Anasayfa GÜNCEL SURİYE SINIRIMIZDAKİ SANCILI BASKI ARTIYOR!

SURİYE SINIRIMIZDAKİ SANCILI BASKI ARTIYOR!

14 min read
SURİYE SINIRIMIZDAKİ SANCILI BASKI ARTIYOR! için yorumlar kapalı
581

“Türkmen’in Türkiye’de mülteci olması, Evladın baba ocağında misafir olması gibidir.”

Suriye sınırımızda sürekli bölgede bulunan özellikle CNN – BBC gibi uluslararası medyanın, tüm

gayretlere olumlu detaylara karşın sadece bölgeyi çirkin ve kötü gösterecek görüntüleri çekip yayınladıkları bölgede hesabı olan odaklar elele vermişler dünya kamuoyunda şöyle bir algıyı yerleştirmeye çalışıyorlar:

“IŞID/DAEŞ cani ve çok tehlikeli bir örgüt. Bunlar bölgede bulunan Kürtleri katlediyorlar. Buna karşı koymak için kurulan PYD de öz savunma yapıp bölgede bu tehlikeyi önlüyor, eğer destek verirseniz dünyayı bu beladan sınırlarımızın dışında cereyan eden olayların mağdurlarına, hiçbir ayırım yapmaksızın kapılarını açan ülkemizin, bölgedeki görevlilerin ve ilgilenen belediyelerin gelenleri mülteci gibi değil misafir gibi gördükleri ve ona uygun davrandıkları aktarıldı. Kimsenin aç ve açıkta kalmaması, temiz ve sağlıklı koşullarda barınması, kendini huzurlu ve güvende hissetmesi için ellerinden gelenin fazlası ile yaptıklarından bahisle şunlar aktarıldı:

“Kobani olarak isimlendirilen Ayn El Arap’daki anında canlı yayınlarla dünyaya servis edilen hadiselerin hemen ardından; sınırımıza yığılan binlerce insana 3 gün boyunca tankerlerle su ve kumanya dağıtıldı,Türkiye sınırını geçtikleri andan itibaren tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere hepimiz seferber olduk.

Biz gelenlerin iaşe ve barınmaları ile uğraşırken bölgedeki bölücüler ve ele geçirdikleri belediyeler kurdukları çadırlarda gelenleri Türkiye aleyhine kışkırtıp olay çıkardılar. Türk askerini taşlattılar.Ayn El Arap (Kobani)den gelen yaralıların tamamı bölgedeki hastanelerde tedavi altına alındı. Bu gün hastanelerde boş yer yok. Çadır kentler kuruldu hızlıca. Günde üç öğün sıcak yiyecek veriliyor. İhtiyacı olanlara giyecek dağıtılıyor. Buna rağmen Türkiye’yi hiçbir şey yapmamakla suçladılar. Sınırdan geçen herkese Türkiye’yi tüm Kürtlerin ezeli düşmanı gibi anlatarak kurulacak sözde Kürdistan devleti için taraftar topladılar.

Kamplarda yönetim ve hizmet veren belediyeler ve kampı sürekli temizlemeye uğraşırken bazı sığınmacılar kampı sürekli pis ve bakımsız tutmaya ve dünya medyasına öyle aksettirmeye gayret ettiler.Tüm bunların anlatarak kavranmasın zor.O nedenle kalkın gelin yerinde görün inceleyin ve dönüşte bu davet üzerine işin doğrusunu yerinde görmek üzere 24-25-26 Haziran 2015 tarihlerinde Türkiye Yörük Türkmen Birliği’nden dört kişilik bir heyet İrfan Tatlıoğlu başkanlığında Şanlıurfa’ya gitti.

Oradaki kamu görevlileri ve belediye başkanlarıyla; Suriyeli Arap ve Türkmen gazetecilerle, sivil toplum temsilcileri, Türkmen Arap ve Kürt kesimlerin ileri gelenleri ile Akçakale mülteci kampındaki Suriyeli Yardım amaçlı açılan hesaba yatırılan paraların, özellikle batı ülkelerinden gelenlerin Suriye’den ve Kobani’den gelen Kürtlere harcanmak koşulu ile gönderildiği bilgisi şaşırttı.

Çoğunluğu Suriyeli Arap sığınmacıların konakladığı “Şanlıurfa Valiliği Akçakale Kaymakamlığı Süleyman Şah Konaklama Tesisi”ni. (mülteci kampı) ziyaret ettiler.Devletin ve yardım kuruluşlarının imkânları ile çadır kent oluşturulmuş. Her çadıra bir televizyon, ocak ve buzdolabı konulmuş. Yer minderlerinden başka bir şey yok. Türkmenler Gaziantep’deki kampa,Kürtler özellikle Ayn El Arap’tan gelenler Suruç’taki kampa yerleştirilmiş.Suruç Kampı, dünya’nın şartlı ve yoğun desteklerinden ötürü çok daha konforlu donanıma sahipmiş. Kamp yöneticisi Akçakale Kaymakamı hiçbir eksikleri olmadığını her şeyi devletin temin ettiğini söyledi.

suriye2

Yapılan görüşmelerde alınan notlar doğrultusunda başta Türkmenler olmak üzere Arap hatta bazı Kürt Suriyeli sığınmacıların görüşleri ve değerlendirmeleri şu noktalarda birleşiyor:“Biz Suriye’deki Türkmen Arap ve Kürtler aynı geminin içindeyiz. Türkiye gibi bir liman arıyoruz.Tüm Suriyeliler sizlerden çok memnun, hatıramızı soruyorsunuz,  bizi koruyorsunuz karnımızı doyurup bize bakıyorsunuz. Özellikle Araplar Türkiye’ye müteşekkir, çünkü sığındıkları diğer Arap ülkeleri bize eziyet ediyor hapse atıyorlar. Türkiye bize kapılarını açtı.Şanlıurfa Suruç nüfusu 80.000 kişi. Bir gece de 200.000 kişi geldi. Ama kimse aç ve açıkta kalmadı.Çocuklarımızın eğitimini bile Türk Milli Eğitimi veriyor.Geçmiş dönemde Suriye’dekiler Türkiye’yi çok kötü bildiler. Bunu da BAAS partisi özellikle yaptı. Şimdi İŞİD denen örgüt başta Irak ve Suriye olmak üzere tüm hapishanelerdeki mahkûmların salıverilerek oluşturulmuş bir birlik idi. Bu salıvermelerde Suriye Esad yönetiminin de parmağı var. Dikkat ederseniz belli hedeflere saldırıyorlar belli hedeflere saldırmıyorlar.IŞID ve PYD /PKK Suriye rejimine karşı savaşmazlar.

suriye1

Rejim Kobani’de savaş oldu DAEŞ / İŞİD savaşırken bazı yerleri PYD’ye devrediyor. Tel Abyad’ı IŞİD tek mermi atmadan terk etti. IŞID bazı yerleri boşaltıyor. PYD gelip bayrak açıyor. Köyde bulunan Arap ve Türkmenlere köyü boşaltmaları için bir saat süre veriyorlar. Rakka’da Türkmen ve Araplara eziyet ediyorlar.PYD köyüme girişi kapatmış. 20 kişilik bir unsur koymuş. Anlaşacak dil bulamıyoruz. İçlerinden hiçbiri Kürtçe bilmez, Türkçe Arapça da bilmez. İngilizce ve Farsça konuşuyorlar.

suriye3

İŞİD bölgedekileri güneye, PYD de kuzeye sürükleyerek koridor açıyorlar.İŞİD sadece korku yaratarak gelişmeleri meşrulaştıracak gerekçeler oluşturuyor ve zemin hazırlıyor. Böylelikle birlikte koordineli olarak oluşturdukları koridorda Kürtlerin kalmasını, terk edenlerin geri dönmesini sağlıyorlar. Türkmenleri ve Arapları Bölgedeki, ayakta kalabilen tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’nin güneyinden yenir bir devlet kurmak suretiyle Ortadoğu ve İslam coğrafyası ile arasına duvar örmek istiyorlar. Suriye de 3,5 milyon Türkmen var ve üç ayrı bölgedeler.Bunlardan birinci kısmı hemen sınırımızın güneyinde Tel Abyat – Ayn El Arab – Halep bölgesinde. İkincisi Hatay’ın güneyinde bulunan Bayır Bucak Türkmenleri. Üçüncüsü de daha güneyindeki Golan Türkmenleri. Akçakale de nüfusu çoğunlukla Arap. Bildiğimiz Türkiye’yi seven Arap ve Türkmenler birleşerek savaş kararı aldı. İçimizde Kürt olanlarda var. Bizim savaşımız etnik değil sadece topraklarımızı elimizden almaya çalışan ve ailelerimize eziyet eden PYD’ye karşı.

Biz erzak giysi para yardımı istemiyoruz. Arap – Türkmen ayırımı yapılmadan biz sadece örgütlenmek, eğitilmek, silah ve mühimmat istiyoruz.Türkiye’de istikrar olsun güçlü devlet olsun biz hepsini süpürürüz. Sadece Biz ilk fırsatta topraklarımıza geri döneceğiz. Benbu savaşa rağmen annemi oradan getiremedim. Ben Türkmen’im ama Suriyeliyim. Benim topraklarım kıymetli. Bırakmaya niyetimiz yok. Dedem orada yatıyor. Ben geri döneceğim. 2,5 milyon geri dönmek için can atıyor.  İşi gücü olan az sayıda kişi belki kalmak isteyebilir.

“Bizim en büyük temennimiz bu savaşın bizden size sıkıntı doğmadan sona ermesi.”

 

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Osmangazi’de bir hafta…