Anasayfa GÜNCEL Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş açıklama

27 min read
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş açıklama için yorumlar kapalı
375

Türkiye-İran İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Korumacı refleksleri geride bırakmamız ticaretin mantığına uygun şekilde süreci yürütmemiz gerekiyor. Bugün gerek Sayın Vaizi’ye gerekse Sayın Albayrak’a talimatımızı verdik. Artık bunu bugün yarın bitirin dedik’ ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Amerika’nın  İran’a yaptırım kararının, bizihedeflerimize ulaşmaktan alıkoymasını engellemek mecburiyetindeyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan  Ruhani, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu’na katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Coğrafyamızın büyük şairi  Nizami’nin beytiyle ifade edecek olursak, ‘Ey adı en güzel başlangıç olan, senin  adın olmadan mektuba nasıl başlarım.’ Biz de adı en güzel olanın ismiyle  toplantımıza başlıyoruz.” diyerek sözlerine başladı.

Erdoğan, mevkidaşı Ruhani ve beraberindeki heyet üyelerine Türkiye’ye  “hoş geldiniz” diyerek, toplantının her iki ülke için yeni iş birliklerine,  projelere ve yatırımlara kapı aralamasını temenni etti, etkinliğe öncülük eden  DEİK mensuplarına da özellikle teşekkürlerini sundu.

İran ile geniş bir alanda kapsamlı iş birliklerine sahip olunduğunu  belirten Erdoğan, “Hedefimiz ikili ekonomik ilişkilerimizi, siyasi  ilişkilerimizle aynı seviyeye çıkarmaktır. Bu kapsamda daha önce Sayın  Cumhurbaşkanı ile mutabık kaldığımız üzere, ikili ticaret hacmimizi 30 milyar  dolar seviyesine yükseltilmesini arzu ediyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, geçen yıl 10,7 milyar dolar olarak gerçekleşen ikili ticaret  hacminin, bu yıl sonu itibarıyla yine aynı düzeyde gerçekleşmesini beklediklerini  vurguladı.

Maalesef bu rakamların hedeflenen seviyenin oldukça altında kaldığına  işaret eden Erdoğan, halbuki 2012 yılında 22 milyar dolar seviyesine ulaşıldığını  anımsattı. Erdoğan, bu rakamın hedefe ulaşılabilmenin mümkün olduğunu  gösterdiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Yeter ki karşılıklı olarak bu iradeyi ortaya koyabilelim ve çalışmaya  da başlayalım. İnanıyorum ki gerisi kendiliğinden gelecektir. Bu bakımdan ticari  ilişkilerimizin ahdi altyapısını oluşturan tercihli ticaret anlaşmasının  genişletilmesine ilişkin müzakereleri önemli görüyorum. Bu anlaşmayı doğru  çerçevede ilerleterek artık bunu haftalara yaymamamız gerekiyor. Süratle en yakın  zamanda bunu sonuçlandırmamızda büyük fayda var.

‘ARTIK BUNU BUGÜN YARIN BİTİRİN’

Bunun için öncelikle korumacı refleksleri geride bırakmamız, ticaretin  mantığına uygun şekilde süreci yürütmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde ikili  ticaretimizde hedeflediğimiz seviyeleri yakalayabiliriz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın  bu ziyaretinin tercihli ticaret anlaşmasının genişletilmesi müzakerelerinde bir  dönüm noktası teşkil edeceğini düşünüyorum. Onun için bugün gerek Sayın Vaizi’ye  gerekse Sayın Albayrak’a talimatlarımızı verdik ve Ruhsar Hanım ile birlikte  çalışmalarını yapmalarını istedik. ‘Artık bunu bugün yarın bitirin’ dedik. Bunu  artık haftalara yayarsak bu iş çok ağır gidiyor demektir. Bu işi hızlandırmamız  lazım. Bu konuda bence buradan ayrılmadan, ben değerli kardeşime bu talimatı  yenilememizin gereğini ifade etmek istiyorum.”

“Dördüncü zirveyle yolculuğumuza devam edeceğiz”

Erdoğan, Saib-i Tebrizi’nin,  “İmkan pazarında anahtarsız hiçbir kilit  yoktur, yeter ki bağlı olanların açılmasını gönüller kapısından dile.”   ifadelerini anımsatarak, gönülden istenmesi halinde aşılamayacak hiçbir engelin,  çözülemeyecek hiçbir meselenin bulunmadığına işaret etti.

“Dünyada ve bölgemizde ticaret sisteminde güçlü değişiklikler  yaşandığı bir dönemde İran’la birlikte atacağımız bu adımın daha geniş ve büyük  iş birliklerinin kapısını aralayacağından şüphe duymuyorum.” diyen Erdoğan, şöyle  devam etti:

“Bugün onu konuştuk. Her şeyden önce bölgenin güvenliğinin, özellikle  İran ve Türkiye’ye çok büyük yükler yüklediğini ifade etmem lazım. Tabii biz bu  süreçte adeta bir üçlü ortaya koyduk, Rusya Federasyonu, İran ve Türkiye olarak.  Rusya’da başladık, Ankara’da devam ettik, Tahran’da üçüncü zirvemizi yaptık.  Şimdi inşallah dördüncü zirveyle yolculuğumuza devam edeceğiz. Çünkü bölgenin  güvenliğini sağlamamız gerekiyor ki, ekonomik güvenliğimizi de ona göre temin  edelim, geliştirelim ve siyasi kararlarımızı da buna göre alma imkanını  yakalayalım.”

Tarih boyunca bölgede hep öncü bir konumda bulunmuş iki kadim devlet  olarak bu meselenin karşılıklı yarar temelinde çözüme kavuşturulacağına  inandığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İkili ekonomik ilişkilerimizin arzu edilen noktaya taşınması  hususunda önümüzde birlikte aşmamız gereken ciddi bir mesele daha var. Bu da  Amerika Birleşik Devletleri’nin, İran’a yönelik olarak uygulamaya koyduğu  yaptırımlardır. Amerika’nın yaptırım kararının bizi hedeflerimize ulaşmaktan  alıkoymasını engellemek mecburiyetindeyiz. Yaptırımlara karşı çıktığımızı, bu tür  baskı araçlarına başvurulmasının İran halkını cezalandırmak anlamına geldiğini  her fırsatta ve platformda açıkça ifade ediyorum. Tek taraflı olarak atılan bu  adımın uluslararası işbirliğine ve güven ortamına zarar vereceğini de her  seviyede muhataplarımıza söylüyoruz.

Dünyada savaşı mı kovalayacağız, barışı mı kovalayacağız? İnsanlık  barışa muhtaç, savaşa değil. Artık bunların tarih olduğunu kabullenmemiz lazım.  Bu vesileyle yaptırımları kabul etmediğimizi, hiç kimsenin yaptırımlar nedeniyle  İran’la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi sonlandıracağımızı düşünmemesi  gerektiğini bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Elbette yaptırımların özellikle  bankacılık sisteminden kaynaklanan bazı belirsizliklere yol açtığının  farkındayız. Hem Türk hem de İranlı müteşebbislerin işlerinde bu sebeple  aksamalar yaşandığını müşahede ediyoruz. Ancak her şeye rağmen bu sorunların  çözüme kavuşturulabileceğine inanıyoruz.”

Ruhani ve heyetiyle bugün gerçekleştirdikleri toplantıda bu konuda  karşılıklı dayanışma çerçevesinde birlikte çalışma ve bir yol haritası oluşturma  hususunda mutabık kaldıklarının altını çizen Erdoğan, “Bu doğrultuda yapıcı  çalışmalarımızın meyvelerini yakın zamanda almaya başlayacağımıza ve yaptırımları  ilişkilerimizde fırsata çevireceğimize inancım tamdır.” değerlendirmesinde  bulundu.

Erdoğan, İranlı dostların Türkiye’nin yaptırımlar konusunda gösterdiği  ilkeli ve kararlı tutuma, ticari ilişkilerin daha da güçlendirme iradesiyle  karşılık vermelerini beklediklerini belirterek, “Bu tavır ülkelerimizi bölgede  tecrit etme çabalarına karşı verilmiş en güzel cevap olacaktır.” dedi.

“77 Türk firması tarafından İran’a yaklaşık 1,5 milyar dolarlık  yatırım”

İran’la ikili, ekonomik ve ticari ilişkilerin önemli bir boyutunu Türk  şirketlerinin İran’daki faaliyetlerinin oluşturduğuna da dikkati çeken Erdoğan,  “Bugüne kadar, özellikle söylüyorum, 77 Türk firması tarafından İran’a yaklaşık  1,5 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirilmiştir. Bu noktada bir hususu  vurgulamak isterim. Yaptırımlara uymayacaklarını ifade eden pek çok ülkenin  şirketleri daha yaptırımlar yürürlüğe girmeden İran’dan çekilirken, Türk  firmaları faaliyetlerine devam ediyorlar.” diye konuştu.

Bu toplantıya iş insanları tarafından gösterilen ilginin de  yaptırımlara rağmen Türk müteşebbislerin İran’a yatırım yapmak konusunda ne kadar  istekli olduklarını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Firmalarımızın bu yaklaşımlarıyla mevcut yatırımlarının korunması  yanında yeni yatırımlar konusunda teşvik edilmeyi hak ettiklerini düşünüyorum.  Aziz kardeşim Sayın Ruhani başta olmak üzere tüm İranlı yetkililerden  müteşebbislerimize teşvik edici kolaylıkları sağlamalarını özellikle istirham  ediyorum.

Siyasi ilişkilerimizin ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerle  desteklenmesi her iki ülke halkının da yararına olacaktır. İkili ilişkilerimizin  tüm boyutlarının hak ettiği seviyeye ulaşması için Türkiye olarak üzerimize  düşenleri yapmaya hazırız. Bu yolda siz iş dünyamızın da bizimle beraber  yürümesini istiyoruz. Sizlerden iki ülkenin potansiyelinden tam anlamıyla  istifade edecek projelerle iş birliğini geliştirmenizi bekliyoruz.”

Hafız-ı Şirazi’nin, “Dostluk ağacını dik ki, gönlünün arzusu meyve  versin. Düşmanlık fidanını sök ki sayısız sıkıntıya yol açmasın.” dizelerini  okuyan Erdoğan, “Bu ziyaretin gönüllerimizdeki dostluk ağaçlarının büyümesine,  düşmanlık fidanlarını söküp atılmasına vesile olduğuna inanıyorum.” dedi.

Ruhani ve beraberindeki heyete, “Ülkemize hoş geldiniz” diyen Erdoğan,  toplantının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani: Biz her zaman hazırız

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Türkiye ile İran  arasında enerji alanındaki ilişkilerle ilgili, “Biz her zaman hazırız, ülkenizin enerjisini uzun vadeli olarak temin etmek istiyoruz. Bizim komşu ve kardeş  ülkemiz Türkiye ne kadar ihtiyaç duyarsa, İran tam anlamıyla Türkiye’nin yanındadır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Ruhani,  Çankaya Köşkü’nde Türkiye-İran İş Forumu’na katıldı.

Ruhani, burada yaptığı konuşmada, özel sektör temsilcilerinin, iki  önemli ülkenin gelişmesini sağlamak amacıyla önemli ve hassas dönemde bir araya  geldiklerini belirtti.

Türkiye ile İran arasındaki ticari ve ekonomik potansiyelin belki de  her zamankinden çok daha fazla olduğunu söyleyen Ruhani, aynı zamanda bölgede  huzursuzluklar olsa da iki ülkede de güvenli bir ortamın bulunduğuna işaret etti.

İki ülkenin de tüm bölgenin gelişmesi, ekonomik ve ticari faaliyetlere  daha iyi zemin hazırlanması için güvenlik ve istikrarın sağlanması yönünde ortaya  iradesini koyduğunu aktaran Ruhani, bu doğrultuda da son yıllarda iki ülke  arasında çok iyi iş birliklerinin yapıldığına dikkati çekti.

Ruhani, “Bizim güvenliğimiz bölgenin güvenliğinden bağımsız değildir.”  dedi.

Bölgenin geleceğine “dış güçlerin” karar veremeyeceğini vurgulayan  Ruhani, Türkiye ile İran’ın birbirlerinin yardımıyla terörizmi bölgeden silmesi  gerektiğini kaydetti.

Ruhani, Türkiye’de herhangi bir terör örgütünün faaliyet göstermesinin  aynı zamanda İran’ın da zararına olduğunu anlatarak, bunun tersinin de geçerli  olduğunu bildirdi.

İki ülkenin de ekonomik faaliyetler için gerekli ortamı oluşturma ve  kolaylaştırıcı rol oynama kararı aldığını aktaran Ruhani, bunların arasında mali  ve parasal konuların hızlandırılması ile hali hazırda mevcut olan iş insanlarının  ve halkın karşılıklı ülkeleri ziyaret edebilmesi gibi noktaların yer aldığını  ifade etti.

Ruhani, ancak bu kolaylıklar sağlanırsa iki ülkenin ticaret alanında  hedeflediği 30 milyar dolara ulaşabileceğinin altını çizdi.

“İran, Türkiye’nin yanındadır”

İki ülkenin enerji alanındaki ilişkilerine değinen Ruhani, “Biz her  zaman hazırız, sizin ülkenizin enerjisini uzun vadeli olarak temin etmek  istiyoruz. Bizim komşu ve kardeş ülkemiz Türkiye ne kadar ihtiyaç duyarsa, İran  tam anlamıyla Türkiye’nin yanındadır. İran kendi imkan ve potansiyelleriyle  Türkiye’ye bu konuda destek olmak istiyor.” diye konuştu.

Ruhani, bugünkü toplantıda iki ülke arasında ortak bir organize sanayi  bölgesinin oluşturulma yönünde karar alındığını belirterek, böylece iki ülkenin  karşılıklı imkanları kullanabileceğini ve sanayinin geliştirilebileceğini  aktardı.

Türk yatırımcıların, İran’da özellikle petrokimya alanında faaliyet  gösterebileceğini vurgulayan Ruhani, şu ifadeleri kullandı:

“Türk yatırımcılar, İran’da herhangi bir alanda yatırım yapmak,  rafineri kurmak, petrokimya alanında faaliyet yapmak isterse, biz bütün gerekli  madde, liman, bölge ve imkanları bu yatırımcılara tahsis etmeye hazırız. Ham  madde, yer, gerekli imkanlar bizden, yatırım sizden. Bütün ürünü de siz  isterseniz Türkiye’ye veya üçüncü bir ülkeye ihraç edebilirsiniz.”

Ruhani, hem Türkiye’nin hem de İran’ın çeşitli deniz ve körfezlere  komşu, aynı zamanda bölgeleri birbirine bağlayan son derece stratejik coğrafi  konumları bulunduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Ruhani, iki ülkenin demir yolları, ortak gümrük  penceresi, serbest ve tercihi kurlara dayalı ticaret gibi alanlarda iş birliği  geliştirebileceğini söyledi.

“İyi bir planla tehditleri fırsata dönüştürebiliriz”

İki ülke arasında ekonomik ilişkilerin gelişerek serbest ticaret  konusunun konuşulabilir hale gelmesi gerektiğini dile getiren Ruhani, konuşmasını  şöyle sürdürdü:

“Bugün altında yaşadığımız koşullar şöyle ki zalimce ve adaletsizce  bir ambargoyla karşı karşıyayız. Bu ambargo koşulları hem bir tehdit hem de zarar  olabilir, hem ticaret hacmimizi azaltabilir hem de ilişkilerimizi kısıtlayabilir  ama biz iyi bir plan yaparak bu tehditleri fırsata dönüştürebiliriz. Burada çok  açık ve net bir şekilde Türk iş insanlarına şunu söylemek istiyorum ki bu  koşullar kesinlikle değerli, altın bir fırsata dönüşebilir. İki ülkenin  ekonomilerini birbirini bağlamak için kullanılabilir. Ekonomilerimiz birbiriyle o  kadar iç içe girmeli, bütün haline gelmeli ki hiçbir zaman hiç kimse, herhangi  bir yasa veya baskı bizim ekonomimizi zayıflatmamalı. Bunun da günü bugündür. Biz  tam olarak hazırız. Eminim ki değerli kardeşim Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın  Erdoğan da Türkiye devleti de tam olarak hazırdır bu konuda.”

Hiçbir şeyin iki ülke ilişkilerini etkilemeyeceğini kaydeden Ruhani,  “Bizim için önemli olan şey, iki büyük ve önemli ülkenin hayati menfaatleridir ki  bu iki ülke yıllarca ortak tarih, kültür, din, değer ve inançlarla yan yana  yaşamış ve bugün de birbirlerinin yanında yaşamaya devam edecektir.” ifadelerini  kullandı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Ak Parti Nilüfer’den Müsiad’a Ziyaret

AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Eşref Kurem ve Yönetim Kurulu Üyeleri, MÜSİAD Bursa Şubesi’n…