Anasayfa GÜNCEL Basın Özgürlüğü ve Kaşıkçı!

Basın Özgürlüğü ve Kaşıkçı!

6 min read
Basın Özgürlüğü ve Kaşıkçı! için yorumlar kapalı
58

Basın özgürlüğü, basına, her türlü haberi yayabilme, her türlü düşünceyi açığa vurabilme olanağını veren, sıkı denetimi ortadan kaldıran anayasal kural olarak karşımıza çıkar.

Anayasal olarak verilmiş bu hak ile basın mensubu;

Haber, fikir ve düşünceleri, çoğaltıcı araçlarla, serbestçe açıklayabilmek özgürlüğüne sahiptir. Bu da basına, bilgi ve düşünceleri serbest olarak toplayıp, yorum ve eleştiri yaparak çoğaltabilmek ve bunları serbest olarak yayımlayıp dağıtabilmek haklarını verir.

İlk olarak 1532 yılında Polonya’da kabul edilen Basın Özgürlüğü, zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. Sınırlar tartışmalı olsa da gelişmiş toplumların basın özgürlüğü, demokrasilerini olmazsa olmazıdır.

Özellikle siyasi alanda bildirilen görüş ve düşünceler aleyhte olduğunda, politik arena son derece acımasız yöntemlere baş vurduğu olmuştur. Tıpkı bugün olduğu gibi…

Bugün tüm dünya Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğuna girdikten sonra bir daha haber alınamayan Suudi gazeteciyi Cemal Kaşıkçı (JamalAhmadKhashoggi) konuşuyor.

Suudi Arabistan hanedanına yönelik muhalif yazıları ile bilinen bir isim olan gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için salı günü saat 13.12’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na gitmişti. Kaşıkçı’nın binadan bir daha çıkmadığı belirtilmişti.

Bunun üzerine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman el-Suud, Bloomberg’e yaptığı açıklamada,

Türkiye’nin İstanbul Başkonsolosluğu’muzu aramasına izin vermeye hazırız, saklayacak bir şeyimiz yok” şeklinde bilgi verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyeti olayı soruştururken Kaşıkçı’nın Konsolosluktan çıktığını gösteren bir kayıt olmadığını söyledi. Ayrıca Kaşıçı’nın konsolosluğa girdiği gün Sudi Arabistan’dan 2 uçak ile 15 kişi konsolosluğa gelmiş ve bir süre sonra geri dönmüştür.

Reuters ajansı “Türk yetkililer Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun içinde öldürüldüğüne inanıyor” iddiasına yer veren bir haber yayımladı.

Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı ise, gazetecinin konsoloslukta öldürüldüğünü, cesedinin 15 parçaya ayrılarak binadan çıkartıldığını iddia etti.

Görünen o ki, din devleti olduğunu söyleyen krallık, eleştirilere tahammül edememiş ve gazeteciyi susturmayı yeğlemiştir. Üstelik YALAN söylemekten de imtina etmeden olayı kolayca inkar etme yolunu seçmiştir.

Tüm bunlar olurken bir kötü haberde Bulgaristan’dan geldi.

Bulgaristan‘da polis, gazeteci Viktoria Marinova‘nın Cumartesi günü Ruse kentinde cinsel saldırı sonrası boğularak öldürüldüğünü duyurdu.

TVN” adlı kanalda muhabirlik ve sunuculuk yapan gazeteci; bir süredir Avrupa Birliği fonlarıyla ilgili yolsuzluk iddialarını araştırıyordu. Cinayetin, Marinova‘nın işiyle bağlantısı olup olmadığı henüz bilinmiyor.

Basın özgürlüğünün konuşulmaya başladığı yıldan günümüze kadar geçen 486 yılda kanun olarak var olan ama aslında sözde bir özgürlük olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “Kaşıkçı’nın durumunu takip hem insani hem siyasi görevimiz” demesini kayda değer buluyorum. Umarım başına bir şey gelmemiştir…

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Aday Adayları!

Benzer siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere …