Anasayfa GÜNCEL MHP Bursa’dan tepkilere cevap!

MHP Bursa’dan tepkilere cevap!

24 min read
MHP Bursa’dan tepkilere cevap! için yorumlar kapalı
596

Türkiye 7 Haziran seçimlerini geride bıraktı ama tartışmalar dinmedi. Yemin töreni, koalisyon görüşmeleri derken meclis başkanlığı seçimleri… Partilerin stratejileri, planları yok yok… MHP, ilk üç turda kendi adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekledi. İhsanoğlu, 4. tura kalamayınca  MHP, TBMM Genel Kurulu’nu terketmeyerek çekimser kaldı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu kararı sosyal medyada patlama yaptı. Devlet Bahçeli ve MHP eleştirilerin hedefi haline geldi. Bizde MHP’nin bu kararını,  gelen tepkileri, meclis başkanlığı seçimlerinden sonra daha çok dile getirilen MHP – AKP koalisyonunu Bursa’daki MHP camiasına sorduk.

Yorumlar şöyle;

yüksel

Yüksel Yılmaz ( MHP Bursa İl Başkanı)

Halkımız 80 tane milletvekili ile Milliyetçi Hareket Partisi’ne güç vermiştir. MHP,  bu gücü kendi adayının seçilmesi için kullanmıştır fakat seçilememiştir. Son tura bu güçle giremeyeceğimiz için diğer adayların birbirinden farklı olmadığını düşünerek bu işin vebalini almadık, alamazdık da. Cumhuriyet Halk Partisi madem bu konuyu bu kadar önemsiyor daha bir yıl önce gerçekleşmiş olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığı adaylığına layık gördüğü ve ortak karar olarak sunulmasında katkı sağladığı iradeyi neden meclis başkanlığı seçiminde göstermedi, bunu sorgulamak lazım.

Asıl kritik olan, dikkat edilmesi gereken husus bu. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisine gelip, geçen yıl beraber hareket ettik, ortak hareket ettiğimiz önemsediğimiz isim,  bilgisiyle, birikimiyle, devlet tecrübesiyle cumhurbaşkanına layık gördüğü Ekmeleddin İhsanoğlu’nu biz bu seçimde de destekliyoruz deseydi bu fotoğraf bugün böyle olmazdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Deniz Baykal’ın seçimden hemen sonra yaptığı görüşme hala muallaklığını koruyor. Bütün bunları Milliyetçi Hareket Partisi görmezden gelemezdi ve gelmedi de.  Biz yarınlar adına hesabını veremeyeceğimiz hiç bir oluşumun içerisinde olmayız, bu konuda da irade beyan etmeyiz. Biz dün de, bugün de, yarın da duruşumuz dik olmuştur ve olacaktır. Burada sorgulanması gereken bir şey var ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin tavrıdır. Bir yıl önce cumhurbaşkanlığı makamına layık gördüğünüz ortak aday olarak destek verdiğiniz Ekmeleddin İhsanoğlu’na bugün neden destek vermediniz. Önce bu soruyu izah etmeliler.

Bu durumun tam aksi bir şekilde de aks etseydi bu tepkiler yine gelirdi. Tepkiler gayet doğaldır, siyasidir, anlayışla karşılıyoruz ama bir çoğuna da katılmadığımızı belirteyim. Aksi bir durum olsa tepkiler gelmeyecek miydi? Karar ne olursa olsun mutlaka eleştirilecekti ama  geniş halk kitleleri açısından baktığımız zaman çokta büyük bir tepki değildir. Yani Milliyetçi Hareket Partisi,  CHP’nin ya da HDP’nin tayin ettiği bir ismi mi meclis başkanı olarak seçecekti, daha mı doğru olacaktı, o zaman tepki almayacak mıydı? CHP ve HDP’nin ortak adayını Milliyetçi Hareket Partisi destekleseydi o zaman verilecek olan tepkileri gözünüzün önüne getirin. Diğer açıdan bakarsak seçimlerden hemen sonra ortaya çıkan bu tablo bir anda sağlıklı değerlendirilebilecek bir tablo değil. Bir tarafta en fazla oy oranına sahip bir parti var diğer tarafta değişik görüşlere sahip 3 tane muhalefet partisi var. Bunlardan birisi hiç bir şekilde muhatap almadığımız bir parti, diğer ise dünya görüşümüz tamamen farklı olan Cumhuriyet Halk Partisi. Bunların kolay kolay bir araya gelmesi zordur ve bunları doğal karşılamamız lazım.

Bizim belli bir kısmın hassasiyetlerimiz var, Bunları defalarca dile getirdik. Öncelikle Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne zeval getirecek her türlü oluşumun karşısındayız başta çözüm süreci olmak üzere. Geçmiş dönemdeki hükümetler yaptıkları yolarla değil yolsuzluklarla anılmaya başlamıştır. Ve bu isimlerden bazıları da artık sembol olmuştur. En azıdan kamuoyunun vicdanını rahatlatmak üzere bu sembol olmuş isimlerin bir an önce adil bir hukuk sistemiyle yüzlemesi gerekir.  Türkiye’nin yakın komşularında yani Kuzey Irak Kürdistan’ı diye bildiğimiz oluşum Suriye’ye de sıçramıştır bunun bir adım sonrası Türkiye’nin fiilen bölünmesidir. Bu konuyla ilgili bakış açımız, duruşumuz bellidir. Türkiye’nin üniter yapısına zeval getirecek her türlü oluşum karşısındayız, hassasiyetimiz bellidir.  Bizim seçim meydanlarında vermiş olduğumuz vaatler var, koalisyonun şartlarını oturup konuşmak lazım. AKP’nin söylemlerine baktığımız zaman CHP’ye hatta HDP’ye daha yakın olduğunu görürsünüz.

suat

SUAT ERMİŞ (Gürsu MHP İlçe Başkanı)

Meclis başkanlığı sonuçları bizim istediğimiz şekilde sonuçlandı. HDP’nin olduğu bir ortamda  CHP’nin aday gösterdiği Deniz Baykal’ı desteklemek doğru bir hareket değildi. Bu bizim ilkelerimizle, düşüncelerimizle ters düşen hareket. HDP ile beraber Deniz Baykal’a 80 oy vermiş olsak kendimizi inkar etmiş olurduk o yüzden doğru bir hareket bu. Çevremizden ve vatandaşlarımızdan da olumlu tepkiler aldık.

Genel başkanımızın kararı partinin ilkeleri, ideolojileri doğrultusunda verilmiş bir karar, Milliyetçi Hareket Partisi’nde görev yapan herkesin ortak kararıdır sadece Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin almış olduğu bir karar değildir.

Tepki verenlerde belli, sol kesimden tepki aldık, bizim onlara verilmiş bir sözümüz yok. Biz hiç bir zaman Deniz Baykal’ı destekleyeceğiz diye bir söz vermedik. Söz vermişiz de sözümüzde durmamışız gibi bir algı oluşturuyorlar. Bence çok saçma bir tepki.

Bence CHP ile AKP koalisyon kuracak, şu anki tepkileri de bu yüzden. Kendi gardlarını alıyor. MHP ile koalisyon kurmazlar, bana sorarsanız ben kursun isterim, MHP  koalisyonda olsun isterim ama AKP kurmaz. Bunun nedeni de yaklaşık 4-5 yıldır gündemden düşmeyen bir açılım, çözüm süreci gibi durum var. Ortada verilmiş vaatler var, sözler var. Milliyetçi Hareket Partisi ile koalisyon yaparlarsa bu vaatlerin yerine gelmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konuda dik duracağını da biliyorlar. CHP’nin bu konuya daha olumlu yaklaştığını düşünüyorlar, CHP çözüm sürecine katkı sağlayacağından söz ediyor bu nedenle CHP ile koalisyon yapabilirler. Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten Atatürk’ün kurduğu bir partisi ise ilkeleri doğrultusunda dik durması lazım.  Cumhuriyetin bölünmez bütünlüğünü koruyacak şekilde hükümet ortağı olması gerekir. Eğer Atatürk’ün ilkelerini göz ardı ederlerse bu koalisyon fazla uzun sürmez tekrar bir seçim olur. Erken seçim olursa da tablo değişmez. AKP tek başına iktidar olamaz, yine 4 parti meclise girer, MHP’nin de oyları artar. Tepki verenlerin çoğu zaten sol kesim. Bizim onlara bir destek sözümüz yok ki bu kanıya nerden kapılıyorlar da Milliyetçi Hareket Partisi’ne Genel Başkanımıza hakaret edercesine yorumlar yapıyorlar onu da anlamış değiliz.

gülten

Gülten Kavut Sürücü

Milliyetçi Hareket Partisi’nin meclis başkanı olarak göstermiş olduğu Ekmeleddin İhsanoğlu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı adayıydı. Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir çatı adayı varken Deniz Baykal’ın aday olmasına ne gerek vardı. Birlikte bir aday çıkarmamız söz konusuysa tabi. Deniz Baykal aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasette yolunu açan kişidir. Ayrıca Baykal’ın kasetleri ortaya çıktığında Erdoğan mitinglerde “bu özel değil geneldir genel”diye bağıran da Erdoğan değil mi? Seçim sonuçlarından hemen sonra bir araya gelen isimlerde Erdoğan ve Baykal’dır. Bu görüşmeler soru işaretlerini de beraberinde getiriyor ve bu soru işaretlerini üst süte koyduğumuz zaman ben Milliyetçi Hareket Partisi’nin tavrını, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ilk günden beri sergilediği dik duruşu destekliyorum. Tepki gösteren, kızan insanlarda bu konuları göz önüne almalılar.  Bir taraftan CHP’nin adayı Deniz Baykal seçilmeliymiş gibi bir  hava oluşturuluyor. Baykal’ın bu ülkeye çok lazım olduğuna dair bir siyasi durum sergileniyor ama ben Baykal’ın duruşuna bakıyorum, miting alanlarında kasetleri diline dolamış, özel değil genel genel diye bağıran birinin önüne gitmiş bir beyefendi.

Ahlaka uygun bir tavır mıdır bu? Bir taraftan da Meral Akşenir üzerinden MHP’ye yükleniyorlar. Meral Hanım’ın neden aday gösterilmediğine dair senaryolar yazıp çiziyorlar, dikkat ederlerse MHP ile Meral Akşener arasında bir sorun olmadığını fark ederler, Meral Akşener ile Devlet Bahçeli yanyana  oturdu. Belki meclis başkanlığının dışında başka bir görev için düşünülmüştür Meral Hanım, nasıl bir strateji çizdiklerini bilemeyiz. Ben şahsen Baykal’ın yaptığını yapmazdım. Ama Baykal gitti, görüştü ve bir konuda anlaştılar, gizli saklı görüşmeler, pazarlıklar devam ediyor. Ama Devlet Bahçeli seçim sonuçları açıklandıktan sonra çıkıp şeffaf bir şekilde MHP’nin tavrı, kararı budur dedi. Yalan, yanlış bir şey söylemedi. Devlet Bey’i bu kadar desteklediğim bir dönem olmamıştır. 17- 25 Aralık süreci çözümlenmelidir diyor, yalan mı söylüyor?

Milliyetçi Hareket Partisi koalisyon için kırmızı çizgilerini açıkladı, bu konuda anlaşabilirlerse ki bu çizgi de çözüm sürecidir. Milliyetçi Hareket Partisi burada ırkçılık yapmıyor hiç bir zaman da yapmadı.  Milliyetçi Hareket Partisi en başından beri bu sürecin çözüm değil çözülme süreci olduğunu ifade etti bu yüzden destek vermiyor. Seçim sonuçlarından sonra Türkiye haritasına bakarsak nasıl bir tablo ile karşı karşıya kaldığımızı görürüz. Gelen tepkilere bakacak olursak, MHP’ye oy verecekmiş gibi davranan ama  hiç bir dönem vermeyecek olan bir kesimden bahsediyoruz. HDP’nin oy oranı nasıl arttı, oylar nereden kaydı görmek isteyenler seçim sonuçlarına baksın, Türkiye’deki oy dağılımına baksın ona göre bir değerlendirme yapsın. AKP ve CHP’den HDP’ye oylar gitti ama Milliyetçi Hareket Partisi oy oranını arttırdı. Seçim öncesi bir çok anket yapıldı, hatta bu anketleri algıyı yönetmek, insanları etkilemek için yapıldığı söylendi, Bursa’da Mart ayında yapılan bir ankette MHP 3, CHP 5, AKP’nin de 9 milletvekili çıkaracağı sonucu ortaya çıkmıştı. Ve seçimlerden sonra bir anket firmasının sahibi ekranlara çıktı seçim sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi; HDP yükseldikçe, MHP’ye oy vermedik, HDP bu kadar yükseldi diyecek bir kitle bir sonraki seçimde MHP’ye yüklenecek dedi.  Ben bunu şahsi olarak da duydum, hatta kadınlardan duydum, HDP’in  oy oranının bu kadar yükseleceğini bilseydik, biz etrafımızdaki insanları da MHP’ye oy vermeleri konusunda ikna ederdik diye bana söylediler. Bu bir sosyolojik tespittir. Ben asla MHP’nin yükselişi HDP tarafından olmalıdır demiyorum. Ama ortada bir gerçek var ve bunun arkasında belki şuan CHP tarafından eleştirilen fakat MHP’nin geçek tabanı tarafından çok takdir edilen bir Devlet Bahçeli duruşu var.  Dolayısıyla bu önümüzdeki süreç katlanarak, daha da büyüyerek ilerleyecek ve MHP’nin yükselişe geçecek, emin olun ki CHP’liler bu yüzden rahatsız. Çünkü üzülerek söylüyorum ki önlerinde kaset skandalıyla ortaya çıkmış bir isim şu anda CHP’yi yönlendiriyor. Bence CHP’liler de bu durumdan hoşnut değiller, tepki gösteren CHP’liler kendi partilerine yapamadıklarını MHP üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Bu aslında CHP’yi koruma güdüsü. Aslında siyasi bir kesin şu anda çığırtkanlık yaparak bazı gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyor ama gerçekler sular durulduğunda çok net bir şekilde ortaya çıkacak. Meclis başkanlığı seçimlerinden sonra ortaya çıkan tepkiler aslında şunu gösteriyor, yüzde 16 oy verenleri yüzde 84 de akıl verenleri gösteriyor. Aslında bu eleştirilerden ortaya çıkaracağımız başka bir durum daha var, bu yüzde 84’ün içinde MHP’ye oy vermek isteyen bir kesim var. Biz onlara sırtımızı dönmüyoruz ama yanlış gördüğümüz bir şeye de destek vermiyoruz, vermeyiz.

Yoruma Kapalı

Sizin İçin Seçilen

Vali Yakup Canbolat’ın “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” Mesajı

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü”, toplumsal farkındalığın artırılarak, toplumun önemli bir…