Anasayfa GÜNCEL Çocuksu masumiyetimizi geri verin!

Çocuksu masumiyetimizi geri verin!

5 min read
Çocuksu masumiyetimizi geri verin! için yorumlar kapalı
205

Kim ne zaman, nerede aldı bilinmez ama artık çocuksu masumiyetimizi geri istiyorum. Sapanca’da geçtiğimiz hafta bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan masum yavru köpeğimizin resimlerini görünce çocuksu masumiyetimizden çok uzaklaşmış olduğumuzu fark ettim.

Kendini ifade edemeyen bu yavru köpek, tıpkı diğer canlılar gibi bizimle birlikte gezegenimizi ortaklaşa kullanıyor. Ama onlara yaşama şansı tanımayan dünyanın “asıl sahibi” bizler, onları değersiz görüp merhametten uzak bir şekilde canlarını yakmayı, hatta almayı sıradan bir olay olarak görmeye başladık.

Peki ne ara biz bu kadar merhametten uzaklaştık? Ne ara masumiyetimizi kaybettik?

Ne ara insanlığımızı kaybettik?

O sevimli küçük köpeğin gözlerindeki acı dolu bakışlar hala gözlerimin önünden gitmiyor. Söz konusu çıkarlarımız olduğu zaman her şeyi hoş göremeye biz ne zaman alıştık?

Oysa çocukluğumuz öyle miydi?

Dünya ne kadar da masum ve ne kadar da saf, duru ve temizdi bizim için. Merhamet dolu o masumane bakışlarımızda her şey çok netti.

Mensubu olduğumuz din İslamiyet merhamet konusunda çok hassasken biz neden bu kadar merhametsiziz. Yüce Peygamber canlılara karşı şefkat dolu iken biz neden zalimiz.

Elbette her şeyin başı eğitim ama yavru bir köpeğe yapılanların bir dersi mi olmalı? İnsanı kamil dedikleri perfecthuman çok mu uzak artık bize?

Biz insanoğlu çok hatalı, kusurlu varlıklarız. Hayatlarımız boyunca onlarca, yüzlerce hata yapabiliyor ve geriye dönüp bakmıyoruz bile. O vakit yapacak tek bir şey kalıyor geriye. Adaletli bir Ceza Hukuku!

Eğer bir ülkede gelişmiş insan standartlarına ulaşmak istiyorsak o zaman gelişmiş insanlar gibi yaşamak için gereken şartları oluşturmak gerekiyor.

Önümüzde seçim var. 25 Haziran sabahı uyandığımızda her şeyin yeniden başlayacağı. Hiçbir şeyin ötelenmediği ve artık gelişmiş ülke standartlarına ulaşma zamanı olması gerekiyor.

Seçimi kim kazanırsa kazansın. “Sen – Ben Yok, Biz Varız” demeli ve kişisel çekişmeleri bir kenara bırakıp bu aziz millete hizmet etmeli.

Oysa bunları yapmak bu kadar uzun süre almamalıydı. Hassasiyetlerimiz ve Merhametlerimiz kodlarımızda mevcuttu. Sırf bunları unutmayalım, tekrar hatırlayalım diye bize Yüce Allah tarafından sayısız elçi gönderildi. Elimizin altında rehber edinebileceğimiz kılavuzumuz olan kutsal kitabımız varken ülke olarak muasır medeniyet seviyesinin bu kadar gerisinde kalmamalıydık.

Kadına, çocuğa ve hayvanlara karşı yapılan şiddetleri duyduğumuzda ülkemizi örnek vermeli ve uluslararası kuruluşları devreye sokarak şiddetin önüne geçilmesi için ön ayak olmalıydık.

Artık tüm toplum olarak tarihi boyunca defalarca olduğu gibi yine dünyaya örnek toplum olmaya ve dünyayı değiştirmeye hazır olmalıyız.

Umarım bunu siyaset yapanlarda bir an önce duyar ve biz de insanlığımızdan utanmaktan vazgeçeriz.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

4 Büyükşehir de hangi adaylar daha şanslı?

31 Mart da yapılacak olan yerel seçimlere 2 aydan daha az bir süre kalmışken Türkiye’nin 4…