<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elçin Demirci &#8211; Bursa Söylem Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://www.bursasoylem.com/author/elcindemirci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bursasoylem.com</link>
	<description>Bursa&#039;nın hür sesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Dec 2018 10:24:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ne zaman büyüdük?</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2018/12/25/ne-zaman-buyuduk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elçin Demirci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 10:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[KENT HABERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=54186</guid>

					<description><![CDATA[En son ne zaman hayal kurdunuz? , En son ne zaman masal dinlediniz? , Kim anlatmıştı? , Masalın konusu neydi? Tüm bu sorulara cevap verebiliyorsanız, bence kendi ile bağını koparmamış çok şanslı bir yetişkinsiniz. Büyürken yavaş yavaş terk ediyoruz oyun oynamayı, bağıra çağıra şarkı söylemeyi, durup dururken dans etmeyi, masal dinlemeyi, masal anlatmayı&#8230; Tüm bunları &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En son ne zaman hayal kurdunuz? , En son ne<br />
zaman masal dinlediniz? , Kim anlatmıştı? ,<br />
Masalın konusu neydi?<br />
Tüm bu sorulara cevap verebiliyorsanız, bence kendi<br />
ile bağını koparmamış çok şanslı bir yetişkinsiniz.<br />
Büyürken yavaş yavaş terk ediyoruz oyun oynamayı,<br />
bağıra çağıra şarkı söylemeyi, durup dururken dans<br />
etmeyi, masal dinlemeyi, masal anlatmayı&#8230;<br />
Tüm bunları terk ettikçe kendimizi daha &#8220;büyümüş&#8221;<br />
sayıyoruz. Oysa gitgide kendimize yabancılaşıyor,<br />
içimizdeki o en masum halimizle aramıza<br />
kilometrelerce mesafe koyuyoruz.<br />
Hadi biraz daha ileri gidelim, kendi yabancılaşmamız<br />
yetmezmiş gibi nerede içindeki çocukla bağını<br />
koparmamış birini görsek biraz tuhaf buluyor, biraz<br />
ayıplıyor, pek de ciddiye alamıyoruz.<br />
İçimizdeki çocukların bizi büyüten, demleyen,<br />
dinleyen, hayatı anlamamızı sağlayan iç sesimiz<br />
olduğunu çok çabuk unutuyoruz.<br />
Yıl sonu geldi çattı. Kara kaplı defterlerini açtık<br />
kalbimizin, başladık yeni yılda yapılacaklar<br />
listemizi hazırlamaya.<br />
Dilerim yeni yılda; kendinize daha çok oyun, müzik,<br />
dans&#8230; daha çok hayal ve masal armağan edersiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlaşma Böyle</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2018/11/09/anlasma-boyle/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elçin Demirci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2018 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=52022</guid>

					<description><![CDATA[Kusura bakma kendim; amacım seni hırpalamak, canını yakmak değil. Amacım seni büyütmek, olgunlaştırmak… Yolculuğumuz uzun, yolculuğumuz zorlu… Bazen düşeceğiz, bazen canımız acıyacak ama emin ol düştüğümüz her yerden kalkabiliriz, kalkacağız da hem de yere daha sağlam basarak. Yolumuza yoldaş olanlar da olacak, önümüzde engel olanlar da. Hepsine teşekkür edeceğiz. Hep taşlara takılmayacak ayaklarımız, kafanı biraz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kusura bakma kendim; amacım seni hırpalamak,<br />
canını yakmak değil.</p>
<p>Amacım seni büyütmek, olgunlaştırmak…<br />
Yolculuğumuz uzun, yolculuğumuz zorlu… Bazen<br />
düşeceğiz, bazen canımız acıyacak ama emin ol<br />
düştüğümüz her yerden kalkabiliriz, kalkacağız da<br />
hem de yere daha sağlam basarak.</p>
<p>Yolumuza yoldaş olanlar da olacak, önümüzde engel<br />
olanlar da. Hepsine teşekkür edeceğiz.<br />
Hep taşlara takılmayacak ayaklarımız, kafanı biraz<br />
kaldırıp etrafına bakabilirsen eğer manzaranın da<br />
tadını çıkartabilirsin tabii, unutma seçim senin.<br />
Yolun sonunu görmeye çalışma, yolda olmanın tadını<br />
çıkartmaya bak. Çünkü önemli olan varmaktan<br />
önce, yolda olmak .</p>
<p>Yol seni bazen çıkmazlara sokabilir, korkma her<br />
zaman geri adım atabilirsin. Geri adım atmak her<br />
zaman zayıflık demek değildir; unutma, sıçramak<br />
için önce bir iki adım geri gelmek gerekir.<br />
Bazen yol ayrımlarıyla karşılaşabilirsin, içindeki sesi<br />
dinle. Her zaman. O senin en bilge kılavuzundur.<br />
Yorulduğunda durup soluklanmaktan,<br />
yanındakilerden yardım almaktan çekinme. Yol senin<br />
yolun; bu yolu senin için bir başkası yürüyemez tamam<br />
ama iyice bakarsan her zaman bir acil yol yardım<br />
kitinin bir köşede beklediğini görebilirsin.<br />
Unutma, geçtiğin yerlere takılı kalır, gözün arkada<br />
yürümeye çalışırsan önündekileri göremezsin.<br />
Geçmişe takılı kalma ama aldığın dersleri de cebinde<br />
taşımayı unutma.</p>
<p>Her ne yaşadıksa sen istedin diye, sen daha iyi<br />
bir sen ol diye yaşadık, her ne yaşayacaksak da<br />
öyle. Başkalarının yolları ile kesişebilir, ayrılabilir,<br />
dönüp dönüp aynı noktaya gelebilir yolun. Bil ki,<br />
herkesin yolu tek ve biricik, herkesin yolu yalnız kendi<br />
ihtiyacına göre. Unutma anlaşma böyle…<br />
Düştüm diye üzülme, kalktım diye sevinme. Nefes<br />
al, fark et, devam et…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni nesil anne babalar</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2018/10/23/yeni-nesil-anne-babalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elçin Demirci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2018 07:22:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=51697</guid>

					<description><![CDATA[Benim de dahil olduğum, 30&#8217;lu yaşlarında ebeveyn olma serüvenine başlamış olanlar için bir özeleştiridir bu yazı. Her nesil, kendi çocukluğunda özlemini çektiği ne varsa en çok onu vererek büyütür çocuğunu. Malum bizim neslin en büyük eksiği de &#8220;özgüven&#8221;. Bir &#8220;birey&#8221; olduğunu, fikirleri olduğunu, duyguları olduğunu fark ettiğinde; bozarak, kurcalayarak öğrenebileceğini anladığında neredeyse yetişkin olmuştu bizim &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Benim de dahil olduğum, 30&#8217;lu yaşlarında ebeveyn olma serüvenine başlamış olanlar için bir özeleştiridir bu yazı.</p>
<p>Her nesil, kendi çocukluğunda özlemini çektiği ne varsa en çok onu vererek büyütür çocuğunu. Malum bizim neslin en büyük eksiği de &#8220;özgüven&#8221;.</p>
<p>Bir &#8220;birey&#8221; olduğunu, fikirleri olduğunu, duyguları olduğunu fark ettiğinde; bozarak, kurcalayarak öğrenebileceğini anladığında neredeyse yetişkin olmuştu bizim neslimiz.</p>
<p>Ondandır &#8220;şimdiki çocuklar&#8221;ın bilmişlikleri, her şey hakkında fikirlerinin oluşu ve böylesine korkusuzca dile getirişleri.</p>
<p>Bir yandan da sokaklarda oynayabilen, daha 3 yaşında kalem tutmak, 5 yaşında İngilizce ve Türkçe 10&#8217;a kadar saymak zorunda olmayan çocuklardık biz. Özgürce düşebilirdik, üflerdik geçerdi. Sokaklarda oynayabilirdik hem de tek başımıza! Öyle meyve saatimiz, ara öğünümüz filan yoktu karnımız acıktı mı salçalı ekmek yerdik.</p>
<p>Şimdi  bu özgürlüğünü kaybetti çocuklarımız. Her şey o kadar mükemmel olmak zorunda ki adam akıllı düşmeye, yaraların kabuklarını soymaya bile izin yok. Tahammülümüz yok çünkü, düşemez çocuklarımız&#8230;</p>
<p>Cam bir fanusta yetiştirir gibi yetiştiriyoruz onları. Üzerlerine toz konmadan, ne üşümelerine, ne termelerine fırsat vermeden&#8230;</p>
<p>Sanki biraz fazla oluyoruz? Her şeyi bilerek ama hiçbir şey öğrenmeden büyüyor çocuklarımız.</p>
<p>Anne &#8211; babalar, çocukların üzerinde birer bulut gibiler.</p>
<p>Ama yalnızca gölge olmak yetmiyor; izin verelim güneşi görsünler, yağmurda ıslansınlar, rüzgar iliklerine işlesin&#8230; Ve bizim hayatımızın bir parçası olarak kalmaktansa kendi hayatlarına hazırlansınlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşure&#8217;ye Ağıt</title>
		<link>https://www.bursasoylem.com/2018/10/20/asureye-agit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elçin Demirci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Oct 2018 07:59:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bursasoylem.com/?p=51645</guid>

					<description><![CDATA[Kültürümüzün olmazsa olmazı, aşure&#8230; Yüzyıllardır yapılır, dağıtılır, afiyetle yenir&#8230; Herkesin dili döndüğünce anlattığı aşurenin hikayesi temelde iki önemli öğretiyi yaşatmak için: Birincisi, &#8220;paylaş&#8221; paylaş ki çoğalsın&#8230; íkincisi de &#8220;bereket&#8221; ufak tefek, az çok bir sürü malzemeyi kat birbirine ve azın çoğalmasına tanıklık et. Bir de farklı bir açıdan bakalım aşureye; belki başka söylemek istedikleri de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültürümüzün olmazsa olmazı, aşure&#8230; Yüzyıllardır<br />
yapılır, dağıtılır, afiyetle yenir&#8230; Herkesin dili<br />
döndüğünce anlattığı aşurenin hikayesi temelde iki<br />
önemli öğretiyi yaşatmak için:<br />
Birincisi,</p>
<p>&#8220;paylaş&#8221; paylaş ki çoğalsın&#8230; íkincisi de<br />
&#8220;bereket&#8221; ufak tefek, az çok bir sürü malzemeyi kat<br />
birbirine ve azın çoğalmasına tanıklık et.<br />
Bir de farklı bir açıdan bakalım aşureye; belki başka<br />
söylemek istedikleri de vardır. Judith&#8217;in dediği<br />
gibi &#8220;Alakasız malzemeleri bile bir araya getirip<br />
yeteri kadar kaynatırsan BIRleşirler, hiç kimseden<br />
vazgeçme, kaynaş!&#8221; Diyordur belki bize.<br />
Gerçekten de aşure birleştirir evet; tıpkı hayatta ayrı<br />
ayrı rengi, tadı, dokusu, özelliği olan bizler gibi.<br />
Birbirimizi ayrıştırmadan, kucaklayarak, dönüşsek,<br />
kaynaşsak&#8230; Birbirimize tadımız bulaşsa ve<br />
sonunda BIR olsak&#8230;<br />
BIR olunca ne kadar &#8220;BEREKETLENDIGIMIZIN&#8221;<br />
farkına varsak&#8230;<br />
Bir de içimize açılan kapıyı görsek mesela.<br />
Her insan bir kainatsa eğer; aşure aynı zamanda<br />
insandır. Sevgi, hoşgörü, iyi niyet, fesat, kin, kibir,<br />
öfke binbir malzemeden oluşan bir aşuredir insan.<br />
Ìş ki hepsini birleştirip harmanlamak, òfkenin acısını<br />
sevginin tadıyla dengelemek&#8230;<br />
Bütün malzemeleri bir kaba koymak yetmiyor<br />
BIR olmaya, değiştirip dönüştürmek gerekiyor;<br />
kısık ateşte!<br />
Ìnsan yanmadan BIR olmuyor&#8230;</p>
<p>Ìnsan yanmadan BIR olmuyor&#8230;<br />
Ama bir kez BIR oldu mu da tadından yenmiyor.<br />
Bir kez BIR olan kendinde ne varsa, kase kase eşe<br />
dosta, gelene dağıtıyor; paylaştıkça bereketleniyor&#8230;<br />
Aşureniz BIR olsun &#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
