
İnsan bazen kendi hayatında neler olup bittiğini tam olarak anlamıyor.
Milletin ağır enflasyonun altında ezildiği, her alanda fiyatların yerinde durmadığını, tarım ve hayvancılığın zorlaştığı, borç içinde yaşam savaşı veren çiftçileri görenler; hangi söylemlere güvenebilir?
Öncelikle aklına!
Çünkü; Bilginin kaynağının akıl olduğunu; doğru bilginin ancak akıl ve düşünce ile elde edilebileceği tezini savunan felsefi yaklaşımdır.
Buna göre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akıl aracılığıyla ve tümden gelimli bir yöntemsel yaklaşımla ulaşılabilir.

İnsanlar bilgiye nasıl ulaşıyor, neyi sorguluyor, neyi sorgulamaktan kaçıyor, neleri normal kabul ediyor ve neden?
Bu tür sorulara cevap arayıp kendi hayatını kimlerin şekillendirdiğini ve o şekillendirme sürecini fark etmeye politik bilinç deniyor.
Bir ülkede olup bitenleri sadece “kim kimi seviyor, kim kime laf attı” seviyesinde değil, güç ilişkileri, sınıflar, çıkar ağları, kurumlar ve tarihsel bağlam üzerinden anlayabilme kapasitesidir.
Yani olaylara tribünden değil, perde arkasından bakma yeteneğidir.

Büyük resmin dışına çıkıp; “Kim karar veriyor, nasıl veriyor, kimin lehine veriyor, bu kararın kazananı ve kaybedeni kim?” diye sormak gerekiyor.
Çoğumuz gündemi takip ederken çeşitli medya kanallarını kullanıyor, ona göre karar veriyoruz.
Gerçek de politik bilinç, karşına çıkan her haberi okumak değildir. Tam tersine, neyin sana özellikle gösterildiğini ve neden gösterildiğini anlamaktır.
Bazılar; sevdiğini parlatır, sevmediğini çamura bulayıp önüne atar. Birini başarı hikâyesi diye pompalar, diğerini tehlike diye sunar.
Bu yüzden, bilgi yığınının içinde boğulmak değil; hangi bilginin neden servis edildiğini, hangi duygunu tetiklemeyi hedeflediğini ve kimin işine yaradığını çözme işi, AKIL becerisidir.
Özellikle; medyadaki doğruyu, yanlışı ve manipülasyonu ayırt edebilme becerisi gerekiyor. Buna da medya okuryazarlığı deniyor.
Doğru medya okur yazarı olabilmek için yapılabilecek birkaç şey var.
♥ İkili, üçlü kaynak kontrolü şart,
♥ Haberin kaynağı belli değilse, “iddia edildi” diye dolaşıyorsa fazla itibar etmemek,
♥ İsimsiz ekran görüntüleri genellikle uydurma hikayeler oluyor. Deepfake ve yapay zekâ destekli görseller olabilir.
Ayrıca bir bilgi sadece tek bir yerde varsa, ona bilgi denmez. En az iki bağımsız kaynaktan doğrulatmak gerekir. Aklını kullanarak, her konuda mutlaka gerçek uzmanlardan alınan bilgilere itibar etmek gerekir.
Yapay zekalı görsel materyale de güvenmemek gerekiyor. Eskiden “gözümle gördüm” demek bir şey ifade ederdi. Şimdi gözün bile yanılıyor çünkü ona gösterilen şey gerçek olmayabiliyor.
