Herkes PKK’lıların topluma kazandırılması amacıyla hazırlanan “Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasa” sına yoğunlaşmış vaziyette.
Her kes bunu farklı yorumlamakta…
Ama TBMM’ sinde Demokrasi mücadelesinin devam etmesi içinde “ Evet” diyenler çoğunlukta olacaktır. Bir daha Anneler, babalar ağlamasın diye…
“Başkalarının hile yaptığı bir oyunda, asla dürüst olmayın.” Diğer bir deyimle “Başkalarının hile yaptığı bir oyunda dürüst oynamak, erdem değil; safdilliktir.”
Machiavelli
Ancak geçen gün; çok ilginç bir gelişme yaşandı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke’de bir savunma anlaşması imzaladı.
Anlaşma Türkiye’de arada kaynasa da dünyada ilgi çekti.
İran anlaşmayı üzerine alındı.
Üç ülkenin ayrı ayrı yaptığı açıklamalarda anlaşmadaki “kolektif savunma” maddesine dikkat çekildi. Suudiler “Üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tümüne yönelik saldırı sayılmasını öngörmektedir” ifadesini kullanırken, Pakistan açıklamasında “Üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine yönelik bir saldırı sayılacağını hükme bağlamaktadır” denildi.
İletişim Başkanlığı açıklamasında ise anlaşmanın kolektif savunma ve caydırıcılığın yanında savunma sanayii iş birliği, ortak projeler, askerî eğitim, savunma teknolojisi/teknoloji paylaşımı, terörizmle mücadele gibi alanları kapsayacağı vurgulandı.
Anlaşmanın dünyada çok yankı uyandıran, heyecan yaratan maddesi doğal olarak, “kolektif savunma” kısmı oldu.
NATO Antlaşması’nın 5. maddesinde de yer alan “kolektif savunma”, taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde bütün müttefiklere saldırıldığı varsayımıyla harekete geçilmesini öngörüyor.
Peki Mekke Anlaşması gereğince Pakistan, Suudi Arabistan veya Türkiye’den herhangi biri saldırıya uğrarsa, diğer iki ülke saldırıya uğrayan ülkeyle birlikte savaşa girecek mi?
Bu soruya Suudi Arabistan ve Pakistan resmî açıklamalarında doğrudan “evet” yanıtı verilmiş.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da konuyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:
“NATO Antlaşması’nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle teknik olarak aynı. Yazıya döktüğümüz ortak bir tehdidimiz yok. Biz artık birbirimizin güvenliği ile yakından ilgileneceğimizin garantisinde bulunuyoruz. Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil.” Dendi.
Gördüğünüz gibi Mekke Anlaşması “kolektif savunma” maddesi nedeniyle gelecekte Türkiye’yi, İran’la savaşa sokabilecek bir kapasitede değil mi?
O nedenle anlaşma TBMM’ye gelip alenileştiğinde her satırı üzerinde hassasiyetle durulması şart.
Muhalefet partilerine çok büyük görev düşüyor.


