Anasayfa GÜNCEL Mübarek günlerde..

Mübarek günlerde..

10 min read
Mübarek günlerde.. için yorumlar kapalı
62

Günlerdir, sosyal medyayı meşgul eden önemli İKİ KELİME: RAHMET ve LANET!
Çok iyi, çok doğru, özellikle de tarihçilerin ve kaynakça’ların doğruluğunu test etme zorunluğu vardır.
Geçen hafta, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş 24 Temmuz’da Ayasofya’daki ilk cuma hutbesinde elinde bir kılıçla “Vakıf mallarına, vakfiyelere dokunanlar yanar, lanetlenir” dedi. Böylece Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyette, Atatürk’ün kurtardığı İstanbul’da, Atatürk’ün kurduğu Diyanet’in başkanı, isim vermeden Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün “lanetlendiğini” ima etti. Sonra: “ Öyle demek istemedim.”dedi. Ama iş işten geçti.
Bir dua ile rahmet dilemiş olsaydı, tüm topluluk onu alkışlardı. Ama olmadı.

Bir devlet memuru; devlet güvencesi altında, Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına sadık, kanun ve mevzuatta belirtilen görevlere uyan, idari bir sisteme bağlı olarak vazifeyi yerine getirirken dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeyip, senin ve benim vergimle aylık maaş almak suretiyle çalışır.
Atatürk, 1921’de aynen şöyle demişti: “Anadolu, bu müdafaası ile yalnız kendine ait vazifeyi yapmıyor, belki bütün Şark’a yönelik saldırılara bir set çekiyor. Efendiler, bu saldırılar elbette kırılacaktır…”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu “Atatürk, her şeyden evvel yeryüzünün bütün mazlum, mağdur milletlerine ‘kalk borusunu’ çalan ve onlara tam kurtuluş yolunu gösteren bir hürriyet ve istiklal örneğidir.” der.

İslam dünyasında :
*Hindistan’da Muhammed Ali Cinnah’ın çağrısıyla 18 Kasım 1938 Cuma günü tüm camilerde cuma namazında Atatürk rahmetle anılmıştı.
Atatürk, kazandığı zaferlerle ezilen, sömürülen milletlerde büyük bir heyecan uyandırdı. Prof. *Dr. Mohammed Sadıq’ın ifadesiyle “Sömürge yönetimleri altında ezilen herkese ilham verdi. Asya ve Afrika’da büyük bir uyanışın habercisi oldu; Türkiye’nin kurtuluş hareketi, sömürgeciliğin ölüm çanını çaldı.”
*Türk ordularının büyük zaferini duyan Hint Müslümanları, 5 Eylül 1922’de Bombay’dan çektikleri telgrafta “Mustafa Kemal Paşa’yı ve muzaffer ordusunu” kutladılar ve 8 Eylül’de Türk ordusunun kesin zaferi için dua edeceklerini belirttiler. Gerçekten de Hindistan’da 8 Eylül 1922 günü cuma namazından sonra Türk ordularının kesin zaferi için dualar edilmiş ve bazı camilerin duvarlarına “Zindebad Mustafa Kemal” (Yaşasın Mustafa Kemal) yazılmıştı. O günlerde Hindistan’da bulunan Zeki Velidi Togan, gözlemlerini şöyle anlatmıştı: “Bombay’da bir camiye girmiştim. Duvarına ‘Zinde Bad Mustafa Kemal’ diye yazılmış bir levha asılmış olduğunu gördüm. Yani, ‘Yaşasın Mustafa Kemal’… Hindistan Müslümanları, Mustafa Kemal’i kendi milli kahramanları sayıyordu.”
*Mustafa Kemal’in askerleri 9 Eylül 1922’de İzmir’i kurtardılar. İzmir’in kurtuluş haberini alan Hint Müslümanları, 13 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşunu kutlamak için bir telgraf daha çektiler. Telgraf, “Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Paşa ve muzaffer orduları” diye bitiyordu.
*Mahatma Gandi, başından sonuna kadar Türk Kurtuluş Savaşı’nı yakından takip etti. Atatürk’ün mücadelesine elinden geldiğince destek verdi.
*Hindistan Bağımsızlık Savaşı önderlerinden Pandit Jawaharlal Nehru, Atatürk’ün kazandığı Büyük Zaferin Hindistan’da yarattığı etkiyi şöyle anlatmıştı: “Mustafa Kemal’in Yunanlara karşı zaferini duyunca ne büyük bir neşeyle kutlamıştık! Şimdi hatırlıyorum: Pek çoğumuz Lucknov District Goal Hapishanesi’ndeydik. Türk zaferini, hapishane barakalarını süsleyerek kutlamış, hatta o gece ışıklandırmaya bile girişmiştik.” Nehru, ayrıca şöyle demişti: “Mustafa Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı… Onun en büyük hayranları arasında bulunmaya devam ediyorum.” Nehru’ya göre Atatürk, sadece emperyalizme karşı kurtuluş savaşları çağını açan lider değil, aynı zamanda yaptığı toplumsal devrimlerle “Doğu’da modern çağın yapıcısıdır.”
*Atatürk’ün önderliğindeki Türk zaferi Afganistan’da da büyük coşku yarattı. Afgan Kralı Amanullah Han, sarayında verdiği büyük bir şölenle Türk zaferini kutladı. Atatürk’e iltifatlar etti.
*Türk zaferinin sesi ta Güney Afrika’dan bile duyuldu. Johannesburg’dan gönderilen bir telgrafta “İslam düşmanlarına karşı kazanılan Kemalist zafer için Allah’a şükürler olsun! İslam’ın onurunu kurtardıkları için İslam’ın savunucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ve kahraman ordusuna derin minnettarlığımızı sunarız. Allah sizin asil fedakârlığınızı ve çabalarınızı karşılıksız bırakmasın!” deniliyordu.
*Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Türk Kurtuluş Savaşı Asya’dan Afrika’ya bütün Doğu’da, özellikle İslam dünyasında hem büyük bir coşku yarattı, hem de kurtuluş umuduna yol açtı. Ezilen, sömürülen Doğu halkları Atatürk’ü “Doğu’nun kahramanı”, “İslam’ın kahramanı”, “İslam’ın kılıcı”, diye alkışladılar.
*18 Kasım güleri, bütün Hindistan’da ‘Kemal Günü” olarak anıldı. Bütün Müslüman dükkânları, okulları ve kamu kuruluşları, Atatürk’e saygı amacıyla kapatıldı. Camilerde Atatürk’ün ruhuna dualar okundu.
Örnekler, saymakla bitmez…

İşte ‘O’ gün, Türkiye’de Atatürk’ü “lanetle” anan Diyanet İşleri Başkanı’na, bir zamanlar İslam dünyasının Atatürk’ü nasıl “rahmetle” andığını cevaptır.

KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Kaynakça:
1) Komisyon, Atatürkçülük Nedir? İstanbul, 1981.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

DENETİMSİZLİK ve KORKU!..

Bazı ekonomistlere göre: “Gerek içerideki piyasalarda gerekse dış piyasalarda mevcut ekono…