Anasayfa EĞİTİM EĞİTİM – ÖĞRETİMDE, YAP-BOZ!

EĞİTİM – ÖĞRETİMDE, YAP-BOZ!

7 min read
EĞİTİM – ÖĞRETİMDE, YAP-BOZ! için yorumlar kapalı
486

2019’a girerken, eğitim-öğretim sisteminde büyük değişiklikler yapıldı..

Son 16 yılda 7 Bakan değişti. İktidarınyap-boz tahtasına dönen eğitim sisteminde bugüne kadar yapılmış belli başlı değişiklere şöyle bir bakalım:

 

2003-2019 arası yapılan değişiklikler:

–  Üniversite katsayı farkı artırıldı (2003)

– Müfredat değiştirildi (2004)

– 3 yıllık lise dört yıla çıktı (2005)

– LGS gitti OKS geldi (2005)

– OKS yerine 3 aşamalı SBS (2007)

-Yabancı Dil Hazırlık sınıfları kaldırıldı(2007)

-ÖSS yerine YGS ve LYS geldi (2009)

– Üniversite girişte katsayı kaldırıldı (2009)

– Üç aşamalı sınav kalktı yerine yine tek sınav (2010)

– Düz liseler Anadolu Lisesi oldu (2010)

– 4+4+4 Eğitim sistemi geldi (2012)

– Tek SBS yerine birçok sınav geldi (2012)

– Dershaneler kaldırılacak (2012)

– TEOG ilk defa uygulandı (2014)

–  TEOG kaldırıldı (2017)

-Lise 4. sınıflarda, sadece üniversitehazırlık yapılması düşünülüyor…(2018)

 

Verilen SÖZLER:

-MÜLAKATLAR KALDIRILACAK,

(Yönetici atamalarındaki liyakatsizliğe son verilmeli, atamalarda mülakat kaldırılmalı.)

– Tüm öğretmenler kadrolu olarak atanmalı.

– Öğretmenlere performans değerlendirme ve rotasyon sisteminden vazgeçilmeli.

– Kariyer basamakları ile ilgili yeni yasal düzenleme yapılmalı, zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenlere tazminat ödenmeli.

– Okullarımıza neolduğu belirsiz grup, cemiyet, vakıf ya da dernekler alınmamalı.

– Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmeli, hazırlık ödeneği tüm çalışanlara ödenmeli.

– Sendikal ayrımcılığın önüne geçilmeli.

— Okul öncesi, ilk, orta, lise sınıflarında aktarılacak, eğitim-öğretim sisteminin içeriği eğitim uzmanlarının ilgi alanı olmalı..

 

Eğitim – Öğretimde yapılan yanlış uygulamalar:

-Meslek lisesi memleket meselesi dememize rağmen,  Meslek Liseleri dip yapmış durumda …

Gözde meslek liselerinde20-30 öğrenci kaydı bulunan okullar var . Bu okullara zorunlu meslek lisesi tercihi olmasa neredeyse birçoğuna kayıt edecek öğrenci bulunamaz hale gelmiş durumda …

-Anadolu liselerinin kapasitesi 360 binden 620 bine çıkartılmış durumda …

-İkili Eğitim yapan ve haftalık 40 saat ders yükü bulunan okulların durumu içler acısı …

-Yine Meslek Lisesinde 4 yıl okuyup elektrikçi , tornacı olacak kişilerin 4 yıl boyunca liselerde bekletilmesi , Lise bittikten sonra da elektrik prizini değiştiremeyen öğrenciler de cabası …

-Anadolu liseleri ve Fen liselerinde bile öğrenciler son sene okula gitmek istemiyor , Temel Lise ve dershanelerle son yılı geçirip sınavlara hazırlanmak istiyorlar …

-Binbir ümitle açılan ve seçme öğrenci alınan proje okullarına torpille öğretmen alınıyor. Öğrencileri bu okullara alırken sınav yapan Bakanlık , öğretmenleri seçerken Sınav yapmayı akıl edemiyor !

-Bu okulların müdürlerinin tamamının aynı sendika üyesi olması bile durumu özetlemeye yetiyor …

-Ticaret Liselerinin başına Anadolu eklenerek güncellenmek istense de bu okullar 1970 -1980’li yıllarda daktilocu yetiştirmek için açılmış misyonunu kaybetmiş okullar olarak halen faaliyet gösteriyor …

-Liselerimizi nitelikli , niteliksiz olarak bölüp en zeki öğrencilerimizi sınavla bu okullara yerleştirsekte ; idareci ve öğretmenlerini aynı sendika üyeleri arasından torpille atıyoruz . Nitelikli öğretmen ve idareci seçimine kafa yormuyoruz .

-Gençlere bir meslek kazandıracağımıza, onları hâlâ “sınav manyağı” yapmanın peşindeyiz.

MEB ; Sınav odaklı eğitimi kaldırıp, üretim odaklı bir eğitim getirmek yerine hâlâ kurs peşinde.

Son dedikodu ise; fen ve sosyal bilimler, liselerde zorunlu temel ders olmaktan çıkacakmış..

Lise  4. sınıflarda sınavlara hazırlık yapılacakmış!..

Olan, aile ve çocuklarımıza oluyor..

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklarımızın üzerindeki sınav yükünü hafifletin dedikçe, öğrencilerin artan bir şekilde sınav bataklığının içerisine çekilmesini, anlamak mümkün değil.

Yap-Boz işleminden kurtulamayan  çocuklar çocukluğunu, gençler de gençliğini yaşayamıyor!..

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Şef-faf-lık !..

Gerçekler saklanırsa, inançsızlık doğar. Saklamak o kadar tehlikelidir ki, sonunda inandır…