Anasayfa GÜNCEL İçimizdeki çocuğu kim öldürdü?

İçimizdeki çocuğu kim öldürdü?

5 min read
İçimizdeki çocuğu kim öldürdü? için yorumlar kapalı
231

Birkaç gün önce minicik yavrumuz Sedanur’un ebedi uykusunda bulunması (Ölü bulunması demek içimden gelmiyor) bir kez daha kendimizi sorgular halde bulmamamıza sebep oldu.

Bu kadim Türkmillet çağlar boyu toplumlara merhamet ve adalet dağıtırken bugün nasıl olup da vahşete, rezalete, sapkınlığa ve ahlaksızlığa alış hale geldi. Nasıl olup da çocuk katillerine haberlerine alışır hale geldik.

Bu durumu aklım inanın almıyor, kalbim kabul etmiyor. Artık neden bu durumuna dur denmiyor / denemiyor? Bu kadar zor mu adetli kanun çıkartmak? ve bu şekilde toplumları eğitmek ve güvenliği sağlamak.

Neden ve Niçin bekleniyor? Maalesef bu durum inanılır gibi değil…

Artık TBMM üyeleri (Üyeleri diyorum çünkü vekiller kanun çıkartmak için teklif verir, sadece parmak kaldırmaz) bu ülkeyi yaşanılır, huzurlu bir ülke haline getirmek zorundalar.

Yoksa maalesef içimdeki çocuğu kimin öldürdüğünü bilmeden göçüp gideceğiz bu dünyadan.

Üstelik hoş bir SEDA da bırakmadan…

İstemek başarmanın yarısıdır, önce istemek lazım. O yüzden bunları sorgulamak ve konuşmak lazım. Sonrasında çözüm gelecektir.

Kendilerini, “…dünyanın hâkimi, kralların kral, sultanlar sultanı, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi…”olarak tanıtan dünyaya adaleti ile hükmetmiş ecdadımız bugün bunları görseydi sizce nasıl tavır alırdı sizce.

Bu soruların cevapları bu kadar kolay iken, çözümleri neden bu kadar zor? Neden bu vurdum duymazlık ve neme lazımcılık!

Ama her şeye rağmen bu toplumun damalarında buna son verecek kan dolaşmakta. Ümidimizi yitirmeden haykırışlara devam etmemiz, yılmamamız lazım.

Benim halen umudum var. Bu içimizde ruhumuzda var. İnsan-ı kamil olmak genlerimize doğmadan önce kodlanmış durumda,

Ha bir gayret lütfen ağaya kalkalım ve ülkeyi değiştirelim.

DENİZ YAYIN…

Tüm yukarıda yazdığım kaygılarıma rağmen içimizde, hassas, duyarlı çok insan var ve bu insanlardan birini gecen hafta maalesef kaybettik.

Adı Deniz Yayın,

İş adamı, İnşaat Mühendisi, yapımcı, yönetmen, Türk sinaması araştırmacısı, sunucu, senarist…

Deniz Abinin unvanları saymakla bitmez.

Konservatuar da şan eğitimi de almış olan yüksek kültürlü Deniz Yayın, ‘Filmin Yaşı Yok- Vurun Kahpeye 4’ isimli filmi ile altın portakal da kazandı.

Bursa’nın ve özellikle Karacabey’in önemli simalarında olan Deniz Yayın’ın Türk genliğine örnek teşkil etmesini arzu ederim.

Umarım TBMM’nin yapacağı çağdaş, adaletli, vizyonel kanunlar içimizden birçok Deniz Yayın’lar çıkartacaktır.

Bu insanlar sadece Türkiye’ye değil Dünya’ya gerçek adaleti getirecektir.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

4 Büyükşehir de hangi adaylar daha şanslı?

31 Mart da yapılacak olan yerel seçimlere 2 aydan daha az bir süre kalmışken Türkiye’nin 4…