Anasayfa GÜNCEL CHP BURSA’DA İKİNCİ BÜYÜK BULUŞMA

CHP BURSA’DA İKİNCİ BÜYÜK BULUŞMA

33 min read
CHP BURSA’DA İKİNCİ BÜYÜK BULUŞMA için yorumlar kapalı
642

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü, Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’nin de katılımıyla İş’te CHP proje sunumu ve Genişletilmiş Örgüt toplantısının yapıldığı 2. Büyük Buluşma’da bir araya geldi. Toplantıda konuşan İl Başkanı Şadi Özdemir, İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısı sebebiyle büyük üzüntü içinde olduklarını ifade ederek; “Bu terör örgütlerini kim besliyorsa, Türkiye üzerinde oynanan bu oyunları kim yönetiyorsa bilsin ki, Cumhuriyet Halk Partililer var olduğu sürece asla amaçlarına ulaşamayacaklar” dedi.

CHP Bursa İl Örgütü, İş’te CHP proje sunumu ve genişletilmiş Örgüt toplantısının yapıldığı 2. Büyük Buluşma’da bir araya geldi. Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’nin katılımıyla gerçekleşen buluşmada çok sayıda partili de hazır bulundu. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonu’nda yapılan toplantıda konuşan İl Başkanı Şadi Özdemir, İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısı sebebiyle büyük üzüntü içinde olduklarını ifade ederek; “Vodafone Arena yakınlarında gerçekleştirilen terör saldırısını şiddetle kınıyorum. Orada şehit düşen yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yakınlarına sabır diliyorum. Ne acı ki sayıların bir anlamı kalmadı. Bu terör örgütlerini kim besliyorsa, Türkiye üzerinde oynanan bu oyunları kim yönetiyorsa bilsin ki, Cumhuriyet Halk Partililer var olduğu sürece asla amaçlarına ulaşamayacaklar” dedi. AKP’nin 15 Temmuz sonrasında darbe fırsatçılığı yaparak dikta rejimini kurduğunu belirten Özdemir; “Bugün birçok bakanlık cemaatlerce bölüşülmüştür. Devlette liyakat sistemi ortadan kalkmıştır. Cami, kışla ve adliye tamamen siyasallaştırılmıştır. Etnik ve mezhep temelli siyaset içte ve dışta barışı bozmuş ekonomi çökertilmiş ve muhalif sesler susturulmaya çalışılmıştır. Muhalif gazetecilerin önemli bir kısmı tutuklanmıştır. Havuz medyası, devlet medyası ve kamu kurumları üzerinden algı yönetimiyle muhalefet yok edilmeye çalışılmaktadır. Ne doğuda ne batıda dost bir tek ülke kalmamıştır. Ülkemizin itibarı sıfırlanmıştır. Hükümet bizi Ortadoğu bataklığına sokmuştur. Oradan bir türlü çıkamıyoruz. Kendi yarattığı canavarlarla boğuşuyorlar. Her dakika düşman değişmektedir” diye konuştu. Nüfusun yüzde 1’inin toplam üretilen değerin AKP’den önce yüzde 39’unu aldığını söyleyen Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP döneminde bu değer yüzde 54’e çıkmış. Yani baskıcı rejimiyle, örgütlenmenin önüne koyduğu engellerle, sınıfların üzerinde yarattığı baskıyla yarattığı değerden daha fazlasını üst gelir grubuna aktarmıştır. Emekçiler, çalışanlar, köylü, esnaf perişan durumda. Sanayi üretimi giderek yok olurken inşaat sektörüyle kalkınma yolu tercih edilmiştir. Esnaf ve tarım sektörü yok edilmiştir.” Özdemir, bugüne kadar Çağdaş Eğitim, Türkan Saylan gibi yurtlarda hiç cinsel istismar olayı yaşanmamış olduğuna dikkat çekerek; “Cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır. Ahlaklı toplum yaratacağız iddiasıyla yola çıkıp Türkiye’yi getirdikleri yer, 13 yılda fuhuş yüzde 790, adam öldürme 261, cinsel taciz 449, çocukların cinsel istismarı 434, uyuşturucu bağımlılığı 678 arttı” dedi.

BURSA DA KÖTÜ YÖNETİLİYOR

“Türkiye iyi yönetilmiyor” diyen Özdemir Bursa’nın durumunun da farksız olduğunu vurgulayarak; “Bursa’nın doğası, tarihi,  kaynakları, parası talan ediliyor. Kent içi ulaşım master planı diye bir şey yok. Ulaşım içinden çıkılmaz bir durumda. T2 Yeni Yalova yolu için doğru bir yatırım değil. Çünkü Bursa hızla büyüyor. Bursa belki Gemlik’le birleşecek, buranın tek çözümü var Yeni Yalova yoluna mutlaka metro yapılmalıdır. Bursa ulaşımda da en pahalı yerlerden biri. Yeni yapılan Büyükşehir hizmet binasında artık, su arıtılarak içiliyormuş. Yani çeşmeden su içecektik hayal oldu” şeklinde konuştu. Ketendere mevkisi konusunda değinen Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sadece bir liman yapma meselesi değildir. Bursa’nın geleceğini, önümüzdeki 100 yılını, tarımını, ovalarını yok etme planının bir parçasıdır. İstanbul’un kirli sanayisinin Karacabey, Mustafakemalpaşa, Bandırma ovalarının üzerine çekme hedefidir. Bu, Bursa’nın geleceğini yok etme projesidir. O yüzden bunun üzerinde sıkı çalışmak zorundayız. Yine TEKNOSAB, Bursa’daki kirleten sanayi ve İstanbul’dan gelecek olan sanayinin bu bölgeye kaydırılma planlarının bir parçasıdır. Bu bölgelerin gelecek yüzyıllar açısından, kendi çocuklarımızın torunlarımızın doğal meyve sebze yiyebilmesi için özellikle korunması gerekiyor. Atatürk Stadı ve İpekiş ile ilgili de mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararına karşılık yeni bir plan getirdiler. Uymuş gibi yapıp, iyileştirmeye yönelik inşaat deyip şimdi yıkıyorlar. O bölgeyi yeniden ticarileştiriyorlar. Bölgede Atatürk Lisesi var, Atatürk Stadı var, aslında arkasında Atatürk ismini yok etmek var. Ama bilmiyorlar ki Atatürk’ü yok etmeye hiçbir zaman kimsenin gücü yetmeyecektir.” Kentsel dönüşüm konusunda değinen Özdemir, pek çok planlama yapılması gerektiğini belirterek; “Bu meseleyi trafiği, yeşil alanı, kültürü, ticareti hiçbir şeyi düşünmeden sorunu çözmek olanaksızdır. Şu an Büyükşehir Belediyesi’nin eski parayla 5 katrilyon borcu olduğu söyleniyor. Web sitesi güncelle işi kalemi için trilyonlar harcanmış. Tanıtım, kitap, cd içine girdiğinde eski parayla 17 trilyon harcanmış. Fahiş bir durum var burada. Büyük ihtimalle trollerinin maaşları var. Aslında kısacası hep söylüyoruz Recep Altepe’nin Bursa’ya yapacağı en büyük iyilik, bundan sonra hiçbir şey yapmamak olmalıdır” diye konuştu.

İŞ’TE CHP ÖNEMLİ BİR PROJE

CHP Bursa İl yönetimi olarak, yönetime geldikleri andan itibaren partiye aidiyet duyan herkesle çalışma isteklerini, sürekli dile getirdiklerini ifade eden Özdemir; “Barışık, Çalışkan ve iktidarı hedefleyen bir yapı kurmayı hedefledik. Önümüze Bursa’da en az 9 belediye kazanmak hedefini koyduk. Bu hedeflerle birçok çalışmamız oldu. Sivil toplum örgütleri, sendikalar, odalar ve dernekler ile karşılıklı ziyaretlerimiz oldu. Herkesle buluşmaya ve bir arada olmaya çaba sarfettik. İl binamızı genişleterek çalışma alanları yarattık. Mart ayında 1. Büyük Buluşma’yı gerçekleştirdik ve büyük bir katılımla masa çalışmalarını başlattık. Etkinliklerimizle kitleselliğimizi artırmaya çalıştık. Evleri, sokakları, yaşlıları, hastaları ziyaret ederek Bursa’yla bütünleşmeye çalıştık. 1 Mayıs örneğinde olduğu gibi alanları Cumhuriyet Halk Partililer olarak doldurduk.  İstanbul, İzmir, Çanakkale mitinglerine yoğun katılım gösterdik. Her ayın 2. ve 4. Salı günleri bir parti büyüğümüzü ya da konusunda uzman deneyimli bir arkadaşımızı davet ederek örgütümüzle Salı Söyleşileri’ni gerçekleştiriyoruz”  dedi.  “Doğru çalışmak, doğru insan, algı yönetimini doğru yaparak hedefimize ulaşabiliriz” diyen Özdemir,  Sadece bunları yaparak kazanılabileceğini ifade etti. Söz verdikleri birçok proje olduğunu söyleyen Özdemir İş’te CHP projesinin bunların en önemlilerinden biri olduğunu söyleyerek; “Bu çok önemli çünkü bizim çok fazla işsizimiz var. Ve bunlara çözüm üretmemiz gerekiyor. Bir ihtiyaç olduğu anda özgeçmişler içinde o işe uygun kişiyi bulmak sorun olabiliyor. O nedenle İş’te CHP yapısını oluşturduk ve şu anda aktif halde. istechp.org adresine girerek üyelik gerçekleştirebilirsiniz” açıklamasında bulundu. İl Başkanı Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından İl Yönetim Kurulu üyesi Kemal Atan  İş’te CHP hakkında bilgi verdi.

BÖKE: TÜRKİYE TERÖR BELASINDAN KURTULSUN

İş’te CHP sunumunun ardından Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke söz aldı. Bu buluşmaların, kurulan başka Türkiye hayalinin ilk adımlarının atıldığı ve bu hayalin şekillendirildiği buluşmalar olmasını çok istediğini ifade eden Selin Sayek Böke; “Ben sonunda yine öyle olacağını biliyorum ama maalesef bugün o umudu ve hayali konuşmadan önce bugünün gerçeğini ve acısını konuşmamız gerekiyor” dedi. İstanbul’da yaşanan terör saldırısında şehit düşenlerin acısını bütün ülkenin yaşadığını ifade eden Böke, “38 canımızı kaybettik. Yine, bir kez daha… Şehitlerimizin ailelerine başsağlığı diliyorum. Biz bu acıyı hep beraber yaşıyoruz. En yakına düşen koru bilmemiz mümkün değil ama esasında düşen ateş Türkiye’ye düşüyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun istiyoruz ama istiyoruz ki o cennet bugün Türkiye’de hayattayken yaşansın.  İstiyoruz ki şehitlere uyanmadığımız sabahlar olsun. İstiyoruz ki gece yastığa başımızı koyduğumuzda bugün nerede bomba patladı, hangi yurtta yangın çıktı, Türkiye’nin neresinde aileler parçalandı diye acı ve endişe içerisinde uyumayalım. İstiyoruz ki biz birlikte yaşayan, toplumsal barışı birlikte inşa etmiş ve o barışı sadece Türkiye’nin sınırlarında değil Türkiye’yi bu bölgenin gücü yapan ve barışı bölgeye ve dünyaya taşıyan bir güç ortaya çıksın. İstiyoruz ki Türkiye terör belasından kurtulsun” diye konuştu.

CUMHURİYET BİRLİKTE YAŞAMA PROJESİDİR

“Yaşım, Türkiye’de terörün geçmişini bilecek kadar büyük” diyen Böke,  büyüdüğü dönemde terör sorununun bir boyutuyla yaşandığına dikkat çekerek; “Maalesef bugün içine sürüklendiğimiz koşullarda Türkiye’de terör sorunu pek çok boyut kazandı. Ve neredeyse hayatınızın her alanını tehdit eden bir unsura dönüşmüş durumda. Yine yaşım Türkiye’de terör sorununu çözmek için ne yapılmaması gerektiğini bilecek kadar da büyük. Terör sorununa sadece güvenlikçi bir yaklaşımla baktığınız zaman bu sorun on yıllarla çözülemez bir sorun olarak duruyor. Terör sorununun çözümünün bir parçasının güvenlik olması gerektiği konusunda kimsenin tereddütü olamaz ama sadece güvenlik boyutuyla baş edilemeyeceği, Türkiye’nin yıllar içerisinde almış olduğu en önemli derslerden biridir. Türkiye’yi çok boyutlu bir terör sorunuyla baş başa bırakan yapının ne olduğunu ortaya çıkartan ve hızla bunu değiştirmek için adım atmayı gerektiren bir dönemden geçiyoruz. Bize düşen görev her gün verdiğimiz canların sayılara bölünmesine izin vermediğimiz bir Türkiye inşa etmektir. Çünkü Cumhuriyet her şeyin ötesinde,  birlikte yaşama projesidir. Türkiye’nin farklılıklarını bilen ama bu farklılıkları ayırt edici bir unsur olarak değil, bütünleştirici bir güç gören bir projedir. PKK’yla, IŞİD’le, FETÖ’yle ortaya konmuş olan bu terör saldırılarına karşı Türkiye’nin farklılıklarını birleştiren, bu farklılıkları zenginlik değil doğallık olarak gören, yeniden ayağa kalkmış cumhuriyeti hızla kazanmamız gerekiyor. Türkiye bu acıları hak etmiyor” açıklamasında bulundu.

78 MİLYONU ETKİLİYOR

“Sadece son bir yıl içerisinde yarım milyon insanın işsiz kaldığı gerçeği var” diyen Böke sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de toplam 6 milyon 7 bin kişinin ya iş arayıp bulamadığı ya da buna gücünün kalmadığını biliyorum. Bizi dünyadan kopartan bu yaklaşım, günlük hayattan kopartan bir ekonomik düzene yol açıyor. 2002 yılında elimizdeki son gücü de, bu devleti ayakta tutacak olacak olan yeniden ekonomiyi inşa edecek olan gücü kazandırmak için el atmıştık, kemer sıkmıştık. Ama bugün artık verecek bir nefes ekonomik koşulumuz kalmadı. 78 milyon insan borçluyuz. Bir ekonomik krizin eşiğinde duruyoruz. Hükümete açık bir çağrıda bulundum; ‘Bu ülke olağanüstü bir ekonomik durumun ucunda duruyor ve buradan geri döndürme yükümlülüğü sizde.  Eğer ihtiyaç duyulan adımları atmazsanız sizin bizi içine iteceğiniz ekonomik kriz eski krizlere benzemeyecek’ dedim. Çünkü daha önceki krizlerde bu vatana bağlı milyonlarca insan cebinde para olmasa bile son ekonomik nefesini bu ülkeyi ayağa kaldırmak için kullandı zaten. Bugün devlete ve o devleti yönetme yükümlülüğünü üzerine almış olan iktidara düşen en temel görev, vatandaşına o can nefesini vermektir. Vatandaş borçlu, reel sektör borçlu… 6 milyon insanın işsiz olduğu bir düzen, üretemeyen bir düzeni işaret ediyor. Reel sektör, şirketler, kobiler, sanayiciler, esnaf herkes borçlu. Vatandaşın cebinde dolar yok, zaten geliri yok. Ama vatandaşın cebinde dolar olmasa dahi doların her değer kazandığı ve Türk Lirasının her değer kaybettiği koşulda yaşanan sıkıntılar çalıştığı şirketler yoluyla, alışveriş yaptığı bakkal yoluyla, borçlu olduğu banka yoluyla üretimine ortak olduğu sanayici yoluyla Türkiye’nin78 milyonunu etkiliyor.”

TÜRKİYE’Yİ DÜNYADAN KOPARTIYORLAR

“Sadece 3 Ekim’den beri Türk Lirası 50 kuruşa yakın zarar verdi” diyen Böke,  bu tarihte Bakanlar Kurulu kararıyla OHAL’in uzatıldığına dikkat çekerek; “OHAL sadece Türkiye demokrasisini bombalamıyor, OHAL sizin cebinizi de bombalıyor. Bugün ortaya çıkan işsizliği, hukuksuzluğu, her gün değer kaybeden Türk Lirasını, o kayıptan kaynaklanan iflasları, işsizliğin temel sorumludur” dedi. Böke, Ekonomide yaşananların küresel olgulardan kaynaklandığını söyleyenlerin doğruyu söylemediğini belirterek; “Türkiye çok uzun zamandır kötü yönetiliyor.  Bunun sonucu çarpık bir ekonomik düzenin inşasıyla ortaya çıkartılıyor. Eğer iktidar yanlısıysanız iş bulabildiğiniz, yandaşsanız sermayeye ortak olabildiğiniz, eğer iktidarın dilini kullanıyorsanız özgür olduğunuz bir basının olduğu bir Türkiye düzeninden bahsediyoruz. Bu düzen zaten Türkiye’yi uzun bir süredir dünyadan kopartıyor. Bunu en somut göreceğiniz yer Türk lirasının değerinde olur. 150 ülke arasında para birimi en çok değer kaybeden ülkeler sıralamasında son iki yıl içerisinde Türkiye 12. sırada. Bunun tek sorumlusu da AKP iktidarı. 3 Ekimden itibaren zaten kopmuş olduğumuz dünyadan daha da çok koptuk. Aynı 150 ülke arasında Türkiye artık 3. sırada. Neden? OHAL ve KHK’lar yüzünden, toplumsal bir dayatmayla esasında ihtiyacı olmayan bir rejim tartışmasına sürüklenmiş olmasından, Avrupa Birliği ile kavga ediliyor olması yüzünden, maceraperest bir dış politikayla terörü Türkiye’nin sınırları içerisinde başka başka terör unsurları ile taşıyan kötü, yanlış ve art niyetli dış politika sebebiyle” açıklamasında bulundu.

BİZ ÇOK GÜÇLÜYÜZ

Aladağ’da yaşanan faciayı hatırlatan Böke,  “Çocuklarımızı koruyamadığımız bir Türkiye’nin ortağı olmaktan büyük üzüntü duydum. Bir kaç hafta önce de cinsel tacize uğramış olan çocukların, taciz ettiği hukuken tespit edilmiş ve cezası verilmiş olan tacizciyle evlenmesi koşulunda tacizi yapmış olanın affedileceği bir önerge sunuldu. Çocukları yanarak ölen bir ülkeden, çocukları tacizle psikolojik olarak her gün öldürülen bir Türkiye’den bahsediyoruz. Ama o önergeye siz engel oldunuz. Bu mücadele, toplumsal muhalefetle kazanıldı. Eğer o gün Türkiye’de başkanlık olsaydı, bir başkanlık kararıyla o önerge geçmiş olacaktı” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasiyi, parlamenter sistemi güçlendirmek ilgili söylemlerinin sadece rejime olan inançla söylemediğini ifade eden Böke konuşmasını; “Parlamenter sistem yoksa, demokrasi yoksa, o zaman çocuklarımızın sağlığı da yok çünkü. O zaman itiraz edebilecek bir toplumsal muhalefette yok. Korkarım ki o zaman hiçbirimizin ne can ne de mal güvenliği de yok. Biz demokrasi derken zenginleşen, çocukları yanmayan, tacize uğramayan, tacize uğradığında hukukun cezasını verdiği bir düzeni istediğimiz için bu mücadeleyi veriyoruz. Bu mücadele, sadece bizim meclis içerisinde verdiğimiz mücadele ile kazanılmayacak kadar büyük bir mücadeledir. Biz çok güçlüyüz, Türkiye çok güçlü. Ben biliyorum ki Cumhuriyeti yeniden kazanacağız ve çocuklarımıza daha aydınlık, gelişmiş bir Türkiye’yi teslim edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Karla kesintisiz mücadele

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı ekipleri, kar yağışıyla birlikte 17 il…