Home EĞİTİM NUMAN ŞEKER: “BU ‘ARALIK’TA İNSAN HAKLARI YİNE RAFTA”

NUMAN ŞEKER: “BU ‘ARALIK’TA İNSAN HAKLARI YİNE RAFTA”

11 min read
NUMAN ŞEKER: “BU ‘ARALIK’TA İNSAN HAKLARI YİNE RAFTA” için yorumlar kapalı
0

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü değerlendiren Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Numan Şeker,  “İnsan Hakları Günü’nün 68. yıl dönümü olan bu yılda, maalesef insan ve hak kavramının alabildiğine ayrı düştüğüne tanıklık ediyoruz” dedi. 

Yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları, denetim, disiplin ve ilçe başkanlarının katılımlarıyla gerçekleştirilen Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şubesi Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Numan Şeker, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü değerlendirdi. Bu yıl 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nün tüm dünyada 68. yıl dönümü kutlanıldığına işaret eden Numan Şeker, “Bu Aralık’ta insan hakları yine rafta. İnsan ve hak kavramının hâlâ alabildiğine ayrı düştüğüne tanıklık ediyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 10 Aralık 1948 tarihinde yaşanan acıların bir daha tekrar etmemesi, huzurlu, saygılı, hoşgörüye dayalı bir hayat kurma adına 217A sayılı kararı ile ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni yayımlanmasıyla kutladığı ‘10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ ya mağdurların mahrumiyetinin giderildiği, mazlumların çığlığının duyulduğu aracı günler haline getirilmeli ya da bu anlamsız müsamereye son verilmelidir. Dünyanın öteki yüzü bugünler için hazırladığı nümayişçi müsamereler eşliğinde maskesini takarak riyakâr cümleler kurmakta, her riyakâr cümle kurulduğunda masum bir insan daha maalesef can vermektedir” diye konuştu.

“ACI VE ZULÜM MÜSLÜMAN COĞRAFYALARINDA DİNMİYOR”

Acı ve zulümler, dün Felluce’de, bugün Halep’te olduğu gibi Müslümanların meskeni olan coğrafyalarda yaşandığına altını çizen Şeker, “Dünyanın bir tarafı diğer tarafını sömürebilmek için hayaller ihraç edip güçsüz ülkelerin hazinelerini kendi envanterine gelir olarak kaydetmenin yarışına girmektedir. Hak ve özgürlükleri koruma yükümlülüğündeki bazı devletler, bilinçli politikalarla hak ihlallerinin bizzat faili olmuştur. Ülkeler işgal edilmiş, insanlar kitlesel işkencelere, ölümlere, sürgünlere maruz bırakılmış, milyonlarca çocuk yetim ve öksüz kalmıştır. Günümüzde bu amaçla izlenen emperyal politikalar sonucu, çoğu etnik ve dini sebeplere bağlı olarak yapılan işgaller, çatışmalar, savaşlar ve terör olayları, insanlığa tarifsiz acılar yaşatmış ve yaşatmaktadır. Şehirler yaşanamayacak ölçüde yıkılıp tahrip edilmekte, milyonlarca insan ölmekte, milyonlarcası sakat kalmakta, bir o kadarı da mülteci ve sığınmacı konumuna düşerek, kimisi açık denizlerde bir damla hayat arayışına girerken, kimisi de tel örgülerin arkasında soğuk yüzlerden merhamet dilenmektedir” şeklinde konuştu.

“TERÖRLE EN BÜYÜK İNSAN HAKKI İHLALİ ÜLKEMİZDE YAPILIYOR”

En büyük insan hakkı ihlali olan terörün en çok Türkiye’yi vurduğuna dikkat çeken Şeker, “30 yılı aşkın süredir boğuştuğumuz bu bela yüzünden binlerce ocağa ateş düşmüş, canlar yanmış ve yanmaktadır. PKK terörü nedeniyle binlerce insanımız hayatını kaybederken; kurulan tuzaklar, kazılan hendekler nedeniyle, ülkemiz ve milletimiz vaktini ve enerjisini söz konusu belayı bertaraf etmek için harcamaktadır. Terör yüzünden, sağlık ve eğitim başta olmak üzere, birçok hak ihlalinin vuku bulduğu ülkemiz, son olarak, yıllarca milletimizin gönül dünyasını istismar ederek paralel bir devlet oluşturan, arkasında emperyalist güçlerin olduğu ihanet şebekesi Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimine maruz kalmış ve 243 insanımızın şehadetiyle son bulan ciddi bir tehlike atlatmıştır” dedi.

“VAHŞET BUGÜN SURİYE’DE”

Hümanist kaygı ve amaçlarla bile olsa, daha iyi bir aşamada, insan haklarının evrensel değer ve ilke olarak egemen olması beklenirken, insana yönelik haksızlıklar evrensel bir boyut kazandığını hatırlatan Şeker, “Birleşmiş Milletler, hakları gasp eden, ötekileştirdiği insanları her türlü zulme maruz bırakan, toplu sürgün ve iltica hareketlerine yol açan, insanları bu trajediye mahkûm olmaya zorlayan, onları çıkışsız, çözümsüz bırakan devletlerin evrensel cürümlerini engellemekte aciz ve yetersiz kalmıştır. Daha da kötüsü, BM, doğrudan hak gasp etmenin yasal mekanizmasına dönüşmüş durumdadır. Özellikle İslâm coğrafyasındaki işgal ve soykırımlara zemin hazırlamış, çoğu katliam ve soykırım bizzat bu örgütün gözetiminde yapılmıştır. 1995 Temmuz’unda Srebrenitsa’da gördüğümüz vahşete benzer soykırımların bugün Suriye’de, Irak’ta ve Myanmar’da yapılıyor olması, BM ve bu konuda sorumluluğunun gereğini yapmayan diğer devletler, sivil toplum kuruluşları adına utanç vericidir. Bu bağlamda Halep başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde, tahammül ve dayanma sınırlarını aşacak ölçüde ve sistemli olarak sürdürülen mezalimi, terörün her çeşidini, onları destekleyip cesaretlendirenleri lanetliyor; sorumlu herkesin, her kurumun, her devletin etkin çözümleri ivedilikle hayata geçirmesini bekliyoruz” diye konuştu

“HAKKIN VE HAKLININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Gelinen noktada atılması gereken iki adım bulunduğunu vurgulayan Numan Şeker, “Eğitim-Bir-Sen olarak, ırk, dil, din, sınıf gibi, hiçbir ayrım gözetmeksizin, devredilmez, vazgeçilmez temel insan haklarını, korunması ve yaşatılması zorunlu medeniyet değerleri olarak telakki ediyor, bütün haklarıyla insana saygılı bir medeniyet ikliminde insanlığın tekrar soluklanmasını diliyoruz” diyerek sözlerini şu cümlelerle noktaladı: “Kimden gelirse gelsin, haksızlıklara karşı sesimizi yükseltmeye, dün olduğu gibi, bugün de, yarın da hakkın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz.”

Load More Related Articles
Load More By admin
Load More In EĞİTİM
Comments are closed.

Benzer Haberler

Bülent Erden ‘Hayri Türkyılmaz Mülk Satan, Hazır Yemeye Alışmış bir Başkan’

MHP Mudanya Belediyesi Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Bülent Erden, Hayri Türkyılmaz yönetim…