudu olan bir hasta vardı. Şu pandemi döneminde, ilacı versek de, tedavi olabilecek bir hasta görünmüyor gibi..

Şeffaf bir gözlükle bakarsanız; Türkiye’de enflasyon 2004 yılından bile kötü.
İşsizliğin, kabul edilebilir dünya ortalamasından 5 kat fazla olduğu…
Tasarruf yapmanın zorlaştığı…
Büyümede soru işaretlerinin olduğu…
Cari açığın, katlandığı…
Bankalara borçlanma oranımız; yüzde yetmişin üzerinde olduğu…
Yolsuzluğun pik yaptığı…
Demokrasi ve adaletin kişiye göre uygulandığı…
Tarımın, çok yaralar aldığı..
“Atla arabanın, neden ile sonucun” birbirine karıştığı dönemde:

Yeni seçilen bir iktidarın söylemi gibi.. “Ekonomi, hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz.” Cümlesini özümsemekteyiz..
Bu arada muhalefet nerede?
Şeffaf, net, açık bir parlamenter sistemi aradıklarını görüyoruz, biliyoruz.
Biri koltuğunu bırakmak istemiyor. Diğeri, içinde yanan ateşi söndürmeye çalışıyor…
Aralarında kopmalar başladı. Parçalanmalar, nereye kadar?
Suçlamalar, iftiralar biri ötekisini beğenmiyor. Çözüm sunan yok..
***
Çözüm olarak : Türkiye’yi ekonomik krizden kurtaracak, en azından bilançoyu hafifletecek ve oyunu kuralıyla oynayacak yetişmiş ve çok değerli kadrolarımız vardır. Evlerine çekilmiş ve ülkemiz gibi en az on ülkeyi idare edebilecek bu kadrolardan yararlanmayı bilmeli, onların öneri ve tavsiyelerine kulak asmalıyız. Bunu başarabilirsek, acı reçeteyi de hedefine götürebiliriz…

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Demokrasi, bir erdem rejimidir.

Demokrasi: Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgü…