
Emin Adanur zamanında sahibi olduğu yayın organlarıyla, hem eski BŞ Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a hem ben dahil bazı gazetecilere kumpas çekerken;
O yayınlarda çalışan ve dışarıdan bazı gazeteciler, danışmanlar, avukatlar, bir belediye başkanı, Ak Partili bazı muhteremler birlikte hareket ederken kimsenin sesi çıkmıyordu.
Biz sesimizin var gücüyle olanı biteni, Bursa’da gazeteci kılıklıların marifetiyle basın sektörünün getirildiği iğrençliği, Emin Adanur’u, onunla yürüyen, ona gaz veren Cennet artıklarını, herkesin arabasına binip düdüğünü çalıp Yükselenleri ve üç kuruş maaş için tuşa basanları ve ötesini yazdık, duyurduk.
O gün çiçek böcek yazanlardan bir kısmı bugün kendini kullandırıyor, bir kısmı da onun kumpaslarına alet oluyor, bir kısmı hala başını kuma gömmüş devekuşu, başka bir kısmı ‘ona verme bana ver’ diyor…
Kendini bilmez biri demiş ki “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın..!” Dimi ama bizim tayfa..!?
Bursa’nın en büyük rüşvetlerini ve kendi verdiği rüşvetleri ortaya döküyor sözde Emin..! Ve diyor ki itirafçı oldum. Hadi ordan! Sen kaçak bir suçlusun sadece..! Onlarca kişiyi dolandıran bir suçlu..! Bursa’da basının ahlakını bozan bir suçlu..! Hoş, bizimkiler de bozulmaya teşneymiş zaten..!
Ayrıca verdiği rüşvet konuşulmasın diye tekrar rüşvet verenler, sizin de yatacak yeriniz yok..!
Allah hepinizi ıslah etsin..!
