Anasayfa GÜNCEL Bir Solukta Mudanya…

Bir Solukta Mudanya…

14 min read
Bir Solukta Mudanya… için yorumlar kapalı
783

Geçen gece Mudanya’nın güzel mekanlarından biri olan Kalami’de oturuyoruz, yanımıza bir beyefendi yaklaştı. Tanıyormuş beni, kendini de tanıttı sağ olsun. Haberlerimizi takip ettiğini, başarılı bulduğunu dile getirdi, ancak küçük de bir eleştirisi oldu: Neden köşe yazmadığımı sordu. Ben de kendisine sosyal medyanın köşelerden çok daha etkili olduğunu, Facebook hesabımızdan Mudanya ile ilgili tüm güncel konuları (bunlara sansasyonları demek daha doğru olur) duyurduğumu söyledim. Facebook kullanmıyormuş, ben de oturdum Süleyman Beye özel bir özet yazı hazırlamaya karar verdim… Mudanya’da bir tek kişi bile kalmasın olanları duymayan değil mi ama 🙂

Şimdi Süleyman bey, yazıyı toparlamak için sosyal medyadaki paylaşımlarımıza şöyle bir baktım da içim acıdı. Yahu Marmara’nın en güzel ilçesinde her gün mü bir vukuat olur? Eeee valla oluyor biz ne yapalım? Yapmamız gerekeni yapıyoruz elbette YAZIYORUZ..!

Son bir haftayı özetlemeye karar verdim, öncesini öğrenmek için siz de bir zahmet sosyal medya hesabınızı aktif hale getirin Süleyman bey, benden de bu kadar yani 🙂

Lodos Dergisinin sahibesi Özlem Buğday Yağmur’un Hayri Türkyılmaz’la yaptığı röportajı merakla bekliyordum, çünkü bilirim ki Özlem güzel sorular sorar, çekinmez, kaçınmaz… Öyle de yapmış, ellerine sağlık…

Şu soru çok yerinde idi örneğin, ki Mudanya’da çıkan Belediyenin kapısını her gün aşındıran yayınların sahipleri bile Başkana bu soruyu sormaya cesaret edemediler…

SORU: N’olcak esnafla olan haliniz? Alıp veremediğiniz nedir?

CEVAP: Benim bu güne kadar esnafla alıp veremediğim hiçbir şey olmadı. Benim tek derdim Mudanya. Mudanya’daki tüm insanların sağlıklı, tertemiz ve huzur dolu bir ortamda yaşamasını sağlamak. Ancak, bu güne kadar alışılagelen olayların tersine döndüğü tabii ki doğru. Kaldırım işgallerinde tutun, halka ait yerlerin işgaline kadar… Buralar gasp edenlerin elinden alındı, halka verildi. Bugüne kadar gelen alışkanlıklar son bulduğu için kimilerine bu durum ters geldi. Ama biz doğru yaptığımızı biliyoruz. Oraların birilerine peşkeş çekilmesi reva değil. Bugüne kadar hep peşkeş çekilmiş!”

Kulağa hoş geliyor değil mi bu cevap, dersin ki “vay be başkana bak gereğini yapmış… “ Amma ve lakin en basitinden Güzelyalı Pazar Sokaktaki Mini Çarşı’daki vergisini veren, belediyeye borçlarını ödemiş, henüz yeni satış için mal almış, borçlanmış esnafı Temmuz ayında dükkanlarda tadilat gerekçesiyle dışarı atmıştı Başkan… Sonra bu yıl bir meclis kararı alındı bununla ilgili, belediyeye yükümlülüklerini yerine getirmiş olan mini çarşı esnafına kiralamada öncelik tanınması şeklindeydi bu karar. Peki ne yaptı Sayın Başkan, kendinin de içinde bulunduğu encümende kararı hiçe sayarak tamamen keyfiyetle dükkanları istediği kişilere verdi. Hem de duyuma göre 200 TL kirayla… Mesela oradaki çay ocağı 200 TL, aynı şartlarda yeni yapılan diğer mini çarşıdaki çay ocağı 4 bin 800 TL.  Biri peşkeş mi dedi, yok canım daha neler?

Yine aynı röportajda “Ben hep söyledim. Bende yandaş yok. Kardeşim dahi, en yakınım dahi benim yandaşım değildir. Burada herkes yoldaşım. Mudanya’daki herkes de paydaştır.” Diyor başkan, ben de diyorum ki nasııııl yani?

Özlem kilit bir soru daha soruyor: Parti örgütü ile aranız nasıl?

Cevap: “Senaryo yazanlara itibar etmeyin. Şu anki ilçe örgütünün seçilmesinde bütün gövdemle işin içindeyim. İl yönetiminin seçilmesinde de öyle. Elimle değil, bütün gövdemle işin içindeyim. Aynı şekilde Genel Merkez’in şu anki yönetiminin seçilmesinde de işin içindeydim.”

Vay be nasıl bir itiraftır bu? Ya da nasıl bir mübalağa, mübalağa değilse eğer Genel Başkanı da Hayri beyin seçtirdiğine inanmak üzereyim… Önünde eğiliyorum 🙂

Yalnız şu partiden atmak istediğin partili arkadaşlar ne olacak sayın Başkan? Davalık oldukların, Nurhayat hanım eliyle  bağlı bulundukları ilçelere gönderdiğin partiden atın direktifleri, 4 meclis üyesinin istifasını işleme koyman, partiden atmaya çalışman, bir otobüs dolusu partilinin Ankara’ya kadar dur demek için gitmesi… Yok yok siz başkana inanın, bunların hepsini ben uyduruyorum 🙂

Faaliyet raporunun neden oylanmadığı sorusuna başkan: “Belediye Başkanı’nı düşürmek için. Ama sayıları yeterli olmadı, hayalleri suya düştü. Faaliyet raporumuz onaylandı. Kendi aldıkları kararlara dahi ters düşme pahasına yaptılar bunu. Yaptıkları toplantıların hepsini biliyorum. Ben siyasetçiyim. Bunlar ben göreve geldiğimden beri hep beni görevden aldırma hayali kurdular.”

Faaliyet raporu onaylanmadı bu bir… İkincisi bu görevden aldırma hayalleri kimin hayal ürünü çok merak ettim doğrusu… Zira ben görüştüğüm hiçbir muhalifin sizi kahraman yapmak istediğini düşünmüyorum..!

O röportajda Başkanın kurduğu her cümlenin tezini çürütecek kadar belge var elimizde, ama hepsiyle uğraşmak gerçekten içimden gelmiyor, muhalefete de fırsat vermek lazım değil mi 🙂

Sonra gelelim şu Hayri beyin kendi yeriyle ilgili geçen yıldan beri uğraştığı imar değişikliği talebine… Önce 9’a 9 Hayri Başkanın oyuyla 10’a 9 olarak meclisten geçen, kendi yeri olduğu için salonda bulunması bile yasakken oy kullandığı için suç unsuru içeren, Büyükşehir’den geri istenen o talep 2016’nın son aylarında tekrar meclise geldi.

Bu tarih önemlidir, zira bu mecliste hep bahse konu CHP’den uzaklaştırılmaya çalışılan 4 meclis üyesi istifalar işleme konulduğundan bulunamamış, koltuklarında geçici oturmak zorunda bırakılan yedek Meclis üyeleri bulunmuştu. Bu arkadaşların desteğiyle Mudanya Meclis’inden geçen Hayri Türkyılmaz’ın kendi yeri ile ilgili imar planı değişikliği Büyükşehir’den RED gördü..! Başkanın ve ailesinin kaybı büyük, nereden baksan 2 blok, minimum 40 daire… Bu değişiklik talebinin içinde dere yatağını küçültmek (!), yolları daraltmak, ilave kat vardı. Buski’nin olumlu raporu olmadan meclisten geçmesi imkansızdı. Ak Partili Grup Sözcüsü Kadir Kahraman o meclis toplantısında bu konuyu gündeme getirdiğinde Başkan elindeki Buski’den gelen belgeyi sallamış, raporu aldık demişti. Bak şu işe ki Buski’nin raporu olumsuz çıktı… Doğal olarak Büyükşehir de bu talebe onay vermedi. Konuyu röportajdaki bir soru – cevaba getirmek gerekirse;

Özlem’in “Belediye Başkanlığı yaptığınız süre içerisinde kimsenin işiyle, ekmeğiyle oynadınız mı?” sorusuna başkan  “Asla! Haksız kazanç sağlayanların halkın malını daha fazla gasp etmesine izin vermedim, o kadar. Biz Mudanya’da huzuru sağladık.” Şeklinde cevap vermiş. Çuvaldızı başkasına, iğneyi kendine başkan, görünen o ki Büyükşehir de bu gerekçeyle senin imar değişikliğine izin vermemiş…

Süleyman Bey, son bir haftayı yazarsam bu yazı uzunluktan okunmaz hale gelecek, bunu göze alamam 🙂

Bu kadar yeter sanırım, kalın sağlıcakla…

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

OKTAY YILMAZ’IN FELSEFESİ

BAYEZIT’IN CESARETİ, ÇELEBİ MEHMET’İN FERASETİ, EMİR SULTAN’IN ŞAHSİYETİ… Bursa’nın en zor…