“Dil, bilişsel ve sosyal gelişim: Bu üç gelişim türü karşılıklı etkileşim sonucu birlikte ortaya çıkar, çocuğun yaşam boyu kullanacağı bir yapı oluşturur.” Tolstoy
Şu mübarek Ramazan ayında gönlünüzü ferahlatan bu yazıyı kaleme almak istedim.
İnsan oğlunun yaşamında en önemli; sosyal, bilişsel ve dil gelişimidir.
-Ülkeyi daha güzel bir yer haline getirmek, çocuklara, gençlere, kadınlara, ülkemizin her bir vatandaşına değer katan her şeye sahip çıkmak hepimiz görevi olsa…
-Adaletli ve eşitlikçi adımları sergileyen, güvende olduğumuz ortamı sağlayabilsek,
-Huzur ve özgürleşmeyi öne alabilsek,
-Korku iklimine son verebilsek,
-Siyasete hakim kılınan kutuplaşma, düşmanlık dilini sona erdirebilsek,
-Düşüncelerimizi özgürce ifade edebildiğimiz, siyaset yapabildiğimiz, aktif vatandaşlığın hayata geçtiği bir ortam sağlayabilsek,
-Yaşam fırsatlarında eşit, imkanlarda adil bir toplum olabilsek,
-Çocuklar, gençler başta olmak üzere herkesin geleceklerinden endişe etmedikleri, geleceğe güven ve ümitle baktıkları, yaşamayı külfet değil nimet olarak gördükleri bir refaha kavuşacağımızı açıkça gösterebilmek,
Sevincimizi hüzne, mutluluğumuzu acıya dönüştürmemek tüm toplumların Anayasal hakkıdır.
Mutlu olmak hepimizin hakkı ve bu mutluluğa sahip olmak için ülkede, her bir alanda gereken koşulların sağlanmasının gerektiği çok açık.

Bireysel olarak; karşısındakini aptal yerine koymadan, aklıyla alay etmeye kalkmadan, kurnazlık, samimiyetsizlik ve sinsilik yapmadan, insanların önünde başka arkasından başka türlü konuşmamak, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” felsefesi ile hareket etmeden, “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” lafını çok seven insanlar; Ağaçlarda ki Kuş Seslerini özlediler!
Çünkü kuşlar; öter, bağırır, cıvıldar, dem çekerler, gece kuşları garip seslerle inlerler. İlkbaharda ormanda ki bir gezintiye büyüleyici bir güzellik veren bütün bu sesler, aslında kuşların toplumsal bir hayatı devam ettirmek için kullandıkları iletişim sinyalleridir!..



