
Güçlü Devlet, yeterli ekonomi, bilimsel eğitim Dünyada güçlü uluslar da olduğunu hepimiz görüyoruz.
Özellikle Liyakat:
Liyakat, bir kişinin verilen bir işi yapabilme, o göreve yaraşma ve layık olma durumu; bilgi, beceri, deneyim ve yeteneklerine göre seçilmesi anlamına gelir.
İş bilir, ehil olma ve yeterlilik esasına dayanan liyakat, özellikle kamu yönetimi ve iş hayatında, torpil veya siyasi sadakat yerine yeteneği temel ölçüt olarak kabul eden bir yönetim ilkesidir.
Liyakat Kavramının Temel Özellikleri:
♥ Ehliyet ve Yeterlilik: Görevin gerektirdiği eğitim, görgü ve bilgiye sahip olmak.
♥ İşe Uygunluk: Kişinin bulunduğu pozisyona layık olması ve görevi başarıyla yapabilme gücü.
♥ Meritokrasi: Başarıya dayalı yönetim anlayışının temelini oluşturur.
♥Adalet: Atama ve yükselmelerde objektif kriterleri esas alır
Güçlü Devlet de; “Devlet kurumlarında liyakat, ehliyet ve adalete” önem veriyor.
Bu nedenle güçlü devletler çok başarılı oluyorlar…
Acaba Ülkemizde durum ne?
“Liyakat değil sadakat” yani kendine “yandaş” arıyor, liyakatli, ehliyetli kişileri “Mülakat” denilen adaletsiz sistemle kadro dışı bırakılıyor!
Şu soruyu sormak gerekir.
Devlet kurumları ehliyetsiz kişilerle doldurulunca işler sağlıklı yürür mü?
Her şey sarpa sarar mı?
Yasalara saygılı vatandaş, ne yapar?
Devlet kurumları liyakatsiz elemanlarla doldurulunca diğer işler gibi ekonomi de bir türlü toparlar mı?…
Ukrayna ile Rusya, 4 yılı aşkın süredir savaş halinde…
Rusya’nın yıllık enflasyonu yüzde 5.9, Ukrayna’nın yıllık enflasyonu yüzde 7.9…
Ya bizde?
Savaşta değil, barıştayız… Yıllık enflasyonumuz yüzde 32.4…
Tebessüm
“Kötü günler bitiyor!
Temel kahvede hemşerilerine sormuş:
“Ağalar, beyler, neden ağlaşıyorsunuz?”
“Hayat çok pahalılaştı, kötü bir dönem yaşıyoruz.”
Temel bilgiç bir tavırla konuşmuş:
“O bahsettiğiniz kötü günler artık bitiyor!”
“Hay ağzını sevelim. Ne güzel söz bu böyle?”
“Yoo… Hemen sevinmeyin.
Ben ‘Kötü günler bitiyor’ dedim…
“İyi ya işte bitiyor! Neden sevinmeyelim?”
“Daha kötü günler geliyor da ondan!”
