Home EKONOMİ Burkay’ın kooperatifçilik fikri desteklenmeli…

Burkay’ın kooperatifçilik fikri desteklenmeli…

11 min read
Burkay’ın kooperatifçilik fikri desteklenmeli… için yorumlar kapalı
0

 

Hem işyeri hem konut anlamında kaçak yapıya karşı olmayanlar sadece o inşaatları inşa edenlerdir, öyle değil mi?

Aslında belediyelerin asli görevi kaçak yapı daha yapılmadan önüne geçmektir ve fakat bunun için de herhalde her sokak başına, dağ – bayır – tepe demeden her  patika yola bir zabıta dikmek gerekir.

Bu mevzunun artık yılan hikayesinden çıkarılıp, söylemden eyleme dönme zamanının geldiği aşikar…

Mesela bazı kıstaslar var, zeytinlikler kesinlikle yok edilmemeli… Tarıma uygun arazilere çökülmemeli, ormanlar korunmalı…

Bursa’nın sanayi şehri olduğunu yadsımak da abesle iştigal olur ki, şehri ayakta tutan, yüzbinlerce insana ekmek kapısı olan sanayinin Bursa ekonomisinin lokomotifi olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz.

Kimi sanayi istemiyoruz diyor, kimisi sanayi bölgesi kurmalıyız diyor, her kafadan bir ses…

Öte yandan kendi tarım arazisine bir gecede kurulan, vergi mükellefi olan, iş üreten, ama kayıtdışının da çokça olduğu derme çatma ticarethanelere de dur diyemiyoruz.

Artık şehrin dinamiklerinin, sivil toplum kuruluşları, odaları, belediyeleri, sanayicilerinin biraraya gelerek ortak akıl platformu oluşturarak, bu konuda Bursa’nın gelecek en az 50 yılını planlamalarının zamanı geldi…

Madem önüne geçemiyoruz, plan yapmak en doğru yöntem değil mi?

Mesela Mudanya’nın Mesudiye, Ayazma, Eğerce bölgelerinde 40 yıldır yapılaşma var, 8 yıldır başkan koltuğunda oturan Hayri Türkyılmaz dahil kimse imar planlaması yapmamış, insanlar kendi arsalarına ev yapmış, kimi yazlık, kimi sürekli olarak konaklıyor. Hep dediğim gibi kaostan beslenenlerin amacı zaten güvenlik güçleri ile halkı karşı karşıya getirmekti, öyle de oldu. Yıkımlarda evlerini korumaya çalışan halkla güvenlik güçleri arasında sıkıntılı süreçler yaşandı. Herkesin haklı olduğu, ama sonuçta vatandaşın mağdur edildiği bir durum söz konusu…

Yap imarı, imara aykırı binayı yık gitsin, eyvallah… Onlarca, belki yüzlerce kaçak binayı yıkmak yerine inisiyatif kullanıp imar planını bekleyemez miydi Hayri Türkyılmaz, elbette beklerdi. Bir de Mudanya’yı Kestel’le kıyaslayanlar var ki yaklaşımları akıllara zarar… Yahu Alaçam’da, orada burada orman içine yapılmış lüks konut değil ki Mudanya’dakiler… Ormanı bırak, insanların ev yaptıkları yerde ağaç yok, sahil yeri, 40 yıl imar mı bekleyecek bu halk? Ama Türkyılmaz’ın “Mudanya’nın, tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin ön plana çıkarılacağı bir yatımı dönemine girdik” zırvalarına 8 yıldır biz dinliyoruz. O ev yıktığın yerlerin hepsi turistik bölge Sayın Türkyılmaz, ne yaptın şimdiye kadar, ne değer kattın?

Dönelim mevzumuza…

BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın;

Oda olarak, verilecek yetki ile kamu ve yerel yönetimlerin desteğiyle belirlenecek arazilerde, konut ve ticari alan üretmek üzere kurulacak kooperatiflerle Organize Konut Bölgeleri oluşturmak istediklerine

dair söylemini dikkate almak gerektiğini düşünüyorum.

Malum, son zamanlarda hepimizin ortak derdi ekonomi… İstihdam oluşturanların ve istihdama katılanların mutlak suretle desteklenmesi lazım…

Burkay Teknosab örneğini vermişti konuyu anlatırken… TEKNOSAB’ın olduğu bölgede çalışanların yaşayacağı uydu kentlere ihtiyaç olduğunu, konuyla ilgili olarak Vali Bey, Bursa milletvekilleri ve belediye başkanları ile istişarelerde bulunduklarını dile getirmişti.

Türkiye’de işsizlik değil, işçisizlik sorunun olduğunun altına çizen İbrahim Burkay’ın verdiği veriler de oldukça dikkat çekici:

Toplam nüfusu 3.1 milyon olan Bursa’nın son 10 yılda 146 bin kişilik göç aldı. Yıllık ortalama 14 bin kişinin Bursa’ya göç ediyor.

Türkiye’deki nüfusun yüzde 93’ünün büyükşehirlerde yaşıyor.

Sanayi büyürse nüfusun 6-7 milyona çıkmasından endişe ediliyor. Ancak kırsaldaki nüfusla bu rakamın bu denli artması mümkün değil.

15-64 yaş arasındaki nüfus Bursa’da 2.2 milyon.

Bursa’da bu sayının sadece 1.1 milyonu çalışıyor. 900 bini SGK’lı. Bu oranlar OECD’de yüzde 70. Örnek aldığımız Almanya’da yüzde 80.

Bursa, Almanya’nın bir şehri olsaydı 2.2 milyonun yüzde 80’i ekonomiye katılmış olurdu. Biz bu yüzde 30’u ekonomiye katmadığımız müddetçe gerçek anlamda büyümemiz mümkün değil…

Burkay’ın önerisi; kamu ve yerel yönetimlerin desteğiyle belirlenecek arazilerde konut ve ticari alan üretmek üzere, odalara verilecek yetki ve sektör temsilcilerimizin katılımıyla kurulacak kooperatiflerle organize konut bölgeleri oluşturmak yönünde. Burkay, bu sayede inşaat ve gayrimenkul sektörüne de hareket kazandırılacağını, sanayi çalışanlarına da uygun koşullarda sosyal yaşam imkânları sunmayı hedeflediklerini belirtiyor. Burada oturacak kişilere muhakkak istihdama katılma şartı koyacaklarını belirtiyor ki bu çok çok önemli…

EMİRKOOP örneğini unutmayalım. Bozbey’lerin 4 kooperatifinin Emirkoop’tan aldığı arsada yaptıkları 224 konutta taahhütleri, klasik kooperatifçilik anlayışına göre “Bizim 224 kişi üyemiz var, bu sayıya yeter arsa istiyoruz, onları ev sahibi yapacağız” demektir ki sadece 28 üyeyle bu kadar konuta sahip olmuşlardır.

Kooperatifçilik rantsal bakış açısından uzaksa iyidir, olmalıdır, özendirilmeli ve desteklenmelidir.

Burkay’ın ve BTSO’nun bu yaklaşımla Bursa ekonomisine can katacağına ve birçok çalışanının ev sahibi olmasını sağlayacağına inanıyorum.

Öte yandan şehiriçi sanayileşmenin önüne geçmek için de bir takım adımlar atılmalı ki, hem kayıtdışı, hem kaçak yapılar engellensin, hem de istihdam artsın…

Load More Related Articles
Load More By Semra NEJLA TEKE
Load More In EKONOMİ
Comments are closed.

Benzer Haberler

Dava açmanı sabırsızlıkla bekliyorum Sabri Efendi..!

işi kendinden bilir işi diyerek söze girelim Sayın Emirkoop Yönetimi..! EMİRKOOP, Bursa ça…