
Stoacılık, Yunan düşünürü Kıbrıslı Zenon’un MÖ IV. yüzyılda kurduğu, doğaya uygun yaşamayı salık veren, ruhun duyumsamaz olduğunu öne süren, aklı egemen kılmayı ve dünya yurttaşlığını ülkü edinen öğreti ve felsefe okulu.
Stoacılara göre hayat her zaman adil, kolay ya da keyifli olmaz ve insan bunu değiştiremez. Hastalık olur, haksızlık olur, kayıp olur. Başkalarının ne yaptığı, ne söylediği, hava durumu, ekonomi, geçmiş… Bunlar insanın kontrolünde değildir. Ama neyi doğru bulduğu, nasıl davrandığı, neyi seçtiği kendi kontrolündedir. Asıl mesele budur.

Stoacılar:
♥ Bahaneleri reddeder.
♥ Kendine acıyarak yanlışın meşrulaştırılmasına karşı çıkar
♥ Doğruyu biliyorsan, doğruyu yap der. Zor olsa bile, sana pahalıya patlasa bile, herkes yapmıyorsa bile.
Stoacılar “Sorun, neyin doğru olduğunu bilmemek değildir; bildiğini uygulamamaktır” der.
Bu sözle ahlakın bilgiyle değil, eylemle ölçüldüğünü anlatır. Yani doğruyu bilmek bir erdem sayılmaz. Doğruyu seçmek ve uygulamak erdemdir. Bunlar; Felsefi bir akımdır.
Günümüzde; insan çoğu zaman doğruyu bilir, ama işine gelmediğinde onu yapmaz. İnsanların büyük kısmı yanlış yaptığı için değil, doğruyu bildikleri halde onu seçmedikleri için sorun yaşar.
Bunun sayısız örneği vardır:
- Herkes sağlığını koruması gerektiğini bilir ama çoğu zaman keyfinden vazgeçmek istemez.
- Bir insan sigarayı bırakması gerektiğini bilir, ama bırakmaz.
- Uykunun, düzenli beslenmenin ve hareketin gerekli olduğunu da bilir ama canı istemez, bir bahane bulur, erteler.
- Yalanın güveni zedelediğini de bilir ama kaybetme korkusu başlayınca gerçeği söylemek yerine onu eğer büker.
- Trafikte herkes kuralları bilir ama acelesi varsa ihlal eder.
- Yolsuzluğa kızılır, ama “bizimkiler” yapınca görmezden gelinir. Eleştiri ve suçu başkasına yöneliktir, sorumluluk hep dışarıda kalır.
Ülkemizde bugün yaşadığımız tablo da buraya dayanıyor.
Kimse kuralsızlığın, adaletsizliğin ve ahlaksızlığın toplumu çürüttüğünü inkar etmez.
Ama kurallar kendisini sınırladığında geri çekilir, adalet çıkarıyla çatıştığında yön değiştirir.
Çünkü; insanların duygularını denetlemeyi öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan bu düşünceye sahiplik, yani ‘ Dünya Vatandaşı Olmak’ kolay değildir.
