Anasayfa GÜNCEL AKILLI OLMAK VE OLAMAMAK

AKILLI OLMAK VE OLAMAMAK

6 min read
AKILLI OLMAK VE OLAMAMAK için yorumlar kapalı
954

AKIL…

Akıl : İnsanın düşünme, bilme, davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırmasıyla ilgili kabiliyeti veya dirayetine topluca Akıl denir.
Belli yargıların başka yargılar ile mantıksal bağlantılarını kavramak; olayları yönlendiren ve düzenleyen ilkeleri (kanunların) bulmak, dolayısıyla geleceğe ilişkin ya da gelecekte olacak olaylar konusunda öngörüde bulunmak kabiliyeti şeklinde de tanımlanabilir.
Pratik yönden akıl ulaşılması istenen amaca veya hedefe götürücü araçların bilerek ve tam olarak uyarlanmasıdır.

Bu anlamda akıl duyusal yeteneklerle (iç Güdü, çağrışım) değil, akıl yürütmeyle hareket etme ve yargılama kabiliyetidir. Daha özel anlamda, Doğru düşünme, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti veya gücüdür.

Aptallık kavramını da akıllı kavramının tersi olarak alabiliriz demek ki. Yani bilgiye dayanmayan ,bilgiyi süzemeyen ,iyi,kötü,doğru ,yanlış kavramlarını birbirinden ayıramayan, kısaca bu kabiliyetlerden yoksun olma durumuna aptallık denebilir.

Burada en çok dikkati çeken hissi davranmak ya da davranmamak, Bir de zeka kavramı var. Bu kavram da duygusal zeka ,sosyal, görsel ,işitsel v.b. şeklinde sıralanabilir.

Kavramları kabaca tanımladıktan sonra ben de şöyle bir sentez oluştu. İnsanlar farklı alanlar, farklı durumlar da akıllı, zeki ve aptallıkları olabileceklerini düşünüyorum. Bu yüzden kimse (tıbbi tanımlar hariç) tamamen akıllı ,tamamen aptal, tamamen zeki olamaz. Zeka doğuştan gelen bir kabiliyet, oysa akıl yaşadıkça gelişebilen, öğrenilen bir kavram. Akıl danışılabilir lakin zeka danışılamaz. Zeka da her alanda gelişmiş olmayabilir. Müzik konusunda deha olan biri diğer konularda daha vasat olabilir. O zaman zeka yetenekleri de etkileyen bir durumdur. Bu bilgiler ışığında baktığımızda müzik dehası olan bir birey basit bir matematik problemini çözemeyebilir. Bu durum onu aptal yapmaz. Lakin dehasını sergileyemediği bazı kişiler onun basit bir problemi çözemediğini gördüklerinde aptal olarak algılayabilirler. Bazen bu toplumları da kapsayabilir. O yüzden insanları aptal olarak değerlendirmeden önce o kişi veya kişiler hakkında ne kadar veriye sahip olduğumuzu hesaba katmamız gerekir. Ön yargı ile değil mantık çerçevesinde, hislere değil verilere dayandırarak yargıya varmamız gerekir. Doğru değerlendirme yapmaz isek de yukarı da bahsettiğimiz durumlardan ötürü kendimizi aptallık durumuna düşürmüş olabiliriz. Pek çok felsefe de ve keza pek çok dini inanışta suizan (biri hakkında kötü bir fikre sahip olmak) etmek yanlış olarak nitelendirilir. Ve hüsnü zan (biri hakkında olumlu güzel fikre sahip olmak) etmek tavsiye edilir. Birbirimiz hakkında saygı geliştiremezsek birbirimizi sevmemiz mümkün olmaz. Sevmez isek de bir arada yaşadığımız, yaşamak zorunda olduğumuz çevreler de kendimizi mutsuz ve çaresiz hissedebiliriz. Benim önerim anlayamıyorsak, anlaşamıyorsak bile birbirimize saygı duyabiliriz.
Gülgün Keser
Enerji & yaşam koçu

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

BÜTÜN

Bütünlük enteresan bir kavramdır. Zihin bütünselliği aynıdanlık olarak algılasa da aslında…