Home GÜNCEL ‘Utanmazlık!’ Öyle mi?

‘Utanmazlık!’ Öyle mi?

- Guncellenme Tarihi: 31 Mayıs 2023 12:29
2 min read
‘Utanmazlık!’ Öyle mi? için yorumlar kapalı
0

Karpuz gibi ikiye bölünen bir ülke düşünün:

İki farklı seçmen oluşmuş.

 

1.Seçmen:

→Hayatını; yemek, içmek, üreme ve çoğalma olarak kabul ediyor…

Nefes almayı, yaşamak zannediyor…

Hatta kıt kanaat geçinebiliyor…

 

2.Seçmen:

→Yaşamayı, öğrenmeyi, öğretmeyi, üretmeyi ve hatta sanat başta olmak üzere yaşatmayı seven seçmen.

 

Her kesimin bir yaşam şekli var. Bu tür seçmenleri eleştirmek:

Ayıp da değil…

Suç da değil…

Saygısızlık da değil…

 

Ama

Her İKİ seçmeni de;  Liyakatsiz politikacılar tarafından karpuz gibi ikiye bölmek,

‘Utanmazlık!’  değil mi?

Nazım’ın dediği:

“Sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevecek değildir…”.

Sevmek ve sevilmek toplumun yaşam şeklidir.

 

Sen; çiçeği seversin.

Ben; böceği.

Sen; denizi seversin.

Ben; dağı, ormanı ve toprağı.

Sen; elmayı seversin.

Ben; kirazı…

 

Sadece insan: Kendisinden başka bir varlığı sevebilir…

Bu ülkede; Pasaport, bir devletin saygınlığıdır.

Sanatçı Volkan Konak’ın Almanya vizesi iki kez ret almış…

 “Türkiye’ye giriş yapan, sayısı belli olmayan ne olduğu belirsiz kişilere vatandaşlık verildiğinden, artık Avrupa’ya bile vize alamıyoruz…” demiş.

 

Bir ülkenin pasaportu, parası helvacı kağıdından farksız ise:

O ülkenin uluslararasında saygınlığı:

“Sıfırlanmış” demektir…

 

Nedir bu ‘KOLTUK’ sevdası:

‘Utanmazlık!’ değil de , NEDİR?..

Load More Related Articles
  • ‘DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK’

    Yıllar önceye dönelim. Çoğumuzun ilk okullarda söylediği bir metin vardı. Biz her sabah bu…
  • Sözde Kalanlar!

    Bilim kuruluşlarımızda, orduda, sağlıkta, sanat alanında başarılarıyla öne çıkanlar, spord…
  • Yerli ve Milli EĞİTİM!

    Ramazan ayında iç cephede; sen mi daha çok Müslümansın, ben mi daha çok Müslüman’ım yarışı…
Load More By Ali Özdemir
Load More In GÜNCEL
Comments are closed.

Benzer Haberler

‘DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK’

Yıllar önceye dönelim. Çoğumuzun ilk okullarda söylediği bir metin vardı. Biz her sabah bu…