Anasayfa GÜNCEL AKTAŞ VE SALMAN’A KİM ATEŞ EDİYOR..!

AKTAŞ VE SALMAN’A KİM ATEŞ EDİYOR..!

16 min read
AKTAŞ VE SALMAN’A KİM ATEŞ EDİYOR..! için yorumlar kapalı
1,713

 

Son 10 gündür olanları ağzım açık “Nasıl yani, yok artık, olamaz öyle bir şey, gerçekten mi, inanamıyorum” şeklinde türlü şaşkınlık söylemleri, yüzümde şok ifadesiyle izliyorum.

Gerçekten Bursa böylesini görmedi.

Direkt konuya girerek adım adım olanları yazma vakti geldi, zira bekledim tam 10 gün oldu, bu operasyonların gerçek kahramanları vicdana gelip doğru neyse yazacaklar diye umdum, ama olmadı.

“Yalan zeka gerektirir” iddiasına yürekten inananlardanım. O sebep zekamın fırıldak işlere hiç çalışmadığının da bilincinde biri olarak hep dürüst kaldım, zaten unuturum da yalan söylesem…

Ve fakat türlü yalanın içinde kalakaldım, vallahi billahi kim gerçekten doğruyu söylüyor hala bilmiyorum.

Bu yazı sadece gördüklerimden ve direkt şahit olduklarımdan ibaret olacak, bunu aklınızda tutun…

Uludağ Medya’da yazmaya Ercan (Akyıldız) abinin teklifi üzerine başladım. Yaklaşık 6 ay da yazdım sanırım. Biz gazetecilerin fikirlerinden başka satacakları ve geçimini sağlayacakları harici kaynak yok, en azından benim yok. Zaten zengin olan gazetecileri de hiç anlamadım, nasıl zengin olur bir gazeteci onu da hiç bilmiyorum. Bunu da aklınızda tutun.

Uzun zaman Uludağ Medya’nın En Medya ile bağlantısını net olarak bilmedim, birkaç ay sonra web sitesinin En Medya Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur tarafından desteklendiğini anladım.

Tüm süreç boyunca yazdığım yazılar karşılığında tarafıma ödemeyi hep Ercan Abi yaptı. Ta ki bir buçuk ay öncesine kadar bu böyle devam etti. Son 45 günde tek bir yazı dahi göndermedim Uludağ Medya’ya. Bu mecrada yayınlanan son yazım tarafım haberdar edilmeksizin iznim dışında kullanıldı. O yazı o mecraya kimin tarafından koyuldu bunu birazdan öğreneceksiniz.

Her türlü entrikaya dair hakkında haber çıkan, müteahhit dostu Mustafa Bozbey’in Bursa’ya başkan olmaması için mücadele eden biri olarak Alinur Aktaş Başkanı en başından beri destekledim. Bunu gizlemedim, saklamadım. Kapalı kapılar ardında yapılan hesaplara, verilen zarflara dahil olmadım.

Özlem Yağmur’la seçim üzeri yaptığımız “Bursa’ya Söz Ver” Programına katılan Saadet Partisi Yıldırım adayı Sadettin Sadi Sesli programımızı sabote edip Bozbey propagandası yapmaya kalkınca alacağımız parayı da, bu sahte Saadet Partiliyi de eliminiz tersiyle ittik, programı iptal ettik.

Yani Cennet Yüzer gibi Murat Ünal’a danışmanlık yapıp hem Hayri Türkyılmaz’la hem Bozbey’le çalışmak gibi bir ahlakım yok, olmadı, olmayacak da.!

Bunları neden yazıyorum, benim tavrım hem Alinur Başkanla ilgili, hem de Ayhan Salman’la ilgili bu kadar netti. Uludağ Medya’da yayınlanan tüm yazılarım da bu minvaldeydi. Hak yemek olmaz, asla bir müdahale görmedi bu yazılar, ne istediysem onu yazdım, noktasına dokunulmadan da kullanıldı.

Bu, bir köşe yazarı için güvendir… Önemlidir… Mesleki tatmindir…

Bu süreçte En Medya birkaç kez Alinur Aktaş ve Ayhan Salman aleyhine haber yaptı ki bu haber içeriklerinin içinin boşluğu sebebiyle karşıt yazılar yazdım. Mesela Akepe’li Cennet Yüzer Ak Parti toplantısına çağrılmadığı gerekçesiyle karşısına sol cenahtan gazeteciler olan Esat Kaplan ve Yüksel Baysal’ı alıp program yaptı, program haber yapıldı, üzerine bir de yazı yazdı. Ki haksızdı. Ki hiç kimse o toplantı için özel olarak aranmamıştı. Ki amaç çok farklıydı. Amacın da ne olduğunu şimdi bu hengâmeyi takip eden herkes anlamıştır. O programda Yüksel Baysal ve Esat Kaplan’ın gevrek gevrek gülüşünü, sözde Ak Partili Cennet’in onlara bu olanağı verişini esefle izledim. Buna benzer operasyonlar birçok kez daha gerçekleşti akabinde.

Birkaç kez Ercan abi ile birlikte bir kez de bir boya firmasının Satış müdürü olan arkadaşımla birlikte En Medyaya gittim, açılışına da gittim birçok kişi gibi…

Bu gidişlerimde 3 kez Büyükşehir Belediyesinin eski danışmanı Kenan Kibar da oradaydı. Birinde Emin Adanur ile reklam işlerinin Erguvan Tanıtıma verilmesi konusunda konuşmalarına tanıklık ettim. Ki Emin Adanur da dışarıya çıktığımızda reklam işlerini Kenan’a verdik dedi. Sonra o konuyla ilgili yine Emin Adanur anlaşamadık dedi, Kenan Kibar ise bir telefon konuşmamızda konuyu komple inkar etti. Neden, hala bilmiyorum.

Bildiğim şu ki Kenan Kibar En Medya açıldığından beri Ergünkent İnşaat’ın danışmanlığı yapıyor.

Emin Adanur 2 buçuk ay önce En Bursa’da yazmamı teklif etti, ben de ortağı olan Uygar Külbaşoğlu’nın hakkımda ileri geri konuşması, hadsiz twitter paylaşımları, Cennet Yüzer’in orada yazması ve en önemlisi de yayın politikalarını değiştirmedikleri için oraya hiçbir yazı göndermedim.

Buna Ercan abi de tanıktır.

İyi ki göndermemişim…

Son olarak Şehir Gazetesi sahibi Nezir Asaroğlu üzerinden Twitter’da Alinur Başkana karşı yapılan paylaşımda En Medya tarafından organize edildi ki buna Ercan abi ve Kenan Kibar da şahittir. Orada başka kişiler de vardı, gerek olursa onları da yazarım.

Ben niye oradaydım onu da açıklayalım. Uludağ Medya bir buçuk ay önce kapandı. Ercan abi bunlarla yol yürünmez, verdim siteyi onlara, tekrar yapıyorlar, orayla bir bağlantım kalmadı dedi. Ercan abiye güvenir, sever sayarım. Onun olmadığı yerde benim ol mam abesle iştigaldi. Sonra bir gece En Medya sahibi kardeşimiz beni arayarak “Abla Ercan abi de gelecek sen de gel bir görüşelim” dedi. Gittim tabii ki, konu Uludağ Medya zannederek…

Defaten söylediğim şeyleri o akşam da kendisine söyledim, bu yayın politikasının olduğu bir mecrada olmam dedim. Yanlış yolda olduğunu söyledim, yazarların ve ortağın seni dibe çekiyor dedim. En başından beri aynı fikirdeydim, yazık ki zaman bu düşüncemi doğru çıkardı.

Orada benim dışımda kim ne laf etti, onlar kendileri çıkıp açıklasınlar.

Ve ertesi gün, gece 22.30 saatlerinde Uludağ Medyadan o iğrenç, bel altı, Alinur Başkana İFTİRA ATMAYI HEDEFLEYEN, operasyonun dibi haber paylaşıldı. Siteyi kapalı biliyordum, bir arkadaşım haberdar etti. Baktım ki tek bir yazım koyulmuş siteye, keza Ercan abinin de öyle…

Sonrası malum…

Ercan abi şifrelerin kendisinde olmadığını, gece boyu o haberin kaldırılması için uğraştığını bana bizzat anlattı. Emin Adanur’un şifrelerin Esat Kaplan’da olduğunu söylediğini, bunun whatsapp yazışmalarından belgeli olduğunu da iletti. Ve fakat Esat Kaplan’a ulaşan Ercan abi “şifreler bende yok, o yazıyı da ben paylaşmadım” cevabını almış… Ertesi gün Ercan abi Mehmet Adanur ile görüştü ve site kapatıldı.

Bu çirkin üstü operasyon hiçbir basın kuruluşuna yakışmadığı gibi (artık En Medya  kontrolünde olduğu kesinleşen) Uludağ Medyaya da, o haberi oraya koyana da yakışmadı.

Konu dönüp dolaşıp yine durumdan vazife çıkaran, o haberi alıp kendi sitesinde paylaşan, hem Nezir Asaroğlu’na, hem Alinur Aktaş’a, hem de Ayhan Salman’a düşmanlığı onaylı Necmi İnce’ye geldi.

Bu arkadaşı ciddiye almaya gerçekten gerek yok, o asılsız haberlerin, o bel altı vuruşların bedelini hukuk karşısında öder elbet.

İşte Bakan Faruk Çelik’in konunun içine çekilmesi de bu noktada oldu. Necmi İnce kurusıkı silahı ile arkadan ateş ederken bir yandan da Faruk Çelik güzellemesi yapıyor, durmak bilmiyordu.  Aklınca benim arkamda Bakan var diyordu.

Öte yandan o haberlere destek verdiği için En Medya’nın da adamı algısının oluşması elbette kaçınılmazdı.

Faruk Bakanı bu tiplerle ilişkilendirmeyi ben Bakan Beye hakaret olarak görüyorum. Bursa’da gazeteci mi kalmadı Necmi İnce ile hareket edecek, hiç sanmıyorum.

Madem Pandora’nın kutusu açıldı, artık herkes açık oynamalı… Eğer Bakan Bey isminin bu şekilde gündeme gelmesinden rahatsızsa ve bu durum onu üzüyorsa (ki bu kesin öyledir) bu durumu oluşturan ve onun adını kullanan yapıları tekrar gözden geçirmelidir.

Birilerinin ucuz hesapları bu sessizlikte Bakan Beye fatura edilecektir. O nedenle ismini kullanıp sağa sola saldıranlarla ilgili gereğini yapmalıdır.

Devam ederiz…

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Covitdostu Türkyılmaz, Covitsavar olaydın keşke..!

Solculuk kavramını her şeye muhalif olmak zanneden bir güruh var… Çok acayipler, ellerine …