Anasayfa GÜNCEL SON DARBE VE VATANSEVERLER!

SON DARBE VE VATANSEVERLER!

9 min read
SON DARBE VE VATANSEVERLER! için yorumlar kapalı
571

15 Temmuz 2016 tarihi, genç Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçti. Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) bir gurup Fethullah Gülen Terör örgütü mensubu subayların, ordunun imkânlarını kullanarak, başta Cumhurbaşkanına,  Başbakanına, hükümetine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ve demokrasisine ket vermek için darbe girişiminde bulundular.

Askerî darbeler, silahlı kuvvetler mensuplarının, Hükûmetlerin, ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiasıyla, silah zoru ile ülke yönetimine el koymasıdır. Yazarken bile eşitlik ilkesine aykırı olan bu durum, kendini bilmezler tarafından kendi ideolojilerine uymadığı gerekçesi ile geri kalmış ülkelerde (Beyinlerde) sıkça başvurulan bir durumdur.

10 bin yıllık bir devlet geleneği olan bu kadim Türk milleti, kurduğu devletlerle ezici üstünlüğünüdünyaya defalarca kabul ettirmiş, adaleti ile de dünyaya örnek olmuştur. 25 Temmuz da kaybettiğimiz ünlü Tarih Profesörü Prof. Dr. Halil İnalcık , “Bana Osmanlı arşivlerini verin, size bir Kültür İmparatorluğu kurayım” diyerek ne kadar büyük bir “kültür imparatorluğumuzun” olduğunu işaret etmiştir.

Kadim bir geçmişse sahip olan bu millet, 15 Temmuz darbesi ile Türkiye’mizi geri götürmek isteyen vatan hainlerine dur demiştir. Şanlı tarihine eşsiz zaferler kazıyan Türk milleti, bu sefer çağın teknolojisine karşı çıplak elleriyle büyük bir zafer kazanarak, karanlığa hayır, demokrasiye evet demiştir. Vatan hainlerinin, TSK’dan gasp ettikleri üstün silah gücüne, göğüslerini siper eden, kanlarını akıtmaktan bir an bile tereddüt etmeyen Vatanseverler, dünya tarihine eşi benzeri görülmemiş bir başarıyı, kanlarıyla not düştüler.

“İnsan olarak, insanların yaptığı her davranışı anlarım”, ancak milletinin ödediği vergilerle okuyan, subay olan, hatta general olan bir kişinin, milletinin ödediği vergilerle satın alınan, kurşunların, bombaların, o millete yönetilmesini, bombalanmasını, kurşunlanmasını anlayamam. Bu en hafif tabiriyle, kansızlıktır, soysuzluktur, vatanına milletine hıyanettir.  Kendi halkına kurşun atan bu eli silahlı caniler, devletine ve milletine sahip çıkan silahsız, kadın, erkek, yaşlı ve çocuk demeden toplam 240 kişiyi şehit etti ve bin 535 kişi de yaraladı.

Bu aziz millet, “artık ülkemde darbe istemiyorum” dedi. Seçtiği Cumhurbaşkanına, parlamenterine, siyasi görüş ayırt etmeden, dur demek için, hıyanet içinde olanlar teslim oluncaya kadar geri adım atmadı. Bir kez daha, bu millete mensup olmaktan gurur duydum. Mehmet Akif Ersoy’un, “Tükürün milleti alçakça vuran darbelere! Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!”, dizelerinde dile getirdiği gibi, tek yürek birlik ve beraberlik içerisinde bağımsızlığına sahip çıktı.

Alman Anayasasında yürürlükte olan anayasalarda da direnme hakkı bulunmaktadır. Alman Anayasası’nın 20. Maddesi; ‘’Bu anayasa düzenini ortadan kaldırmak isteyen herkese karşı, başka bir çözüm bulunmaması halinde, bütün Almanlar direniş hakkını bir hak ve ödev olarak niteler.” der. Bu madde, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasasında yoktu ama Türk milletinin yüreklerinde vardı. İnşallah bu madde anayasaya da girer ve vatana ihanet içinde olanlar bir daha böyle bir soysuzluğa kalkışmaz.

Tüm bunlar yaşanırken, Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) yaşayan vatan haini, sözde din adamı (Fetullah Gülen), dini söylemler, hoşgörü ve tolerans kelimeleri, “dinler arası diyalog” sözleri ile kendini masum göstererek, akıttığı timsah gözyaşları ile kendini acındırarak, batıya şirin gözükme derdinde. Kapalı kapılar ardından yaptığı anlaşmaların kimsenin fark edemeyeceğini sanan bu şizofrenik vaka, gizli planlarla, sözde kanaat önderi olarak, kendini kral ilan edecekti.

Gelin birde ABD tarafından bakalım olaya. 15 Temmuz sabahı başarısızlıkla sonuçlanan kalkışma sonrası, ABD medyası, İncirlik Hava üstündeki ABD’li askerlerin rehin alındığını, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Gülen’e karşılık bu askerleri koz olarak kullandığını iddia etti. Öyle ki ABC New, CNN International gibi uluslararası haber kanalları, İncirlik’teki sözde rehine krizi ile ilgili twit’lerinde, birçok ABD’li köşe yazarı, ABD Başkanı Obama’yı eleştiri yağmuruna tutular. Konu ile ilgili Beyaz Saray da acil toplantı yapıldı. Bu acil kodu ile yapılan toplantının gizli plan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun,Darbenin arkasında Amerika Birleşik Devletleri var” sözü bozdu. Olayın farkına varan Soylu, gün boyu yaptığı açıklamalarla gündemi değiştirdi.

Toplantı incirlik ile ilgiliyken her nedense toplantı sonrası yapılan açıklama da, “ABD’nin darbe girişimiyle ilgisi yok” şeklinde oldu. Türk halkı, ABD destekli darbe girişimini Vatansever evlatlarının yüreğiyle yendi.  Bundan sonra Türk hükümetinin çok daha dikkatli olması lazım, “su uyur düşman uyumaz”. Burada bir kez daha şehit olan Vatansever kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Yunanistan Ne İstiyor!

Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa’da radikal milliyetçi siyasi söylemler aldı başını gidiyor.…