
Bakış açısı; olayları yorumlama, zorluklarla başa çıkma ve mutluluğu belirleme gücüne sahip temel bir zihinsel tutumdur.
Her gün;
Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de aklımızla dalga geçiliyormuş gibi hissetmiyor muyuz?
Gerçekle yalanın, mizahla manipülasyonun iç içe geçtiği bir düzende, neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmeye çalışmak, her gün yeniden 1 Nisan şaka günü (April Fool’s Day) yaşamak gibi bir şey.
Çoğumuzun hem fikir olduğu:
Dünyada;
ABD, İsrail’in kışkırtmasıyla ve onunla birlikte İran’a saldırmıştır. Saldırı kararları, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından verilmiştir. Bu saldırılar, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 2. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne veya siyasal bağımsızlığına karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in amaçlarıyla bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine veya kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar” hükmüne aykırıdır.
İran’la herhangi bir sorunumuz yoktur. ABD ve İsrail’in İran saldırısı uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaşın en kısa zamanda bitmesi dileğimizdir.
Ülkemizde;
Siyasete girecek kişilerin belli bir eğitimden geçmesi gerekmez mi?
“Demokrasi, siyaset, tarih gibi konularda bilgisi olmayan kişiler aday olmamalı.”
Etrafımız ateş çemberi.
Birlik ve beraberliğimiz çok önemli.
Her alanda; adil, şeffaf, yaşananları açık-seçik paylaşmalıyız.
Kaynaklar doğru dağıtılıyor mu?
Yerel yönetimlerde yapılanlarda ayrımcılık yapılıyor mu?
Maalesef; ailelerimizde bile yanlış davranışlar sergiliyoruz;
Günümüzde çoğu ebeveynin düşündüğünün aksine çocuğu sürekli övmek özgüven kazandırmaz, gerçeklikten koparır.
Gerçek özgüven övgüyle değil, doğru geri bildirimle oluşur.
Çocuğa “çok iyisin” demek yerine “burada şu kısmı iyi yaptın, şu kısmı biraz daha çalışırsan daha iyi olur” demek gerekir.
“Sen harikasın, mükemmelsin” gibi genel ve sürekli övgüler, çocuğa neyi doğru yaptığını öğretmez. Sadece iyi hissettirir.
Dürüst yaklaşım; çocuğa hem neyi başardığını gösterir hem de nasıl ilerleyeceğini öğretir. Bu yüzden her yaşta asıl işe yarayan şey, yerinde, net ve dürüst geri bildirimdir.
Çünkü insanı ileri taşıyan şey, neyi değiştirmesi gerektiğini açıkça görebilmesidir.
Tebessüm
Nasıl bakışlar onlar?
Medeniyetten uzak bir adam, metroda karşısında oturan genç kızı âdeta gözleriyle soymuş, aç bakışlarla seyretmiş…
Kız rahatsız olmuş, kızmış ama kendini tutup bozuntuya vermemiş.
Tam ineceği istasyona yaklaşıldığı zaman ayağa kalkarak herkesin duyabileceği bir şekilde:
“Beni giydirmeniz mümkün mü” demiş adama…
“Bu durakta inmem gerekiyor da!”
