Anasayfa GÜNCEL Zübeyir Demirkaya : ‘Caminin yolunu bilmeyen vatandaş din görevlisi ile uğraşır’

Zübeyir Demirkaya : ‘Caminin yolunu bilmeyen vatandaş din görevlisi ile uğraşır’

13 min read
Zübeyir Demirkaya : ‘Caminin yolunu bilmeyen vatandaş din görevlisi ile uğraşır’ için yorumlar kapalı
916

Mudanya’da yerel bir gazetenin köşe yazarı tarafından hakkında yazı yazılan Güzelyalı’nın Eski Camii’nde görev yapan imam Ufuk Yozgatlı ile ilgili, Tekbir-sen Genel Başkan Yardımcısı Zübeyir Demirkaya bir yazı ile konuyu kaleme aldı.
Bursa Söylem Gazetesi olarak yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.

MİHRAPLARIMIZIN LEKELENMESİNE MÜSAADE ETMEYELİM
Uzun zamandan beri köşemde ele alacak bir konu bulamıyordum. Adeta imdadıma Mudanya’da yayın yapan bir yerel gazetenin rumuz ile köşe yazarlığı yapan bir yazarın yine Mudanya’da bir mahallede görevli bir din görevlisi aleyhinde yazdığı yazıyı okuyunca “ insanlarda ki bu din görevlisine kin ve öfke ne diye “ düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Köşe yazarımızın kaleme aldığı yazıyı aynen paylaşmakta fayda var diye düşündüm.
Yazarımız; Onlarda hep aynı Burgaz, senin orada vazife yaptığın senevatlarda daha iyiydi laflamalarında bulundular. Bir ahbabım bayramda Burgaz’da Altınkum’a doğru giderken yolun sağındaki ufak eski camide bayram namazını eda etmeye gitmiş. Vaazda hoca efendi, bir din adamına yarışır şekilde dini aksi kaziyeler hakkında ahaliye vaaz vereceğine İmam Efendi’nin şarlatanlıklarına şahit olmuş. Ahbaplarım serzenişlerini oradaki cemaatle muvazaa edince oradaki cemaatin de o imam efendiden epey şikayetçi olduklarına şahit olmuşlar. İmam Efendi devletten niye akçe alır? Vaktinde ahaliye namaz kıldırıp, dini aksi kaziyeler hakkında ahaliyi bıdaa sahibi yapsınlar diye… Mamafih, ahaliye dini konularda bıdaa sahibi yapacağına güncel hayattan alaycı tavırlarla karşı tarafı suçlar gibi vaaz veriyormuş. Kendi hayatında başından geçen aksi kaziyeleri cemaate anlatıyormuş. Bir çok kez vakit namazlarına vazifesi olduğu halde gelmeyip yerine cemaatten tekayüte ayrılmış din adamlarını bırakıyormuş. Cemaate önyargılı yaklaşıp laflamalarıyla kırıp küstürüyormuş. Bu yüzden o ibadethanede kimse namaz kılmak istemiyormuş. Durumdan rahatsız olan ahali, mahallenin muhtarıyla birlikte hoca efendiyle ilgili Müftü Efendi’ye de bir çok defa şikayette bulunmuşlar. Şikayetler, örtbas ediliyormuş. Cemaatte, Müftü Efendi’nin imam efendiyi niye bu kadar kayırdığı ve gereğini yapmıyor diye de dimağlarında farklı soru işaretleri oluşmuş. Burgazlı ahbaplarımın kelamına göre, bu imam efendinin daha evvel Burgaz’da Yalı Mahallesi’nde de görev yaptığı, başka ibadethaneden böyle tavırları yüzünden cemaatin şikayetiyle Eski Cami’de vazifelendirildiğini anlatıyorlar.diye yazmış.
Gazetecilik kültüründe bir kişinin aleyhine bir yazı kaleme alacağın zaman o kişi aranır ve aleyhine olan şeyler hakkında bilgi verilir ve o kişinin de bu konu hakkında görüşü alınır, diye bilmekteyim.
Ben bugün kü köşemde meslektaşımızı savunmak yerine, bu meslektaşımız şahsında adeta diğer hocalarımıza aba altından sopa gösterilmektedir. Bu makalenin son paragrafında yazarımız ilçe müftümüze adeta bu din görevlisini ordan alması için talimatlar vermektedir. İşte yazının devamı yani müftü beye adeta basın yoluyla verilen talimat;
“Çok kıymetli müftü efendi, sevgili hocam sual ettiğim kadarıyla evladımdan hüviyetin küçük. O yüzden seni evladım gibi uyarmak istiyorum. Alınmazsan, gönül koymazsan memnun olurum. Mudanya’mız zatı halinin vazife yaptığı daha evvelki vilayete benzemez; vurdumduymaz bir ahali değil, tam tersine hakkını arayan bir ahaliye sahibiz çok şükür. Kendi vazifen açısından Burgaz’daki Eski Cami’de vazife yapan bu imam efendiyle ilgili gereğini yaparsan oradaki cemaat pek memnun olacak. Hatta şöyle bir istirhamları varmış zatı halinizden. Altıntaş’a giderken Çamlıbel diye çok güzel bir yer var ve oranın İmam Hatibi Burgaz’da çok sevilip sayılan bir delikanlıymış. Eski Cami ile Çamlıbel Camii’nin imam hatiplerini becayiş yaparsan ahali pek bir memnun olacakmış, bizden söylemesi.”
Buradan bu yazıyı kaleme alan kıymetli yazarımıza birkaç sorum olacaktır;
Bu yazarımız gerçek kimliğini neden gizlemektedir?
Kimin kim ile becayiş yapması gerekir bunu görevliler karar verirken, bu yetkiyi kimden yada kimlerden alarak bu meslektaşımızın yerini başka bir meslektaşımız ile değiştirilmesi tavsiyesinde bulunabiliyor?
Becayiş nedir? Bunu diyanet camiasından olmayanların kolay kolay bilemeyeceği bir söz. Bu yazıyı kaleme alan yazarımız acaba Diyanet camiasından mı?
Yazılarından bu yazarımızın devlet memuru olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Devlet memurunun basın yoluyla açıklama yapması, beyanatta bulunması suçtur. “Devlet memurlarının, basına bilgi ve demeç vermesine ilişkin yasaklama 657 sayılı Kanunun 15’inci maddesinde düzenlenmiştir. 657 sayılı Kanunun 12.5.1982 tarih ve 2670 sayılı Kanunun 7’inci maddesi ile değişik “Basına Bilgi ve Demeç Verme” başlıklı 15’inci maddesinde; “Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli; illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir.
Askeri hizmet ile ilgili bilgiler özel kanunların yetkili kıldığı personel dışında hiç bir kimse tarafından açıklanamaz.” hükmü yer almaktadır. Maddenin gerekçesinde, “Kamu görevlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak basın organlarıyla radyo ve televizyon kurumlarına bilgi ve demeç vermeye kimlerin yetkili olduğu belirtilmekte ve idarenin, halkla ve kamuoyuyla münasebetlerinde insicamlı bir münasebet sağlamak amacıyla bu madde konulmuştur.” denilmektedir.
657 sayılı Kanunun 15. Maddesini ihlal ettiğini bildiği için mi başka bir isim ya da rumuzla yazılar yazmaktadır?
Ayrıca bu hocamızın aleyhinde iddia ettiği konular hakkında elinde belge yada belgeler var mıdır?
Değerli okuyucularım!
Maalesef ki günümüzde din görevlisi ile uğraşmak adeta moda haline gelmiştir. Camii cemaati din görevlisi ile uğraşır. Camii dernek yönetimleri uğraşır. Caminin yolunu bilmeyen vatandaş din görevlisi ile uğraşır.
Caminin wc sini kullanmaya gelenler wc kilitli diye din görevlisiyle uğraşır. Perşembe günleri minarenin kandillerini yakarsın, bundan rahatsız olanlar din görevlisi ile uğraşır. 15 Temmuz akşamı hain darbe kalkışmasını bertaraf etmek ve birlik ve beraberliğimizin sembolü, simgesi olan salayı okursun, bundan rahatsız olanlar din görevlisi ile uğraşır. Maalesef ki kurum amirlerimiz bu konuda görevlilerine sahip çıkmamaktadır ve adeta din görevlisinin ezilmesine müsaade etmektedir. Yetmedi bir de kurum tarafından soruşturma açılır. Sebep ne? Camii cemaati şikayetçi. Pekala hiç sordunuz mu camii görevlileri kendisinden şikayetçi olanlardan şikayetçi mi? Değil mi?
Son günlerde Diyanetimize ve teşkilat mensuplarımıza karşı yürütülen karalama kampanyasına karşı uyanık olmalıyız ve haksız şikayette bulunan kişileri de yargıya intikal ettirmeliyiz. Unutmayalım ki mihrabımızı lekelemek isteyenler var ve onlara mihraplarımızı lekelemelerine müsaade etmeyelim.
Selam ve dua ile.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Bursa OİB, otomotivde en iyi tasarımları 27 Ekim’de açıklayacak

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) otomotiv sektöründe katma değer…