Anasayfa KÖŞE YAZILARI Semra KOZANLI ” BAKIŞ AÇISI Ve ALGI YÖNETİMİ “

Semra KOZANLI ” BAKIŞ AÇISI Ve ALGI YÖNETİMİ “

10 min read
Semra KOZANLI ” BAKIŞ AÇISI Ve ALGI YÖNETİMİ “ için yorumlar kapalı
460

İnsan hayatın içinde doğumdan ölüme kadar yaşadığı her şeyi bir deneyim olarak kaydeder. Yaşadığımız olaylara verdiğimiz anlam zihnimizin bir ürünüdür. Beni üzen bir şey bir başkasını üzmeyebilir.

Gerçek dediğimiz şey beynimizin ona yüklediği anlamdır.Elektriği düşünün! Elektrik bir enerjidir. İyi kullanıldığında bize yarar getirir, kötü kullanıldığında zarar verir. Düşünce de bir enerjidir. Kötü olan bir şey yoktur. Beyne göre o sadece saklanır. Kötü diye nitelendirmez.

 

Kötü diye nitelendirdiğimiz şey, o düşünceye yüklediğimiz anlamdır. Yüklediğimiz o kötü anlamı kuvvetli bir duyguyla beslediğimizde bizi çok rahatsız eder.Beynimizde de birçok mutlu anın kaydı varken; siz sürekli küçücük bir kaydı sürekli hatırlarsak, mutsuz oluruz. Bu durumda; hangi kaydı izleyip, mutsuzluğu ya da mutluluğu seçme özgürlüğümüz de vardır.Bütün mesele beynimizdeki görsel, işitsel, dokunsal sistemlerle olaylara, kişilere, nesnelere verdiğimiz anlamdır.

 

Diyelim ki geçmişte sizi bir olay korkuttu veya üzdü. Bir taksiciye her gün beni oraya götür demek ne komik olurdu. İşte beynimizde de tekrar tekrar o olayı gündeme getirerek, aynı üzüntüyü defalarca yaşayıp defalarca üzülmek de böyle bir şey

Bir kere üzücü olay başına gelsin, sonra da ‘ben hep o anı yaşamak istiyorum’ der gibi, eski kayda tekrar tekrar git. Bu duruma, sanırım beyindeki taksici de bile bir anlam veremiyordur.Duyguları yok sayamayız. Hissederiz, farkına varırız, tepkide bulunup programı kapatırız. Kapatamıyor ve yarına saklıyorsak bir yük olarak taşırız.

 

Kötü duygulardan özgürleşmeliyiz, çünkü yaşadığımız bütün olumsuz duyguların %10’u gerçekse, % 90’ı abartıdır. Gerçek olan bile, ALGI derecesine göre değişir. Yani bize zarar veren bir olay başkasına aynı zararı vermeyebilir, ya da aynı etkiyi yapmayabilir.

 

‘Ateş düştüğü yeri yakar’ ama o ateşi de kendi beynimizde söndürmek bizim seçimimizdir. Bu güce sahibiz. Bir olayı abartabildiğimiz gibi küçültme yeteneğimiz de var. Beynimize doğru komutu verirsek hayatımız daha anlamlı ve mutlu olur. Bu gün sorun yaşadım. Yarına kalırsa yosun tutar. Yosun tutmadan yıkamayı öğrenebiliriz. Akan su da taş kirlenmez aksine pırıl pırıl yıkanıp, temizlenirken, akmayan durağan suda taş yosun tutar.

Duygularımızı da zamanında ve dozunda akıtıp, akan su misali tertemiz mutluluk veren hale sokabiliriz. Kötü olayları yok sayarak yadsıyamayız. Ama her dakika bunları düşünüp mutsuz olacağımıza çözüm getirmeyi öğrenebiliriz. Çözüm getiremiyorsak, algıyı başka tarafa çevirebiliriz. Beynimizi meşgul eden bir olayı, başka bir olayla değiştirdiğimizde kötü olayın etkisi hafifler. Beynin kumandasını ele alan bir kişi her daim mutlu olmasını öğrenir.

 

Bu durumda kişiye acı veren bir olay aslında kişinin gelişimi için bir fırsattır. Öyleyse geçmişteki kötü olaylardan ders alıp iyiyi yakalayabiliriz. Tıpkı hedefine odaklanan okçu gibi; olumluya odaklanıp, oku ona atmalıyız. Bütün başarılı insanlar, başarısızlıklara eğitim olarak bakar. Ben beyindeki yazılımın önemini bildiğimden beri kolay kolay hasta olmuyorum. Ne zaman ruhsal durumum zayıflıyor o zaman hasta oluyorum. Biliyorum ki o zaman hasta olmayı biraz dinlenmek ve güç toplamak için seçiyorum. En azından kontrolü ve çözümü benim elimde ve bunun farkındayım. Örneğin bulaşıcı hasta veya nezle biri olsa bana kolay kolay bulaştıramaz çünkü beynimdeki yazılımı ‘beni bulaşıcı hastalık etkilemez diye yeniden düzenledim.’ Soğuk beni etkilemez der, kışın bile çorapsız gezerim.

 

Zihnimizdeki dosyalar, duyu organlarımız aracılığıyla, dünyayı algılayış ve yorumlayış biçimimizdir.Var olan durumdan memnunsanız, zihin haritanız size hizmet ediyor demektir. Memnun değilseniz, hangi kısımda değişiklik yapmak istiyorsanız inanç, düşünce, davranış kalıbını değiştirerek değişimi gerçekleştirebilirsiniz.

 

Einstein’ın İZAFİYET YASASINA göre maddesel dünyamızdaki her şey sadece bir başka şeyle olan ilişkisi aracılığıyla gerçek olduğunu anlatır. Sıcak vardır çünkü biz onu soğuk ile kıyaslarız. Aynı şekilde iyi kötü ile kıyaslandığında anlam kazanır. Bu durumda; YAŞAMDAKİ HERŞEY YALNIZCA İFADEDİR. BİZİM ONA VERDİĞİMİZ ANLAM DIŞINDA

 

BİRŞEY İFADE ETMİYOR.

 

Buna göre kendinizi ve başarınızı kıyasladığınız şekil ve durum sizi yukarılara da çeker dibe de vurdurur. Bu yasaya göre; kendinize, yaşamdaki güzellikleri görmeye izin verdiğiniz sürece başarılı ve mutlu olursunuz.

Karanlıktan aydınlığa, kıtlıktan berekete, üzüntüden neşeye, sevgiye, mutluluğa giden yol sizinle başlar. Neye odaklanırsanız onu görür, onu yaşarsınız. Hemen şimdi bakış açınızı değiştirin, birçok olumsuzluğun olumluya dönüştüğünü görürsünüz.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Turgay Erdem’den İYİ Parti’ye ‘hayırlı olsun’ ziyareti

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem göreve yeni seçilen İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçu…