<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi &#8211; Bursa Söylem Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://www.bursasoylem.com/soylem/uzm-dr-cigdem-tanriverdi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bursasoylem.com</link>
	<description>Bursa&#039;nın hür sesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Apr 2025 10:47:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>
	<item>
		<title>Depremin Çocuklarda Psikolojik Etkileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2025/04/30/depremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 10:47:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=297292</guid>

					<description><![CDATA[Depremler, yalnızca binaları değil, çocukların ruh dünyalarını da derinden sarsıyor. Ani gelişen bu doğal afetler, çocuklarda korku, kaygı, güvensizlik ve travma gibi kalıcı psikolojik etkiler bırakabiliyor. Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, depremin çocuklar üzerinde psikolojik etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, özellikle afet sonrası dönemde çocukların duygusal ihtiyaçlarının doğru şekilde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F04%2F30%2Fdepremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir%2F&amp;linkname=Depremin%20%C3%87ocuklarda%20Psikolojik%20Etkileri%20Nelerdir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F04%2F30%2Fdepremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir%2F&amp;linkname=Depremin%20%C3%87ocuklarda%20Psikolojik%20Etkileri%20Nelerdir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F04%2F30%2Fdepremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir%2F&amp;linkname=Depremin%20%C3%87ocuklarda%20Psikolojik%20Etkileri%20Nelerdir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F04%2F30%2Fdepremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir%2F&amp;linkname=Depremin%20%C3%87ocuklarda%20Psikolojik%20Etkileri%20Nelerdir%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F04%2F30%2Fdepremin-cocuklarda-psikolojik-etkileri-nelerdir%2F&amp;linkname=Depremin%20%C3%87ocuklarda%20Psikolojik%20Etkileri%20Nelerdir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><strong>Depremler, yalnızca binaları değil, çocukların ruh dünyalarını da derinden sarsıyor. Ani gelişen bu doğal afetler, çocuklarda korku, kaygı, güvensizlik ve travma gibi kalıcı psikolojik etkiler bırakabiliyor. </strong></p>
<p><strong>Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden </strong><strong>Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, depremin çocuklar üzerinde psikolojik etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. </strong></p>
<p>Uzmanlar, özellikle afet sonrası dönemde çocukların duygusal ihtiyaçlarının doğru şekilde karşılanmasının, ilerleyen yaşantılarında ruh sağlıkları açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>
<p>“Deprem gibi doğal afetler, yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da atlatmakta güçlük çekilen durumlardır ve depremden sonra çocuklarda kaygı belirtileri görülebilmektedir. Bazen yaşanılan bir depremde çok yoğun korku duymaları daha sonra yaşanan depremlerde aşırı stres belirtileri vermelerine neden olmaktadır. Bu belirtilerin uzaması halinde anksiyete bozukluğundan bahsedebiliriz” diyen Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, depremin çocuklar üzerinde psikolojik etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-297293" src="https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806.jpg" alt="" width="1380" height="918" srcset="https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806.jpg 1380w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806-300x200.jpg 300w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806-1024x681.jpg 1024w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806-768x511.jpg 768w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/04/2-2025-04-30T133031.806-850x565.jpg 850w" sizes="(max-width: 1380px) 100vw, 1380px" /></p>
<p><strong>“Depremin jeolojik bir doğa olayı olduğunu anlatmak gerekiyor”</strong></p>
<p>Tanrıverdi, “Yaşanılan doğal afetler çocukları duygusal olarak etkilediği için çocukların deprem sonrasında duygularını ifade etmelerine yardımcı olmak, onları anlamak ve destek olmak önemlidir. Ayrıca depremden sonra çocuklara depremle ilgili somut ve doğru bilgiler vermek önemli hale gelmektedir.  Çocukların duygularının önemsenmesi, bu konu ile ilgili sorularına da uygun yanıtlar verilmesi gerekmektedir. Çünkü bilmediği, belirsiz olan durumlarda da çocukların kaygıları artabilmektedir. Çocuğa bilgi verirken yaş grubuna uygun şekilde anlatmak gerekmektedir. Örneğin okul öncesi dönemdeki bir çocuğa oyunda depremin oluş şekli somutlaştırarak anlatılabilir. Depremin jeolojik bir doğa olayı olduğunu anlatmak gerekiyor. Ayrıca bunları anlatırken deprem anında ve sonrasında neler yapılabileceği ile ilgili çocuk bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirmeler yapılırken ‘’deprem olmayacak’’ şeklinde doğru olmayan bilgiler vermemek gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“Kontrol edebileceği şeylerin olduğunu göstermek kaygıyı azaltmak için önemlidir”</strong></p>
<p>“Çocuklara deprem öncesinde, esnasında ve sonrasında ne yapabilecekleri bilgisinin verilmesi gerekmektedir” diyen Tanrıverdi, “Örneğin depremin kontrol edemeyeceğimiz bir doğa olayı olduğunu anlatırken deprem çantası hazırlayabileceğimiz, deprem anında nasıl davranmamız gerektiği ve sonrasında nerede toplanılacağı, dışarda kalınması gerekiyorsa nasıl birlikte kalınacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek onun belirsiz bir süreçte kontrol edebileceği şeylerin olduğunu göstermek kaygıyı azaltmak için önemlidir” ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>“Ebeveyn belirtilerini kontrol edemiyorsa çocuk daha çok etkilenebilmektedir”</strong></p>
<p>Tanrıverdi, “Ayrıca çocuklar bu süreçte ebeveynlerinin verdikleri tepkilere dikkat etmektedir. Deprem anında ebeveynlerin de çok kontrolünü yitirebilirler. Ancak akut durumdan sonra kaygılarını daha iyi kontrol edip çocuk için daha yapıcı olmaları gerekmektedir. Ebeveyn çok kaygılı ve kaygı belirtilerini kontrol edemiyorsa çocuk da bu olaydan daha çok etkilenebilmektedir. Ebeveyn kaygı yönetimine elinden geldiğince dikkat etmeli ancak bu duygularını bastırmak ve yadsımak anlamına gelmemelidir. Çocuğunun kaygılarını anlatabileceği, bu kaygı ve korkuları yargılamadan dinleyip anlayacak, onların kaygılarını kontrol etme konusunda yardımcı olacak ebeveyne ihtiyacı var. Ancak tüm bunlara rağmen çocuğun kaygı ve korkularının olması, uykuya dalmakta ve sürdürmekte güçlük, kabuslar görmesi, huzursuzluk, gerginlik sinirlilik halinin olması, davranım sorunları yaşaması, yoğun ağlamalar, oyunlarda sürekli deprem temalı oyunlar oynaması ve bu belirtilerin çocuğun günlük işlevselliğini bozması halinde ve bu sürecin uzaması durumunda bir uzmandan destek almasını öneriyoruz” açıklamalarında bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2025/03/11/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 13:54:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=293464</guid>

					<description><![CDATA[“Dikkat, konsantrasyon, hareketlilik ve dürtü kontrolü alanlarındaki sorunlarla karakterize olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarındandır” diyen Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. &#8220;Dikkat eksikliği, günümüzde birçok bireyi etkileyen yaygın bir durum olarak, özellikle çocuklar ve gençler arasında okul başarısını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F03%2F11%2Fdikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir%2F&amp;linkname=Dikkat%20Eksikli%C4%9Fi%20Hiperaktivite%20Bozuklu%C4%9Fu%20Nedir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F03%2F11%2Fdikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir%2F&amp;linkname=Dikkat%20Eksikli%C4%9Fi%20Hiperaktivite%20Bozuklu%C4%9Fu%20Nedir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F03%2F11%2Fdikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir%2F&amp;linkname=Dikkat%20Eksikli%C4%9Fi%20Hiperaktivite%20Bozuklu%C4%9Fu%20Nedir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F03%2F11%2Fdikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir%2F&amp;linkname=Dikkat%20Eksikli%C4%9Fi%20Hiperaktivite%20Bozuklu%C4%9Fu%20Nedir%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.bursasoylem.com%2F2025%2F03%2F11%2Fdikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu-nedir%2F&amp;linkname=Dikkat%20Eksikli%C4%9Fi%20Hiperaktivite%20Bozuklu%C4%9Fu%20Nedir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><strong>“Dikkat, konsantrasyon, hareketlilik ve dürtü kontrolü alanlarındaki sorunlarla karakterize olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarındandır” diyen Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. </strong></p>
<p>&#8220;Dikkat eksikliği, günümüzde birçok bireyi etkileyen yaygın bir durum olarak, özellikle çocuklar ve gençler arasında okul başarısını ve günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyebiliyor&#8221; diyen Nev Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünden Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Tanrıverdi, “DEHB’da klinik belirtiler dikkat, konsantrasyon, hareketlilik ve dürtü kontrolü alanlarındaki sorunlarla karakterizedir. Dikkat eksikliği, kişinin yaşına, sosyal ve kültürel özelliklerine oranla odaklanmakta güçlük çekmesi, unutkan olması, dağınık olması, işlerini organize etmekte zorluk yaşaması, bir işe konsantre olduktan sonra basit bir uyaranla (ses, tıkırtı vs.) çok kolay dikkatinin dağılması, dikkat sabır gerektiren işlerden kaçınılması ve sık sık dikkat hataları yapmasıdır. Hiperaktivite, kişinin yaşına göre çok daha hareketli, aceleci veya aşırı konuşkan olmasıdır. Çocuklarda sürekli bir yerlere tırmanma, motor takılmış gibi koşuşturma hiperaktiviteyi akla getirir. Kişinin sırasını beklemede zorlanma, isteklerini erteleyememe, daha soru bitmeden yanıt verme, acelecilik, başkalarının sözlerini kesme gibi davranışlar ve bu davranışlar sonucu çocuğun işlevselliğinin olumsuz yönde etkilenmesi durumu ise dürtüsellik sorunlarını düşündürmelidir” şeklinde ifadelerde bulundu.</p>
<p><strong>“Kimlerde görülür?”</strong></p>
<p>Dr. Tanrıverdi, “Okul çağı çocuklarının %3-7’sinde görülmektedir. Tüm dünyadaki görülme sıklığı %5.29, erkeklerde kızlara oranla 3-7 kat daha sık görülmektedir. Bu farklılığın, kızlarda davranışsal semptomlara erkeklerden daha az rastlanmasından ve tedavi başvuru sıklığının erkeklerde daha fazla olmasından kaynaklanabileceği düşünülmüştür. Erkeklerde 3 alt görünüm de daha sık görülürken, kızlarda dikkat eksikliği baskın görünüm daha sık görülmektedir” dedi.</p>
<p><strong>“Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun genetik bir yanı var mıdır?”</strong></p>
<p>“DEHB’nin etiyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Birçok genetik ve çevresel biyolojik faktörün erken gelişim sırasındaki etkileşimiyle oluşan kompleks bir etiyoloji olduğu bilinmektedir” diyen Uzm. Dr. Çiğdem Tanrıverdi, “Etyolojide en temel rolü genetik etkenlerin oynadığı, DEHB oluşumunda genetik etkenlerin %79 oranında görüldüğü, genetik geçişin en yüksek olduğu psikiyatrik bozukluktur. Aile çalışmalarında DEHB’li çocukların hem ebeveynlerinde hem de kardeşlerinde DEHB riskinin 2-8 kat arttığı gösterilmiştir. Hiçbir aday genin tek başına DEHB oluşumundan sorumlu olamayacağı ancak genetik yatkınlık düzeyinin artışıyla çevresel ve biyolojik etkenlerin de etkisi ile hastalığın oluşumuna eden olduğu öne sürülmektedir. DEHB anne babanın yanlış tutumları sonucu oluşan bir bozukluk değil çok yüksek genetik geçişe sahip, beynin dopaminerjik ve noradrenerjik dizgesinde bozukluklara yol açan ve beyinde başta frontostriato-serebellar bölgeler olmak üzere yaygın yapısal ve fonksiyonel değişikliklerle seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-293465" src="https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99.jpg" alt="" width="1480" height="929" srcset="https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99.jpg 1480w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99-300x188.jpg 300w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99-1024x643.jpg 1024w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99-768x482.jpg 768w, https://www.bursasoylem.com/wp-content/uploads/2025/03/2-99-850x534.jpg 850w" sizes="auto, (max-width: 1480px) 100vw, 1480px" /></p>
<p><strong>“Okul öncesi dönemde de DEHB belirtileri oluyor mu?”</strong></p>
<p>Dr. Tanrıverdi, “Okul öncesi dönemde DEHB çocuklarda sıklıkla aşırı hareketlilik, dürtüsellik ve dikkat sorunları ile ilişkili olan agresif davranışlar, öfke nöbetleri, karşı gelme davranışları, zayıf akran ilişkileri nedeniyle başvurmakta. Bu çocuklar kreş ve anasınıfı ortamında diğer çocukların oyunlarını bozacak şekilde sürekli hareket halindedir. Uyku saatinde uyumaya direnç gösterebilir, uyumsuz davranışlar sergileyebilirler. Hikâye, dinleme gibi grup aktivitelerinde sessizce oturamazlar. Sürekli gürültülü oyunlar oynarlar. Oyuncak ve eşyalara zarar verebilen tehlikeli oyunları tercih ederler. Dürtüsellik nedeniyle kaza geçirme, düşme ve yaralanmalar olabilir” dedi.</p>
<p>Tanrıverdi, “Kognitif-davranışçı psikoterapide istenilen davranışın pekiştirilerek sıklığının arttırılması ve istenmeyen davranışların söndürülmesi amaçlanır. Bu yaklaşımla tedavi sonucunda daha çok dürtü kontrolü, daha uzun düşünerek harekete geçme ve motor hareketliliğin uygun bir biçimde gerçekleşmesi sağlanır. Bireysel psikoterapi karamsarlık, kaygı, düşük benlik saygısı, depresyon gibi durumların ortaya çıkmasını engelleme ve tedavi etmede faydalı olabilir. Ailelerin DEHB’nin özellikleri ve gidişatı hakkında bilgilendirilmesi ve ebeveynlerin uygun disiplin yöntemlerini uygulanmasının sağlanması önemlidir. Ebeveynler aşırı hoşgörülü ya da aşırı cezalandırıcı tarzdaki yaklaşımlardan kaçınmalıdır” şeklinde ailelere uyarıda bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
